1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. “Leş Abbana”
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

“Leş Abbana”

A+A-

Kıbrıs Ağzı’na kazandırılan birçok kelimemiz vardır. Sadece kelimeler değil; deyişler de bu ağızın zenginliğidir. Küçükken ayun sonrası üstümüz başımız kirlendiğinde annelerimiz tarafından söylenen sözlerden biri de; “Leş Abbana oldun oğlum!” şeklindeydi. Leş’in ne olduğunu biliyoruz kuşkusuz. Bir insan ya da hayvanın ölüm sonrasında bozulmaya başlayan ve kokan kalıntısı diye kısaca açıklayabiliriz. Ama “Abbana” nedir, bilmiyorum.

18-haziran-les-abbana-curuk-elma.jpg

Memleketin düzeni denilen düzensizliği için söylenebilecek birçok sözcük var kuşkusuz. Ben “Leş Abbana”yı seçtim. Böylesine kokuşmuş, çürümüş ve etrafı kokusundan geçirtmeyen bir düzen-sistem. Hergün lime lime dökülmüşlüğün bir örneğini görüyoruz. Neyi tutsanız elinizde kalır misali, öylesine bir güven erozyunu yaşanıyor ki, artık gemi bile kalmadığından, gemisini kurtaran kaptan da olunamıyor. Ama işin en tehlikeli tarafı ise, tüm bu çürümüşlük ve güvensizik olaylarını “kanıksar” duruma gelmemiz.

Evet ben de zaman zaman bu memleketin bu düzeninden hiçbir hayır gelmez demişimdir. Ve kimsenin de bunu değiştirmeye gücü yetmeyeceğini de eklerim sözüme. Benim gibi söyleyen insanların da çoğunlukta olduğunu biliyorum. Bu bir karamsarlık, umutsuzluk. Belki de “büyük” güçlerin tam da istediği bir modele giriyoruz: Umudumuzu Yurdumuzdan Kesmek...

Gelenek haline gelmiş olan salt eleştiriyle bir yere varılamayacağı, varılmak istense de herkesin kendince bir “çözüm planı” olması gerektiği bir gerçektir. Ama dedim ya, neresinden tutsanız elinizde kalır. O zaman “devrim” niteliğinde bir dönüşüme ve değişime gerek var. Ve çoklarının canının da yanacağı bir değişim. Hani kanlı kansız filan gibi saçmalıklardan bahsetmiyorum. Tam demokratik ve hukuksal olanını kastediyorum.

Evet, yine birçoğumuz bu sistemin düzelebilmesi için tek seçeneğin Kıbrıs sorununun çözümünden geçtiğini belirtir. Doğrudur, böylesi bir çözüm, sistem ve hukuk açısından büyük getirileri olan, dünya hukuku içerisinde yer almak, ambargoların kalkması, yeniden “üreten” ve ürettiğini dışa pazarlayabilecek bir dönüşüme olanak tanıyacaktır çözüm. Ama o yolda yürürken evin içerisinde de öylesine bir değişim yaşamamız ve yaşatmamız gerekir ki tüm taşlar sallansın, yıkılsın ve tertemiz bir sistem, yönetim, hukuk ve siyaset güvenirliği yeniden tesis edilsin.

Peki ne yapmalı?

Yeni bir seçime gidişte partilerin söyleyeceği ve hükümete geldiği zaman da yapacağı sadece birkaç şey vardır:

1-Nerden Buldun yasasını çıkarmak.

2-Meclisin dokunulmazlığını kaldırarak o günden geriye dönülerek bakanından milletvekiline kadar tek tek bağımsız savcılar tarafından incelenip sonuçlandırılması, yanlış yaptığı saptananların hukuka teslim edilip yargılanması. Bu toplum, elinde dolarları sallayan milletvekilini de mecliste görmüştür. Peki ne oldu?

3-Meclisi temizledikten sonra müsteşarlara, daire müdürlerine, amirlerine kadar sistem temizliği ve soruşturması sürdürülecek. Bir yandan memur olup devletten para alırken diğer yandan şirket kurup piayasada iş yapanların önü kesilecek.

4-Memurlardan göze batanlar da “nerden buldun” yasası içerisinde soruşturulacak, hukuk dışılık varsa yargılanacak, memurluktan atılacak.

5-Vergi denetimi öncelikle, iş insanlarından başlanarak özellikle “komik” yıl sonu mali raporları sunanlar ilmik ilmik araştırılacak ve hukuka aykırılık tesbit edilenlere ağır cezalar getirilecek.

6-Devletin mali gelirleri bir havuzda değil, her kurum kendi havuzunda biriktirip yatırımını yapacak. Genel havuza belli bir yüzdelik aktarılacak. Böylece hangi kurumun işe yaramaz ya da yarar olduğu ortaya çıkarak önlemi alınacak.

7-Verilen vatandaşlıklar o günden geriye dönük detaylı araştırılacak. Yasaya göre aykırı, gereksiz olanların elinden vatandaşlıklar alınacak. Suç işleyenlerin de elinden bu vatandaşlıklar verildiği gibi geri alınacak.

8-Öğrenci diye gelip burada suç işleyenler sınır dışı edilip ülkeye bir daha girişleri engellenecek.

9-Polis’i İçişlerine bağlayacak ve kangren olmuş bu sorunu da kökünden kazıyıp, herşey göze alarak yeni bir başlangıç yapılacak.

9-İzinsiz, ya da rüşvetli izinli imar yapılanmaları yıkılacak, sorumluları adalet önünde cevap verecek.

10-İtalyadaki gibi “Temiz Eller” cinsinden bağımsız-korkusuz-yürekli savcılardan bir ekip oluşturularak bil fiil araştırma ve baskınlarda yer almaları sağlanacak...

İşte bu kadar... dün akşam gördüğüm rüya böyleydi...    

Bu yazı toplam 1000 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar