1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. LTB Krizi Bitti ama Bitmedi
LTB Krizi Bitti ama Bitmedi

LTB Krizi Bitti ama Bitmedi

Lefkoşa belediyesindeki haftalarca süren grev, hükümetin 2 aylık maaşları ödemesiyle bitti gibi algılandı. Ama öyle değil! Oyun şimdi başlıyor.... Bu belediye zor iflah olur! Çünkü yıkılmıştır. Kurtarılması oldukça zordur. Maaşların ödenmemesinin altın

A+A-

                                        

 

         

Lefkoşa belediyesindeki haftalarca süren grev, hükümetin 2 aylık maaşları ödemesiyle bitti gibi algılandı. Ama öyle değil! Oyun şimdi başlıyor....

 Bu belediye  zor iflah olur! Çünkü yıkılmıştır. Kurtarılması oldukça zordur. Maaşların ödenmemesinin altından “lağım kuyusu”ve “iflas” çıkmıştır.

KTHY örneğindeki gibi Belediye “iflas etti, şirketi dağıtıyoruz, kapatıyoruz” denemiyecek ama bu kurum hayatiyetini nasıl koruyacak, orası belirsizdir. Her kim “ düzelecek, kurtulacak, borçları ödenecek” derse inanmayın!

 

                                                                         ****

Olayın çözümlenmiş görünen yüzü, belediye binasının açılması, çöplerin toplanmaya başlaması ve tabii çalışanlara ödenmeyen geriye dönük 2 maaşın ödenmesidir.

Bu konuda bile işler tam yolunda değildir.

Çöpler tam anlamıyla toplanmış değil. Pislik ve çöplerin yarattığı çevre yıkımı daha uzun zaman sürecek.

Bu şehir nasıl temizlenir kimse tahmin edemiyor. Lekoşa’nın ilaçlı sularla yıkanması, mikroplardan arındırılması gerekiyor.

Çevreyi temiz tutmayı sadece belediyeden beklememek lazım. Lefkoşalılar da evlerinin, işyerlerinin önünü, kaldırımlarını temizleyip yıkamalıdır. Hatta daha fazlasını söyliyeyim; etrafa yayılan pet şişe, naylon torba ve diğer atıkları, bu şehirde oturanlar örgütlenerek temizlemelidir. Birkaç günden beri hüküm süren rüzgarlı hava, çopleri dağıtmıştır. Bu çöpler toplanıp büyük torbalara konur ve belediyenin geçtiği yerlere bırakılırsa daha erken temizleneceğiz!

                                                                     ********

Lefkoşa belediyesinin “derin” sorunları uzun zamandır dile getiriliyor, basında az buçuk yer alıyordu. Şimdi her şey çarçaf çarşaf ortaya serildi.

Bunca zaman sonra Sayıştay, LTB’nin 2006-2011 yıllarındaki harcama ve borçlanmaların dökümünü “devlet” raporu olarak ortaya serdi. Kötü  ve yasa dışı yönetimin iç yüzü “korkunç” sayılacak kadar vahimdir.

Bu rapor, KKTC Meclisi ve Savcılığın kucağına atıldı. Gösterin bakalım kendinizi...

Bunu becerebilecekler mi, doğrusu benim de herkesin de şüphesi vardır.

Tüm olanlara karşın Belediye başkanı görevde olduğunu söylüyor. Bu güvensizlik ve çatışma ortamında başkan ile meclis üyeleri ve personel nasıl çalışabilir?

 Bu soru da yanıtsız..

 

Yasalara uyulmayıp, belediyeyi bu durumlara gelmesinin ilk sorumlusu başkandır.  Ancak, bu usulsüzlüklere alet olan belediye meclis üyeleri olduğu söyleniyor. Başkan ve meclis üyelerinin ait olduğu siyasi partiler ne tutum sergileyecek belli değil.

Henüz muhalefet partilerinin de konunun özüne inip, suçluları hukuk önüne çıkarılması yönünde bir çalışması görünmüyor.  

Halbuki devlet ve halk yönetiminde, “yüzeysel konuşmalar” yapılmasından çok, “gereğinin yapılması” önemlidir.   

Belediye olsun başka bir sorun olsun, bize, “hukuksuzluk, yasa dışılık” üzerine cesaretle giden siyasetçiler lazım. Kendi parti üyesi bulaşmış olsa bile...

 

Bu olayın bize kanıtladığı başka doğrular da vardır.

Bir şehrin belediye başkanını ve meclis üyelerini seçerken dikkatli davranmak gerekiyor. Özellikle meclis üyeliğinin yerel yönetimde “milletvekilliği” olduğunu kabul etmek lazım. Bana öyle geliyor ki, bir kısım üyeler hem partizanlık hem de bilgisizlik yüzünden, başkanın icraatlarını istenilen düzeyde denetleyemedi. Benim en azından bu konuda diğerlerine göre “daha masum olsa da hata” sayacağım bir uygulamaya tanıklığım vardır.

2006 yılında belediye başkanı tüm dükkan ve iş yerlerinden “iş yeri bulundurma” adı altında 500TL talep edilmesini LTB meclisinden geçirmişti. Eczanelerden de bu paranın istenmesi üzerine konuyla ilgilendim ve yasa dışı olduğunu ortaya çıkarmıştım. Çünkü Belediyeler Yasası’nı açıp okudum, aynı yasa altında çalışan diğer belediyelerle konuştum. Ne yasada ne de diğer belediyelerde böyle uygulama vardı. Cemal bey uzun zaman, belediye meclisinden geçirdiği her kararın yasa hükmünde olduğunu sanırdı. Halbuki, belediyeler yasasına uymayan hiç bir karar alınamaz alınsa bile uygulanamaz.

Bu konuyu o zamanlar basında paylaşmıştım. Ama hala daha çoğu yerden 500TL istendiğini ve alındığını duyuyorum.

 

Ben, o, bu  duyuyor da Belediye Meclis üyeleri neden duymuyor?

Her kademede duyarsızlık hüküm sürüyor..

Seçimle olsun atamayla olsun; toplum yönetiminin herhangi bir biriminde görev alanlar büyük sorumluluk altındadır. Yasa dışına çıkan her uygulamaya “hayır” denmelidir. Bir gün gelir onlar da yasa önünde hesap vermeye zorlanır..

İç İşleri Bakanlığı müsteşarının, belediye çalışanlarının ödenmesi prosedüründe yasa dışına çıkılacak endişesi ile bakanın isteğini yerine getirmemesi, bunun üzerine bakan tarafından görevden alınması, ilgimi çekmiştir. Müsteşar bu davranışı, kanunlara uymadığı için yapmışsa tebrik ediyorum. Böyleyse, adam maaşların ödenmesine değil, usulsüz yöntemle yapılmasına itiraz etmiş ve yasa dışına çıkan bürokratik işlemi uygulamamış olur.

Yasaları, yetki ve sorumlulukları bilen bürokratlar ve belediye meclis üyeleri çoğalırsa  belki yavaş yavaş düzlüğe çıkarız..

 

 

 

 

    

 

 

 

 

Bu haber toplam 1807 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler