1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Mağusa parça parça satılıyor
Mağusa parça parça satılıyor

Mağusa parça parça satılıyor

“Mağusa İnisiyatifi”, Gazimağusa’da bulunan bütün kamu işletmelerinin (DAÜ, DAK, DAİ, Mağusa Limanı, Serbest Liman gibi) el altından, yasadışı usullerle yabancı sermayeye devredilmeye çalışıldığını; bunlar yapılırken, ekonomik akıl, ser

A+A-

Mağusa parça parça satılıyor

 

·        “BU OYUNU BOZACAĞIZ, BUNUN YOLU ÇÖZÜM İÇİN ADIM ATMAK”

 

 “Mağusa İnisiyatifi”, Gazimağusa’da bulunan bütün kamu işletmelerinin (DAÜ, DAK, DAİ, Mağusa Limanı, Serbest Liman gibi) el altından, yasadışı usullerle yabancı sermayeye devredilmeye çalışıldığını; bunlar yapılırken, ekonomik akıl, serbest rekabet kuralları ve şeffaflığın devre dışı bırakıldığını savundu.

 

“Mağusa İnisiyatifi” tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bu oyunu bozacağız. Oyunu bozmanın tek yoluysa çözüm için adım atmaktır. Bu adım Mağusa’dan başlamalı, ama şimdi dayatıldığı gibi ‘parça- parça satış’ şeklinde değil, ‘adım-adım çözüm’ şeklinde olmalıdır. 7 Temmuz görüşmesi arifesinde, Kıbrıs sorununun çözümü için masada bulunduğunu savunan tüm tarafları, gerçekleştirilebilir çözüm için somut adım atmaya çağırıyoruz” denildi.

 

Mağusa İnisiyatifi’nin Kapalı Maraş’ın BM kontrolünde yasal sahiplerine iade edilmesi ve bununla birlikte Mağusa Limanı’nın AB gözetiminde uluslararası deniz trafiğine açılarak, Mağusa Suriçi’nin turizme kazandırılmasına yönelik olarak bugüne kadar yaptıklarının anlatıldığı açıklamada, şunlar savunuldu:

 

“Kıbrıslı Türkleri, hızlı bir tasfiye süreci ile tarih sahnesinden silip yerine başka unsurları ikame etmek istiyorlar. Kültürümüzle, geleneklerimizle, değerlerimizle, kurumlarımızla direnirken, bizleri yok saymaya çalışıyorlar. Nüfus yapımız insanlık suçu işlenerek değiştiriliyor. Üretim alanlarımız, ekonomiyle ilgili kurumlarımız, işletmelerimiz kar/zarar veya denk bütçe gerekçeleri ile ya kapatılıyor, ya da karşılıksız/bedelsiz hibe ediliyor.

 

Yıllarca sürdürülen politikalar neticesinde yaşadığımız coğrafya tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik ve siyasal çıkarlarına hizmet eden bir koz olarak kullanılagelmiştir. Ayrılıkçı bir politika sonucunda kurulan ve dünyadan izole olan ‘devletimiz’in, dünyadaki ekonomik ve siyasal sistemin dışında kalarak verimli işletmelere sahip olması elbette beklenemezdi.

 

Yıllarca bu verimsiz yapıyı değiştirmemek için siyasal irademize müdahale edilmiş ve her türlü ekonomik siyasal kararın alınmasında biz Kıbrıslı Türkler özne olmaktan çıkarılmışken, şimdilerde ise tüm bu kararların tek sorumlusu imiş gibi gösterilmeye çalışılmamızı ise kabul etmiyor ve içimize sindiremiyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1329 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler