1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Mağusa ve Lefkoşa Belediyeleri
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

Mağusa ve Lefkoşa Belediyeleri

A+A-

 

Mağusa Belediyesi dün ISO 9001 belgesi aldı.
Yani kaliteli, verimli çalışma ve vatandaş memnuniyetinin artmasından dolayı verilen bir belge oldu Mağusa Belediyesi için…
Oktay Kayalp, ISO yetkilisinden bu belgeyi alırken basın mensupları olarak oradaydık.
Bazı belediyelerdeki sorunları ve parasızlığı göz önüne aldığımızda Mağusa Belediyesi’nin büyük bir başarıya daha imza atmış olduğu görülüyor.
Elbette ki bu belge her şeyin bittiğini göstermiyor, aksine bu belgenin devamlılığı için bundan böyle daha da bir çalışmak, daha verimli olmak, vatandaşa daha çok hizmet vermek gerekiyor.
Zaten Belediye de bunun farkında…
***
Mağusa Belediyesi’nde durum bu iken basın mensuplarının soruları vardı tabii ki;
ISO belgesi alınmışsa verimliliğin, hizmetin nasıl kesintisiz verilebileceği sorgulanıyordu.
Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, bir yöntem olarak çalışanların ‘esnek’ çalıştırılabilmesinin önemini anlattı.
Yani bir bölümdeki çalışanın başka bir bölümde izinlinin yerine çalışabilmesinin planlanabilmesinden bahsetti. Çalışanın esnek olabilmesinin, hizmetlerin kesintiye uğratılmamasının vatandaş memnuniyetini artıracağını anlattı Kayalp.
Bunları anlatırken benim aklıma özellikle devlet daireleri ve başka belediyelerde örgütlü sendikaların politikalarında, sendikacılık anlayışlarında bazı değişiklik ve yenilenme yapmaları gerektiği geldi.
***
Çünkü bir devlet dairesi veya belediyede böyle bir ‘esnek’ çalışma yönteminin çalışanların baskıları sonucunda sendika yönetimleri tarafından da sorun olarak algılandığını biliyoruz.
Bir çalışanı aynı bina içinde bir masadan bir masaya veya bir odadan bir odaya almak bile çoğu zaman sorun ve eylem gerekçesi olarak algılanıyor.
***
Lefkoşa Belediyesi’nin içinde bulunduğu durum da Oktay Kayalp’a sorulan sorular arasındaydı. Kayalp, 1994’te Belediye’ye geldiğinde şimdiki Lefkoşa Belediyesi gibi bir belediye teslim aldığını ve o durumdan ancak 2000 yılında, yani 6 yıl sonra çıkabildiğini anlatarak “bu durumdan çıkmak bir süre ister” dedi.
Ben de aynı görüşteyim.
Batak, çek yasağına girmiş ve ancak önceki gün bu yasaktan kurtulmuş bir belediyeden kısa sürede düzlüğe çıkmasını beklemek haksızlık olur düşüncesindeyim.
Kadri Fellahoğlu’nun yapmaya çalıştığı geçmişten gelen borçları temizlemek ve çalışanların yine geçmişten kalan maaşlarını ödemeye çalışmak. Kendi döneminde bildiğim kadarıyla ödenmemiş maaşı yok. Sadece 13. maaş var ki onun da yine geçmiş dönemde avans olarak çekilip kullanıldığı gerçeği var. Sosyal yatırımlar da yatmamış ama o kadar fazla bir miktar ki şimdi bunların yatmasını beklemek çok da akıl kârı olmayacak. Buna farklı, radikal bir çözüm bulmak gerekecek.
Bir de Belediye’de örgütlü sendikanın eski yönetim ile şimdiki yönetimin farkını algılaması ve Belediye’nin düzlüğe çıkması için köstek değil, destek olması gerektiğini söylemek isterim.
***
Bu gibi durumlarda çözümler, borçlanarak maaş ödemekle değil, daha da çalışmak, daha da verim almak ve esnek olmakla çözülebilir. Belki kısa vade değil ama orta vadede rahatlatıcı çözümler bulunabilir. Sendikaların baskılarıyla borçlanarak başka sorunlar yaratacak yöntemlerle sorunlar çözülemez.

Bu yazı toplam 1437 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar