1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. LEFKOŞA’NIN GÖBEĞİNDEKİ DENİZ...
LEFKOŞA’NIN GÖBEĞİNDEKİ DENİZ...

LEFKOŞA’NIN GÖBEĞİNDEKİ DENİZ...

Lefkoşa’da deniz mi var demeyin? Evet, hem de tam orta yerinde.İnsanın inanası gelmiyor ama Lefkoşa’da tropikal bir deniz var desem inanır mısınız?!..

A+A-

 

Zafer Kodan

 

Lefkoşa’da deniz mi var demeyin? Evet, hem de tam orta yerinde.İnsanın inanası gelmiyor ama Lefkoşa’da tropikal bir deniz var desem inanır mısınız?!..Evet, içinde bir çok tropikal balık türünün, hem de bizim Akdeniz’in balıkları ile birarada yüzdüğü bir deniz... Süngerleri, yosunları, kumu, kayaları ile birlikte bir deniz var. Bir Rüyadan söz ediyorum sanmayın sakın... Yakınımdakiler bilirler; zaman zaman rüyamda denizi görürüm.Bir aşk halidir, benim için deniz, olmazsa olmaz bir şeydir.Bu yüzden kendimi şanslı olarak sayarım hep... İşte,denizle böylesine aşk yaşayan bir başka birisine konuk oldum, geçtiğimiz gün...Hem de denizi alıp evine taşıyan,onunla yaşayan birisiyle... Bende, çabalarıyla hayranlık uyandıran Hayati Benli, evini neredeyse deniz müzesine çevirmiş... Hem de Lefkoşa’nın göbeğinde ilk deniz akvaryumunu kurarak...

 YARDIMIN KARŞILIĞI BALIK

         Hayati Benli’nin akvaryum merağı, 1974’deki öğrencilik yıllarına dayanıyor... Balıklarla ilgili ilgi ve  merağına Ankara Öğrenci Yurdunda 20 cm’lik bir akvaryumla başlıyor... Kıbrıs’tan Ankara’ya sağlık veya başka nedenlerle gelen tanıdıklarına yardımcı olan Benli’ye yardımları karşılığında “sana ne alalım” diye sorduklarında, o hep balık istiyor akvaryumu için... “O zamanlar polis sık sık bizim yurdu basıyor, arama yapıyor, bir gün baskın var yine polisler geldi, benim odaya girdi, akvaryumu görünce, gerisin geriye dönüp gittiler.” diye anlatıyor. O günden sonra akvaryum sayısını ikiye çıkarıyor Hayati Benli ve mezun olmasının ardından akvaryum ve balıklarıyla Kıbrıs’a dönüyor. Zıpkınla balık avlama merağı, onu tüple dalışa taşıyor... Önceleri, tüple dalışa başlarken daha çok balık avlamayı düşünüyor, sonra,  “denizin altını keşfediyorum, bir başka dünya buluyorum” diyor.  Denizden ayrı yaşayamam, yaz kış bu benim için vazgeçilmezdir” şeklinde duygularını dile getiren Hayati Benli’nin, deniz ile ilk tanışması ve iyi bir yüzücü olması da hayli ilgi çekici. 1974 öncesi Gönyeli’de yaşıyor... O zamanın koşullarında, her şey kısıtlı, hatta istediğiniz denize bile gidemiyorsunuz... Bir gün Karakum’a arkadaşlarıyla  denize gidiyorlar, denize bir atlıyor ama yüzme falan da bildiği yok. Benli’yi arkadaşları boğulmaktan kurtarıyor. O gün karar veriyor ve ‘yüzme öğreneceğim hem de çok iyi’ diyor kendine ve arkadaşlarına...Ve bu sözünü de tutuyor...

 BAŞARISIZ DENEYİM VE TROPİKAL DÜNYAYA AÇILAN PENCERE

Hayati Benli, şu anda bir uçtan bir uca evinin bir köşesini kaplayan 2,5 metre uzunluğunda devasa akvaryumun karşısında yıllar önce bu işe başlamaya karar verdiğinde, başarısız olan ilk akvaryum yapma deneyimini anlatıyor... Bir gün deniz balıklarının yaşayacağı bir akvaryum yapmaya karar verir. Bunun için gerekli malzemeleri alarak akvaryumu yapar, balıkları da içine atar, ancak bir saat sonra akvaryum patlar ve bütün balıklar da ölür... “Çünkü deneyimimiz yoktu,kendi kendimize birşeyler yapmaya çalışıyorduk, cam inceydi ve basınca dayanamadı, patladı…”  Bu deneyim onu yolundan alıkoymaz ve araştırmaya, daha çok bilgi sahibi olmaya yönlendirir.

Bir İstanbul ziyaretinde deniz akvaryumunda tropikal balıklar görür ve bundan çok etkilenir. Su Ürünleri Mühendisi olan mağaza sahibiyle tanışır ve arkadaşlığı ilerler... Bu arkadaşlık ona teknik bilgiler yanında bir de  tropikal balık getirir.O güne kadar kendi deneyimleri ile yaptığı akvaryumdaki balıkların ölmesinin nedenini de öğrenir Hayati Benli,“bu işte temizlik pompası olmazsa olmazdır”

DENKTAŞ’IN İLGİSİ VE ZİYARETİ

Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kendisini 2 kez ziyaret ettiğini de anlatıyor Benli... “Denktaş Bey, akvarvumla çok ilgilenmiştir, bunu halka mal etmemiz gerekir diyerek, ısrar etmiştir” diye anlatan Benli, Denktaş beyin bu talebini ‘akvaryum henüz istenilen seviyede’ değildir diyerek, ertelemiş... Bir süre sonra Cumhurbaşkanı Denktaş yine geliyor. “İkinci defa da buradaki parkın açılışının ardından bir grup insanla birlikte geldi. Yine o gün de fotoğraflar çekti sohbet ettik, ‘çağıralım kameraları insanlar bunu görsünler, bunu halka mal edelim’ dedi. Fakat ben yine akvaryum istenilen seviyede değil diyerek, kendisine tam da olumlu bir yanıt veremedim.” diye o günleri anlatan Hayati benli, o günün anısına çekilmiş fotoğrafı uzatıyor....

PHUKET’DE DENİZ KABUĞU TOPLAMAK YASAK

 Yurtdışı gezilerini de artık dalış yerleri ve deniz kabuğu müzelerine göre ayarlayan Hayati Benli, Phuket adasında başından geçen ilginç bir olayı da anlatıyor. “Yeryüzündeki cennet neresidir diye sorarsanız Phuket adasıdır derim.Orada denize daldım, denizi mi anlatsam, denizin altındaki balık ve deniz canlıları çeşitliliğini mi anlatsam, inanılmazdı” diyor. Deniz altında kabukların çeşitliliğini gören Hayati Benli, başlıyor toplamaya, iki avucunu da dolduruyor, fakat, sandala çıkacağı sırada görevliler, deniz kabuklarını alması için bırakmıyorlar ve denize atmasını istiyorlar, o da öyle yapıyor. Sahilde her tarafın deniz kabuğu ile dolu olduğunu gören Benli, sahile çıkar çıkmaz başlıyor kabuk toplamaya ama yine olmuyor çünkü “Hemen yanımda iki deniz polisi belirdi ve kabukları toplamayı bırak, sahilden her hangi birşey alamazsın, yasak dediler. Bunun üzerine deniz kabukları müzesinin yanındaki satış mağazasından deniz kabuğu satın aldım.” diyor. “Aynı bizim memleket” diyorum, gülüşüyoruz...Ve bunun üzerine İncirli Mağrasındaki yarasaları yabancıların nasıl topladıklarını anlatıyorum ona, hem de yetkililerin bilgisi dahilinde...

2 BUÇUK METRE AKVARYUMDA 30 ÇEŞİT BALIK

Balıklar, istiridyeler, mercanlar, süngerler ve yosunlarla bezeli tam bir deniz altını andıran 2 buçuk metre boyundaki akvaryumun karşısında her şeyi unuttuğunu, bunun başka bir dünya olduğunu anlatan Benli’nin akvaryumunda yaklaşık 30 çeşit tropikal ve yerli balık birarada yaşıyor... Şimdilerde Orfoz, Aslan balığı, Domuz Balığı, Kirpi, Balon gibi balıkları “akdenizli” karşılıklarıyla birlikte yaşatmaya çalışıyor akvaryumunda... Bunun yanısıra yüzlerce belki de binlerce çeşit deniz kabuğu var evin her yerinde... Balıklar yanında deniz kabukları da vazgeçilmez onun için...

Konuşmamızın sonunda balık beslemeye ilgi duyanların tatlı su akvaryumu ile başlamasını salık veren Hayati  Benli, bu işin maliyetli olduğuna ve ilgi ve bilgi olmadan yapmanın çok zor olduğuna dikkat çekiyor.  Yüzme ve dalmanın gençlerin sağlıkları ve gelişimleri açısından önemine dikkati çeken Benli, “oğlum ve kızım da dalış yapıyorlar, onları dalarken görmek bana büyük zevk veriyor” diyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1986 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler