1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Maraş katliamını Kıbrıs'tan getirilen 26 ajan provoke etti'
Maraş katliamını Kıbrıstan getirilen 26 ajan provoke etti

'Maraş katliamını Kıbrıs'tan getirilen 26 ajan provoke etti'

Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbecileri yargılanıyor. Darbecilerden halen hayatta olan darbe lideri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’ya dava açıldı. Darbecilerin sağlık nedeniyle katılmadıkları dava devam ediyor. Aslında bu dava tarihinde birçok

A+A-

 

 

Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbecileri yargılanıyor. Darbecilerden halen hayatta olan darbe lideri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’ya dava açıldı.

Darbecilerin sağlık nedeniyle katılmadıkları dava devam ediyor. Aslında bu dava tarihinde birçok askeri darbe olan Türkiye için çok önemlidir.

Dünya’nın her yerinde darbelerin yaşandığı ülkelerin gerçek demokrasiye geçmesi yalnızca darbecilerin yargılanması ve hesap vermesi ile mümkün oldu.

Hemen hemen bütün benzer ülkeler bu hesaplaşmayı yaşadı. Yunanistan ve Arjantin bu hesaplaşmayı çok önceden yaptılar, darbecilerin çoğu hapiste öldü. Şili’de darbeci general Pinochet yakın zamanda mahkeme önüne çıkarıldı, yargı süreci devam ederken öldü.

Türkiye de 12 Eylül’den  30 yıl sonra bu hesaplaşmayı yapmaya başladı. Kendilerini 12 Eylül Anayasa’sının korumasına aldıran cuntacılar yine 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen “Anayasa Değşikliği Paketi” halk oylamasında alınan %58’lik oy oranıyla değiştirilmişti.

Darbecilerin yargılama yolu bu değişiklikten sonra açılmış oldu. Böylece darbecilerin yargılanması için yapılan yüzlerce başvuru dikkate alınrak nihayet önceki gün yargı süreci resmen başladı. Başlamasıyla birlikte de siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, darbeden mağduriyet yaşamış bireyler, dönemin Milletvekilleri, biryığın kişi ve kurum mahkemeye müdahil olmak istediği bildirdi.

Böylece dava sadece Evren ve Şahinkaya’nın yargılanması değil, aynı zamanda 12 Eylül’ün bütünü yargılanmaya başladı.

Özellikle 12 Eylül’ün hazırlık sürecinde en önemli dönüm noktaları olarak nitelenen Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarının aydınlanması ve suçluların cezalandırılması yeniden gündeme geldi.

Dün dava ile ilgili gelişmeleri izlerken NTV’den dinlediğim sözler beni sarstı. Davaya müdahil olmak isteyen Maraş katliamının bir numaralı sanığı Ökkeş Şendiller “Maraş katliamını Kıbrıs’tan getirilen 26 ajan proveke etti” dedi.

Eski BBP Genel Başkan yardımcısı olan Ökkeş Şendiller katliamlarla ilgili olarak “darbeye giden yolda Kahramanmaraş, Sivas ve Çorum olaylarının kilometre taşı olduğunu, bu olayların ‘nerede bu ordu, nerede bu asker’ şeklinde toplumda bir beklenti oluşturmak için gerçekleştirildiğini” dedi.

Dönemin CHP bölge Miletvekilleri de bu katliamlarda askerlerin dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in talebine karşın müdahalede bilerek geciktiğini iddia ettiler. 19 Aralık’ta başlayan Maraş katliamına büyük bir kuvvetin ancak 25 Aralık’ta getirildiğini aktardılar.

Darbe öncesi CHP Çorum Milletvekili olan Şükrü Bütün Çorum’da güvenlik önlemlerinin kasten alınmadığını iddia ederek “Çorum, Kahramanmaraş ve Sivas’ta meydana gelen kanlı olaylar 12 Eylül’e giden yollara döşenmiş kanlı birer taşlardı” dedi.

Darbeden 1 gün sonra 13 Eylül 1980’de gözaltına alınan ve hala kayıp olan oğlu Cemil Kırbayır’ın hesabını sormak için müdahil olmak istemi ile mahkemeye giden 104 yaşındaki Berfo ana söyledikleri ise tarihseldi. Berfo ana Evren’e “senin ocağın söne. Benim ocağımı söndürdün” dedi. Berfo ana ayrıca “kendisinin 104 yaşında ve hasta olarak İstanbul’dan gelerek mahkemeye katıldığını, Evren’in de mahkemeye gelebileceğini ve gelmesi gerektiğini” söyledi.

Duruşmaya katılanlardan avukat Müşir Deliduman da 12 Eylül’ün halka karşı yapıldığını, sadece 2 sanığın değil darbeye hizmet eden diğer kişilerin de yargılanmasını istedi. 

Bu dava tam da düşündüğüm gibi gelişiyor. Darbeciler yargılanıyor. Bugün belki davada sadece 2 sanık var. Ama süreç daha birçok ismin darbecilerin yanında suçlu sandalyesinde yer alabileceğini daha şimdiden gösteriyor.

Bu davada Kıbrıslı mağdurlar da vardır. 12 Eylül’den önce öldürülen 6 arkadaşımız bunların en başında gelir. 12 Eylül öncesi ve sonrasında gözaltına alınarak işkence gören arkadaşlarımız, çeşitli nedenlerle okullarını yarım bırakmak zorunda kalan arkadaşlarımız, 12 Eylül cuntası tarafından kapatılan derneklerimiz ve üst örgütümüz KÖGEF elbette mağdur olmuşlardır.

12 Eylül sonrasında benim de aralarında olduğum KÖGEF davası sanıkları uzun bir gözaltı, işkence, tutuklanma ve yargılama süreci yaşadık. Aylarca hapiste kaldık. 3.5 yıl sonra biten mahkeme beraatimizle sonuçlandı. Ama bu sürede çektiğimiz acılar yanımıza kaldı.

Bu bir yana Maraş katliamı gibi darbenin kilometre taşı olarak nitelenen ve yüzlerce masum insanın öldürüldüğü olayları proveke etmek için Kıbrıs’tan getirilen 26 ajan provokatör konusu da elbette irdelenmeye, izaha muhtaçtır.

Kıbrıs, Türkiye’deki  “Özel Harp Dairesi”nin özel alanıdır. TMT’nin kurulduğu 1950’li yıllardan bu yana Kıbrıs hep Özel Harp Dairesi’nin özel ilgi alanında olmuştur.

İşin bu yanı da elbette sorgulanmalı, aydınlatılmalıdır. Eğer doğruysa, Maraş katliamını Kıbrıs’tan götürülen Özel Harp mensupları proveke etmişse, 12 Eylül darbesini de Özel Harp Dairesi organize etmiş demektir.   

  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1286 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler