1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. LİDERLİK
LİDERLİK

LİDERLİK

Sonuç almak, bir liderin en başta gelen görevi olsa gerek. Elbette ki sonuç alınan nokta, lidere destek veren halkı ileriye taşıyan ve halkın en genelde varlığını tehdit etmeyen doneler içeriyorsa makbuldür, aksi halde lidere destek veren halk vardığı n

A+A-

 

 

 

Sonuç almak, bir liderin en başta gelen görevi olsa gerek.

Elbette ki sonuç alınan nokta, lidere destek veren halkı ileriye taşıyan ve halkın en genelde varlığını tehdit etmeyen doneler içeriyorsa makbuldür, aksi halde lidere destek veren halk vardığı noktada sıkıntılar yaşayabilir ve kendini saran sıkıntıların nedenlerini başka yerlerde arayıp kendilerini derinden etkileyen negatif değişimin etkilerini görmezden dahi gelebilir.


İşte bu yüzden halkının yanında olan bir lider, belli bir misyon ve vizyonla liderlik ettiği toplumu daha ileri noktalara taşımak sorumluluğunu taşımaktadır ve bu yüzden de sonuç almak üzerine oturtulmuş etkin bir liderlik göstermek zorundadır.

Sonuç almanın ötesinde, birçok araştırmacı ve toplum bilimci çeşitli liderlik türlerini ortaya koymakta ve hiçbir lider diğer liderle aynılaşmasa bile en azından liderlik davranış ve tutumlarından dolayı aşağıdaki gibi liderlik türlerini ve en temel özelliklerini ortaya koymaktadırlar:  

Dayatıcı Liderler: Anında itaat talep ederler.
Güven Verici Liderler: İnsanları bir vizyon doğrultusunda seferber ederler.
Yakınlık Sağlayıcı Liderler: Duygusal bağlar ve uyum yaratırlar.
Demokratik Liderler: Katılım yoluyla mutabakat sağlarlar.
Sürükleyici Liderler: Mükemmellik ve öz-güdüm beklerler.
Yönlendirici Liderler: İnsanları gelecek için geliştirirler.

Yapılan birçok araştırma sonuçlarına göre, liderlerin bulundukları ortamlarda genel iklim üzerinde yarattıkları etkilerle dayatıcı ve sürükleyici liderlerin olumsuz, yakınlık sağlayıcı, demokratik ve yönlendirici liderlerin olumlu ve güven verici liderlerin ise en güçlü şekilde olumlu bir etki yarattıklarını söyleyebiliriz. Aslında bir diğer görüşe göre de durumsal liderliğin  oldukça önemli olduğu, uygun zaman ve koşullarda bir liderin yukarıdaki liderlik türlerinin kombinasyonunu taşıyabilmesinin oldukça etkililik yarattığıdır.

Liderlerde rastlanan bir diğer özellik de narsistik özelliklerin taşınması durumudur ki muhtemelen her narsist kişi lider değildir ama her liderde narsist özellikler bulunabilir diyebiliriz. Önemli olan bu narsistik özelliklerin tehlikeli diye nitelenen eşiği aşmamasıdır. Tarihte bu eşiği aşan liderlere örnekler mevcuttur. Hitler ve son dönemlerde Kaddafi bunlara örnek gösterilebilir. Narsist liderler genellikle kendi düşüncelerinin doğuşu ve gelişim şekli olarak alışılagelmişe ve geleneklere aykırı bir tarz ve sistem geliştirirler ve ilk önce kendileri geliştirdikleri bu tarza ve ortaya koydukları vizyona ve üstlendikleri misyona  inanırlar ki narsist liderlerin yanlış veya doğru olarak birileri tarafından değerlendirilmeleri kendilerini çok da ilgilendirmemeye başlar. İşte bu durum liderlerde narsist kişilik tohumlarının atılması sürecidir.

Yapılan araştırmalarda etkili liderlerin en temel ortak özelliklerinin başında duygusal zeka olgusunun geldiği de görülmektedir. Duygusal zekanın bileşenleri ise öz-bilinç, öz-yönetim, sosyal bilinç ve sosyal yönetimdir.

Olağanüstü durumlarda durumsal koşullardan da yola çıkarak halka liderlik edebilen liderlerin tarihte büyük başarılara imza attıkları görülse de bunun tarihsel süreç içerisinde kalıcılaşması ve bu liderlerin tarihe damga vurması elde ettikleri sonuçların etkililiği ve sürekliliği ile de ölçülmektedir. Carl Schmitt “Siyasal Teoloji” isimli kitabında, “Egemen olan, olağanüstü hale karar verebilendir” diyor ki, bu durumda olağanüstü duruma karar veren egemen liderler liderlik ettikleri halkın gözünde büyürler ve takip edilirler.

Ve galiba bir halka liderlik eden liderlerin karar verme noktalarındaki tavırları ve neyi riske edip edemedikleri oldukça büyük bir önem taşımaktadır. ABD başkanlarından Abraham Lincoln’ün bu konudaki sözleri oldukça manidardır ve içinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte çok büyük bir öğretiye sahiptir diye düşünüyorum. Lincoln “Çoğu kez bir uzuv, bir hayatı kurtarmak için feda edilmek zorundadır, Ancak bir hayatı bir uzvu kurtarmak için feda etmek asla bilgece sayılmaz.” Bu sözler elbette yalnızca bir insan hayatı ve insan uzuvları için söylenmiş sözler olmanın çok ötesinde sözlerdir ki bir toplumun geleceği için nelerden feragat edilebileceğinin önemini anlatmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’nin misak-I milli sınırları çizilirken işte tam dab u anlayışla hareket etmiş ve Anadolu insanının yeni dünyadaki yerini belirlemiştir. Greentree zirvesine giderken sanırım her iki toplum liderinin örnek alması gereken en önemli sözlerin başında gelmektedir Lincoln’ün iki yüz yılı aşkın bir sure once sarf ettiği bu sözler ve gerek çapraz oylama, gerekse mülk sorunları benzeri sorunlar yüzünden Kıbrıs’ta bir federal yapının ve barışın tesis edilmesi heba edilmelidir diye düşünüyorum.

Tarihsel süreç içerisinde incelediğimizde dünyadan birçok lider gelip geçtiğini fakat bunların çok azının tarihe adlarını yazdırabildiğini görürüz ki bu liderlerin halka kendi vizyonları doğrultusunda ve halkın yararına doğruları söyleyip onlara bunu kabul ettiren ve sonuç alan liderler olduklarını görürüz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1250 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler