1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Maaşlar ve UBP-CTP farkı
Maaşlar ve UBP-CTP farkı

Maaşlar ve UBP-CTP farkı

2009’da büyük vaatlerle işbaşına gelen UBP hükümetinin 2 yılda ülkede yarattığı tahribat giderek büyüyor. 2009’dan önceki dönemle şimdi yaşadığımız hükümet dönemini karşılaştırarak veriler ortaya koyarak tartışma zamanının geldiğine inanıyorum

A+A-

 

 

CTP ile UBP hükümetleri karşılaştırması (2)

 

Maaşlar ve UBP-CTP farkı

 

2009’da büyük vaatlerle işbaşına gelen UBP hükümetinin 2 yılda ülkede yarattığı tahribat giderek büyüyor. 2009’dan önceki dönemle şimdi yaşadığımız hükümet dönemini karşılaştırarak veriler ortaya koyarak tartışma zamanının geldiğine inanıyorum...

Bu bağlamda geçtiğimiz hafta “zamlar” özelinde iki iktidar dönemindeki durumu ortaya koyarak tartışma zamanı yaratmaya çalıştım.

Bugün de “maaşlar” özelinde durum ne idi, şimdi ne oldu irdelemeye çalışacağım…

Evet UBP hükümeti çalışan ve emekçi düşmanı bir siyaset izliyor.

Bu görüşü savunmak için son iki yılda yaptıklarına bakmak yeterli…

Başlayalım…

Öncelikle özel sektörde çalışan ve binlerce “örgütsüz” insanı ilgilendiren asgari ücret konusunu ele alalım…

Asgari ücretli çalışanlar tarihinin hiçbir döneminde bu kadar hor görülmedi, bu kadar dışlanmadı.

Özel sektörde çalışan binlerce emekçiyi yakından ilgilendiren ve geçtiğimiz yılda ‘hiç’ artmayan asgari ücret, geçtiğimiz haftalarda toplanan toplantıda da yine artırılmadı. En son 2010 yılı sonunda, 2011 için belirlenen asgari ücret, 1 Ekim 2009 tarihinde sadece “47 TL” artırılmış ve bu artış tarihin en düşük zammı olarak kaydedilmişti. 2011 yılında hiç toplanmayan ve bir yılı aşkın süredir 1,300 TL olan asgari ücret, geçtiğimiz hafta yapılan toplantıda ‘hiç’ artmayarak tarihinin en düşük artışını da almış oldu.

UBP hükümeti tarafından son 2 yılda % 4’lük bir artış alan asgari ücret CTP iktidarı döneminde ne kadar artış aldı dersiniz?..

CTP iktidarı döneminde % 100’ün üzerinde bir artış alan asgari ücret 500 TL’den 1190 TL’ye çıkarıldı.

2003’ten 2008’e sırasıyla % 28, % 24, % 15, % 19, %10, % 24 artış yapılan asgari ücrete toplamda % 120 artış yapılmış oldu.

Bu hayatın çok daha ucuz olduğu bir dönem olan CTP iktidarı dönemi için çok büyük bir artıştır ve çalışana ne kadar değer verildiğinin göstergesidir.

                 * * *

Gelelim devlet çalışanlarına…

Devlette çalışan kamu görevlileri ve emeklileri için UBP iktidarı dönemin tam bir kaos ortamı yaratmıştır.

Öncelikle hayat pahalılığı ödeneğini (eşel mobil) kaldıran UBP bununla da kalmayıp emeklilerin maaşlarından vergi kesilmesi konusunu gündeme getirecek kadar ileri gitti.

Emekçilerin alım gücünü, hem hayat pahalılığına karşı koruyan, hem de döviz kurlarının değişimi karşısında fakirleşmesine karşı ekonomik bir önlem olan eşel-mobil sistemi UBP hükümetince önce 2 aydan 6 aya çıkarılmış, 2011 yılı itibarı ile tamamen yürürlükten kaldırılmıştı…

Kapitalizmin krizinin bedelini emekçilere ödetmek isteyen UBP hükümeti eşel-mobili kaldırarak çalışanların alım gücünün korunmasını da ortadan kaldırmış oldu.

Bu kadar kamu maaşlarının döviz karşısında yavaş yavaş erimeye başlamasına da neden oldu.

Sendikalar tarafından yapılan bir araştırmada; Ocak 2011 – Temmuz 2011 tarihleri arasında çalışanların ücretlerinde Sterlin bazında % 17, Euro bazında % 19.5, Dolar bazında % 11.5 kayıp olduğunu ortaya çıkardı.

Çalışanların alım gücünün gerek enflasyon karşısında gerekse döviz kurları karşısında korunabilmesi ve emekçilerin fakirleşmesinin önüne geçilmesi için eşel-mobil sisteminin biran önce hayata geçirilmesini talep eden sendikaların bu yöndeki mücadeleleri devam ediyor…

 

                         * * *

 

Peki CTP döneminde durum ne idi?

2003’ten 2008’e kadar CTP’nin büyük ortak olarak hükümet ettiği yıllarda hayat pahalılığı ödeneğini alan kamu çalışanlarının maaşları gerek enflasyon karşısında gerekse döviz kurları karşısında erimedi, korundu. Bu artışa ek olarak ilk kez CTP döneminde gündeme gelen ve ilgili bakanlıklar ile sendika başkanlarını bir araya getiren “Protokol Görüşmeleri”nden de sık sık maaş artışları kararları çıktı.

Hatta CTP döneminde tarihe de not olarak düşen sendikaların % 30’a varan artış istemleri de hafızalarda yerini aldı.

Bilindiği gibi CTP Eşel Mobil’in 2 ay olarak düzenlene periyodunu farklılaştırmak ve bu periyodun düzenlenmesi için Bakanlar Kurulu’na yetki vermek isteyen düzenlemenin toplumda tartışılmasını gündeme getirmişti. Türkiye’deki AKP iktidarı tarafından önerilen bu düzenlemeyi toplumda tartıştırmak isteyen CTP’ye dönemin muhalefeti UBP sert tepki vermiş, sendikalarla meclis önünde eylemler yapmıştı.

Derviş Eroğlu bunun için de toplumda fırtınalar estirilmesinin öncüsü olmuştu.

CTP’nin tartışmak için getirdiği bu düzenleme fikrine bu gün, bunun tartışılmasını dahi yaptırmadan Kanun Gücünde kararname ile düzenleyen iktidarın başı olarak Derviş Eroğlu bakın 15 Aralık 2008’ de Meclisi Kürsüsünden ne diyordu:

“Güney Kıbrıs’ta Eşel Mobil 2 ayda bir değilmiş. Peki, ama orada enflasyon kaçtır bizde kaçtır? Enflasyonun ’yi bulması söz konusu olan bir dönemde Eşel Mobili kaldırırsanız piyasa tamamen ölmeyecek mi? Zaten daha ucuzdur diye Güney Kıbrıs’a akmaya başlayan aylık ödemelerimiz tamamen oraya yönelmeyecek mi?” (KKTC Tutanak Dergisi)

Muhalefette bunları söyleyen Derviş Eroğlu ve partisi eşel mobili de mezara gömen tayfanın başındadır.

Bu gelişmelerle 2009’dan itibaren arime sürecine giren kamu maaşları da sendikaların tepkisi çekmeye başladı.

Örneğin KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan yaptığı açıklamada Lise hizmet sınıfında bareminin topunda olan bir memurun Temmuz 2010’da maaşına karşılık 2 bin129 Sterlin alırken Temmuz 2011 itibarıyla 1786 Sterlin alabildiğini; bu durumda 343 Sterlin kaybı olduğunu açıkladı. Kaptan, üniversite hizmet sınıfındaki bir kişinin bu rakamlarının 2 bin 342 sterlin ve 1965 sterlin olduğunu; bu sınıftaki bir çalışanın da 377 sterlin kaybı bulunduğunu kaydetti.

Kaptan, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni barem tablosuna göre işe başlayan bir memurun ise Ocak ayındaki geliriyle 698 sterlin alabilirken bu ay 597 sterlin alabildiğini ve 101 sterlinlik kayba uğradığını ifade ederek, 1300 TL ile geçinen asgari ücretlilerin ise ocak ayında 541 sterlin alabilirken bugün 463 sterlin alabildiğini ve 78 sterlin maaş kaybı yaşadığını bildirdi.

Halkın büyük çoğunluğunun döviz borçlandığını ve eşel mobil de kalktığı için  aylardır artan enflasyon karşısında çalışanların alım gücünün düştüğünü kaydeden Kaptan, yerli üretimin sıfırlandığını, ithalata bağımlı bir ekonomi yaratıldığını da belirterek, Bakan Ersin Tatar’ın dediğinin aksine ülkenin pahalanacağı görüşünü ifade etti…

 

                           * * *

 

İşte böyle…

UBP’nin toplumda “maaşlar” özelinde yarattığı tahribat ortada…

Bir yanda emeklilerin maaşlarından vergi kesen, eşel mobili kaldıran, asgari ücrete % 4 artış reva gören UBP hükümeti…

Diğer yanda 2009’dan önceki asgari ücrete % 120 artış veren, HP ödeneğini ödeyen, hayatın ucuzladığı CTP hükümeti dönemi…

Her konuyu Türkiye’ye havale etmektense, iki iktidar dönemi arasındaki “farkları” veriler ortaya koyarak tartışmak boynumuzun borcudur diye düşünüyorum.

“Hepsi aynıdır” anlayışından kurtularak, kendi ülkemizi doğru yönetenlere teslim etmek ileriki dönemde en büyük görevimiz olacaktır…

 


 

Not düştüm

 

“Güney Kıbrıs’ta Eşel Mobil 2 ayda bir değilmiş. Peki, ama orada enflasyon kaçtır bizde kaçtır? Eşel Mobili kaldırırsanız piyasa tamamen ölmeyecek mi?”  

·        Derviş Eroğlu

15 Aralık 2008-UBP Başkanı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1458 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler