1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Liselerimiz Sırası
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Liselerimiz Sırası

A+A-

 

ÖYSM bu yıl çok hızlı davranarak 2014-YGS sonuçlarını sadece 6 günde açıkladı… Bu sınavda 180 ve üzerinde puan alan öğrencilerimiz 2014-LYS sınavlarına hazırlanmaya çoktan başlamışladır.

Geçtiğimiz günlerde liselerimizi yakından ilgilendiren başka sonuçlar da yayımlandı. ÖSYM, bir önceki yıla ait olan “Ortaöğretim Kurumları 2013-ÖSYS” sonuçlarını resmi web sitesinden yayımladı… Bu sonuçlar, liselerimizin 2013 yılındaki LYS sonuçları ile ne kadar öğrenciyi Türkiye üniversitelerine yerleştirdiğini göstermenin yanında, liselerimizin 2013-ÖSYS (Öğrenci Seçme Yerleştirme Sistemi) içerindeki tüm liseler arasında kaçıncı sırada olduğunu da içeriyor…

Aslında öncelikle şunu söylemeliyim: Okullar, organik yapılardır ve öğrencilere sınavlarda sorulan sorulara verdikleri yanıtlardan çok daha başka özellikler de da kazandırmaktadır... Çabalar, tutumlar, davranışlar, değerler, duygular ve kültürel mirasın aktarılması bu özelliklerin bazılarıdır… Bu nedenle de YGS, LYS veya diğer merkezi sınavlar, herhangi bir okulun gerçek başarısını veya sırasını gösteremez. Dahası bu sınavların geçerlilik ve güvenirlik ölçütleri, öğrencilerimizin bu sınavlara karşı motivasyonsuzluğu, zaten liseyi bitiren tüm öğrencilerimizin ülkemiz üniversitelerindeki hemen her programa rahatça yerleşebilmeleri gibi çok sayıda etken YGS, LYS veya benzeri sınavların sonuçlarını etkilemektedir…

Ancak öte yandan eğitim sistemimizin, ortaöğretim kısmını neredeyse tamamen endekslediğimiz YGS ve LYS sonuçları, ister istemez liselerin bir tür karşılaştırılmasını da ortaya çıkartıyor. Hatta bu sınavlara daha iyi hazırlansınlar diye son sınıf öğrencilerimize 15 gün (bazı okullarda çok daha uzun süreler) gibi bir süre “okula gelmeme” izni bile veriyorsak bu sonuçları da dikkate almamız gerekmektedir. Belirtmeliyim ki bu veriler, liselerin karşılaştırılmasından çok eğitim sistemimizin gidişatı hakkında bilgi vermesi açısından daha büyük önem taşımaktadır… Bu nedenle bu verilere bu açıdan bakılmalıdır…


Türkiye Üniversitelerine Ne Kadar Öğrenci Yerleştirdik?
ÖSYM verilerine göre KKTC liselerinde okuyan (meslek liseleri hariç) 1006 öğrenci 2013-LYS’ye girdi ve bunların sadece 412’si bir yüksek öğretim programına yerleşebildi… Daha anlaşılır bir ifadeyle sınava giren öğrencilerimizin sadece %40.91’i bir lisans programına yerleşebildi… Kısacası liselerimizin 2013-LYS’ye göre genel başarısı %41 civarlarında… Yani %50’yi bile bulamamışız…


Puan Türlerine Göre Liselerimizin Sırası
Matematik-Fen puan türüne göre yapılan sıralamada ilk beşteki liselerimiz: Lefkoşa TMK, Gazimağusa TMK, Güzelyurt TMK, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve Erenköy Lisesi. Bu listede fen öğretimi yapan 20 Temmuz Fen Lisesi ne yazık ki ilk beş arasında yok. Hatta birçok genel lisenin altında yer aldığı açıkça görülüyor… Bu bulgu, fen ağırlıklı öğretim yapsın diye oluşturduğumuz 20 Temmuz Fen Lisesi’nin bu anlamda bir farklılık yaratamadığı sonucunu doğruyor…

Türkçe-Matematik puan türüne göre yapılan sıralamada ilk beşteki liselerimiz: Girne 19 Mayıs TMK, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, Güzelyurt TMK, Lefkoşa TMK, Gazimağusa TMK. Bu listede, sadece sınavla öğrenci alan okulların ilk beşte yer alması önemli bir bulgu olarak dikkat çekiyor…

Türkçe-Sosyal puan türüne göre yapılan sıralamada ise ilk beşteki liselerimiz; Lefkoşa TMK, Güzelyurt TMK, Lapta Yavuzlar Lisesi, Girne 19 Mayıs TMK ve Gazimağusa TMK… Bu listede ilk beşte yer almasa da 20 Temmuz Fen Lisesi, listenin altıncı sırasında bulunuyor. Bu veriler iki önemli bulguyu gözler önüne seriyor. Birincisi sınavla öğrenci alan bir okul olmayan Lapta Yavuzlar Lisesi, sınavla öğrenci alan birçok okulumuzdan daha başarılı olabilmiş... Diğer ise fen ağırlıklı bir program yürüten 20 Temmuz Fen Lisesi’nin en başarılı olduğu alanın yürüttüğü programla hiç ilgisi olmayan “Türkçe-Sosyal” alanı olduğudur…


Sonuçlar
20 Temmuz Fen Lisesi, fen değil de Türkçe-Sosyal alanında daha başarılı… Birçok genel lise bazı alanlarda öğrenci alan okullarımızdan daha başarılı… Aslında IGCSE veya A-Level gibi İngilizce ağırlıklı programları yürütmesi gereken kolejler neredeyse tüm güçlerini ÖSYS için kullanıyorlar… ÖSYS yoluyla üniversite gitmek isteyen öğrenci kolejde, sosyal bilimler okumak isteyen öğrenci fen lisesinde… 

Ortaya çıkan bu çarpık sonuçlar, genel ortaöğretim yapılanmamızın sağlıklı olmadığını açıkça göstermektedir…

Bu arada dikkatinizi çekmiştir: ÖSYS kapsamındaki tüm liseler arasında ilk 10, ilk 50, ilk 100 hatta ilk 200 arasında ülkemizden hiçbir lise yok… “Olmalı mı?” Ya da “olması gerekli mi?” soruları elbette tartışmaya açık sorulardır. Ancak esas tartışmamız gereken, eğitim sistemimizin “Genel Ortaöğretim” yapılanmasının nasıl olması gerektiğidir… Bu sonuçlar, genel ortaöğretimde öğrenci yönlendirmesinin bulunmadığının açık bir göstergesidir…

Bu sonuçlarla beraber “V. Milli Eğitim Şurası”nın kararları da dikkate alındığında genel ortaöğretim için, yönlendirme odaklı bir yapının kurulması gerektiği açıkça görülüyor. Dahası artık “farklı okul türü yerine farklı program türü” yapılanmasını genel ortaöğretimde etkin kılarak tüm öğrencilerimize ihtiyaç duydukları programları götürmeliyiz… Ve elbette hiç kuşku yok ki; kolejlerimiz geçek misyonlarına yani IGCSE veya A-Level gibi İngilizce ağırlıklı programların okutulduğu okullar olmalı… Çünkü hala hazırda birçok genel lisemiz kolejlerden daha başarılı bir şekilde ÖSYS yoluyla öğrencilerimizi üniversitelere yerleştirebiliyor. Hazır bulunuşluk düzeyi daha yüksek olan iyi öğrencilerin, sınavlar yoluyla kolejlere gitmeyip genel liselerde eğitim aldığını varsaysak genel liselerin bu anlamdaki başarılarının çok daha yukarıda olacağı aşikardır…

ÖSYM’nin verileri ortadadır… Rakamlar liselerimizin durumunu da, yapılması gerekeni de açıkça gösteriyor… Genel ortaöğretimin; öğrencinin yönlendirmesini içeren, farklı okul türüne göre değil farklı program türüne dayalı bir anlayışla yapılandırılması gerekliliği kaçınılmazdır… Aksi durumda ortaya çıkan bu çarpık sonuçlar hep sürüp gidecek…

Bu yazı toplam 3040 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar