Erdinç Gündüz

Erdinç Gündüz

Yazarın Tüm Yazıları >

Maraş v.s.

A+A-

               

Maraş konusunda, (her zaman ve her konuda olduğu gibi) her kafadan bir ses çıkmaya başlamışken, ister istemez ben de buldum kendimi konunun tam göbeğinde. Bir sürü soru takıldı aklıma. “Araştırmam gerek” dedim. Dedim ama araştırmaya başlamazdan hemen önce kafamdaki soruların her an çoğalmakta olduğunu farkettim.  Araştırsam ne olacaktı ki ? Havanda su dövmek gibi olacaktı sonuçta. 

Kafama takılan bazı soruları sizinle de paylaşmak istedim. Belki, (aslında eminim) sizin kafanızdaki sorulara yenilerini eklemiş olurum diye düşündüm.

  • Osmanlı’nın yönetiminde 3-4 asır geçiren çok sayıda ülke var. Acaba oralarda da bizim  Maraş benzeri ‘Vakıf Malları’ var mıydı ? Onlara ne oldu ?
  • Mesela, Selanik de ‘Vakıf Malı’ mıydı ?  Mesela, Sofya’da da ‘Vakıf Malı’ var mıydı ? Mesela, Yemen’de, Mısır’da ‘Vakıf Malları’ var mıydı ? Onlara ne oldu ?
  • Kıbrıs adası üzerine ‘Vakıf Malı’ olan tek yer Maraş mıydı ? Mesela Baf’ta, Leymosun’da, Larnaka’da ‘Vakıf Malları’ var mıydı ?

Kahpe (!!!) İngiliz, bir endek döndekle sadece Maraş’a mı yeni sahipler bulmuştu ?

  • Maraş’tan sonra, Ada’nın diğer yerlerindeki ‘Vakıf Malları’ için de harekete geçecek miydik ?

 

 

Ve Füze

Tam da biz Maraş kavgası yapmaktayken ‘Füze’ olayı geliverdi.  Gündem bir anda iki büyük parça oldu.  Bir yanda  ‘Maraş’  bir yanda ‘Füze’... Hep duyardık da, bir gün bize de fırlatılabileceğini hiç aklımıza getirmemiştik.  “S-200 – S-300 – S-400” nedir’i anlamaya çalışırken, biri ile, S-200 ile tanışıverdik. Allahtan,  kazasız-belasız bir ‘tanışma’ oldu.  İnsansız bir yerlere düştü.

Olayın  hemen ardından anladık ki, - biz  hala (!) farkına varamıyoruz ama- ülkemiz ‘Uzman (!!!)’ dolu. Herkes yorumlar başlayıverdi... “Kaza değil...” diyenler de oldu, “Bayrağa atıldı...” diyenler de... “Rum’un parmağı var..” diyenler de oldu, “Türkiye’nin garantörlüğünün önemi anlaşıldı...” diyenler de... “Zehirli gaz saçıyor...” diyenler de oldu, “Yok öyle birşey...” diyenler de... “Çok önemli..” diyenler de oldu, “Abartmayın..” diyenler de...

Haaa... Bu arada,  olaydan anında haberi olanlar da oldu,  ertesi sabah “Neeee ??? Nerede ??? Kim ??? Nasıl ??? Hade yahuuu !!!!...” diyenler de...

Birkaç çok önemli ‘sonuç’ da vardı bu arada. Mesela,

  1. TSK’nın, Kuzey Kıbrıs’da,  ne bu tür saldırıları önceden tesbit edecek bir sistemi ne de,  bu tür saldırıları ‘havada’ karşılayacak  gücü yoktu...
  2. Büyük ve tam donanımlı İngiliz üsleri vardı ama adaya yönelik bir füze saldırısı onların umurunda bile değildi.

***

Olayın ardından günler geçti çabucak.   ‘Füze Gecemiz’i unutmaya başladık bile.  Hemencecik döndük eski havamıza.

  • “Bana ne,  Ortadoğu’da her an çıkabilecek bir savaştan...”;
  • “Bana ne, çevremizdeki denizlerde her an çıkabilecek bir savaştan...”
  • “Bana ne, orada burada gezinen füzelerden...”
  • “ Bana ne Maraş’tan, Vakıflar’dan, Karpaz’dan, Girne’den...”

‘Bana ne’ havası yine esmeye başladı anlayacağınız...

 

 

                                                           Sokak Ağzı

“Demek ki Başbakanımız ‘Mesai’  yapar gibi çalışıyor. 08.00-13.00 ve 14.00-17.00...Bu saatler dışında aramayın sakın.”

***

“Sayın Başbakanımız geceleri saat kaçta yatıyor ? Kaç saat uyuyor ? Öğleden sonra uykuları da var mı ? Ben çok merak ettim. Siz etmediniz mi ?

***

“Maraş’ın tapusu bizdeyseydi, 1974 öncesini bıraktım, 1974’den beri neden kapalı tuttuk ki ?”

***

“Taşkent’e füze düştü kıyameti kopardık. Beşparmak Dağları’nda  yıllardır patlatılan bombaların farkında bile değiliz. Dağ delindi bu insanlar. Yakında Değirmenlik’ten denizi göreceğiz. Ama hiç kimsenin sesi çıkmıyor o konuda.”

***

“Hükümet, Haspolat-Hamitköy yolunu elden geçirmeye karar verdi, biz gene şikayetçi. Neymiş ? Yol tek yönlü çalışıyormuş. Hem yollardan şikayet hem tamir edilmesinden şikayet. Bu nasıl iştir anlamadım.”

***

                                               Anlayana

Bütün savaşları, dövüşemeyecek kadar korkak olan, bu yüzden de kendileri adına dövüşmek için, dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır. (Emma Goldman)

Bu yazı toplam 1581 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar