1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Lefkoşa’da olağanüstü hal...
Lefkoşa’da olağanüstü hal...

Lefkoşa’da olağanüstü hal...

Hükümet en nihayet Lefkoşa’ya el attı. Daha doğrusu el koydu. Lefkoşa belediyesinde aylardır süren rezil duruma seyirci kalan İrsen Küçük başkanlığındaki UBP hükümeti en nihayet duruma el koydu. Hükümet Lefkoşa’ya el koydu ama demokrasiyi de

A+A-

      

 

 

 

Hükümet en nihayet Lefkoşa’ya el attı. Daha doğrusu el koydu. Lefkoşa belediyesinde aylardır süren rezil duruma seyirci kalan İrsen Küçük başkanlığındaki UBP hükümeti en nihayet duruma el koydu.

Hükümet Lefkoşa’ya el koydu ama demokrasiyi de askıya aldı. Dahası hükümetin bu işlemi hem yasalara, hem de Anayasa’ya aykırıdır.

UBP hükümetinin bu adımı tamamen “züccaziye dükkanına giren fil”in hikayesidir.

Anayasa’nın hiçbir yerinde hükümete böyle bir yetki verilmemiştir. Dahası hükümet “Lefkoşa Belediye hudutları içinde olağanüstü hal” ilan etmiş, ama adına “olağanüstü hal” dememiştir.

Çünkü hükümetin ne genel, ne de bölgesel olağanüstü hal ilan etme yetkisi yoktur.

Anayasa’ya göre hükümetin olağanüstü hal ilan edebilmesi için mutlaka Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanması ve alınan olağanüstü hal kararını Meclis’e onaylatması gerekir. (Anayasa madde 124)

Halbuki UBP içinde her geçen gün daha da tırmanan başbakanla, cumhurbaşkanı arasındaki güç yarışı bugünlerde Lefkoşa Belediyesi’nde somutlanmıştır.

Bu nedenle kararda cumhurbaşkanının imzası yoktur. Olmadığı için de UBP hükümeti “Lefkoşa’da olağanüstü hal ilan ettim” demedi.

Ya ne dedi?

Lefkoşa Belediye Başkanı ve Meclis üyelerini 90 gün izne gönderdim. Bunun için de bir “Kanun Gücünde Kararname” çıkardım dedi.

Peki hükümet kanun gücünde kararname çıkarabilir mi?

Ekonomik konularda evet, ama idari konularda, hele de seçimle gelmiş Belediye yönetimini izne göndermek için kanun gücünde kararname çıkaramaz. (Anayasa madde 112)

Ben işin hukuki yanını yorumlamayı hukukçulara bırakarak olayın siyasi boyutuna bakmak istiyorum.

Lefkoşa Belediye yönetimi, yani Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri tıpkı hükümet üyeleri gibi halk tarafından seçilmiştir.

Hükümet ülke parlamentosunda çoğunluğu sağlayan siyasi parti, ya da partilerin vereceği üyelerle kurulur. Başbakan Meclis’te çoğunluğu sağlayacak bir milletvekili olmak zorundadır. Ama başbakan tarafından atanan bakanlar illa da seçilmiş olmak zorunda değildir.

Belediyelerde ise başkan doğrudan halk tarafından seçilir. Meclis üyeleri de halk tarafından ayrı seçilir. Bu durumda Belediye başkanı Belediye Meclis’inde çoğunluğu sağlayamayabilir. Belediyelerimizin çoğunda böyledir.

Böyle durumlarda Belediye uzlaşılarla yönetilir. Bu da demokrasimiz açısından oldukça önemli bir zenginliktir.

Şimdi eyri oturalım, doğru konuşalım hangisi daha üsttedir?

Hükümet mi, yerel idare mi?

Hükümet bütün ülkeyi yönetmekle görevlidir. Yerel idare de kendi beldesini yönetmekle görevlendirilmiştir.

Dolayısıyla burada önemli olan kimin üstte, kimin altta olduğu değil, görevlerin farklılığıdır.

O nedenle siyasi olarak UBP hükümetinin bu kararı geçersizdir.

Evet Lefkoşa Belediyesi’nde sorun var. Aylardır çalışanlar maaş alamıyor. Maaşını alamayan çalışanlar da iş yavaşlatması ile maaşlarını alabilmek için idareyi zorlamaya çalışıyor.

Ama UBP hükümetinin de ortak olduğu yasa dışı uygulamalar ve geçmişte seçim kazanmak için yapılan yasa dışı borçlanmalar sonucu belediye çıkmaza sokuldu.

Ortaya çıkan Sayıştay raporundan sonra da önceki yasadışı borçlanmalara onay vererek suça ortak olan UBP’li Meclis üyeleri bu kez “biz yokuz” dedi.

Bu durumda Meclis toplantı yapamaz oldu.

Yine de hükümetin desteği ile Belediye Başkanı kendi yetkilerini kullanarak sorunu aşabilirdi.

Bu kez de UBP içindeki güç yarışı etkili oldu ve İrsen Küçük kurultay’da kendisine değil, Eroğlu’nun destekleyeceği adaya oy verecek olan Cemal başkanın ipini çekmeyi hesaplayarak, Cemal başkana gereken desteği vermedi. Ya da seçim öncesi, sırf hem cumnhurbaşkanlığı, hem de Belediye başkanlığı seçimini kazanmak için verdiği ölçüsüz desteği bu kez esirgedi.

Böylece Lefkoşa Belediye çalışanları ve bütün Lefkoşa halkı aylardır bu sıkıntıyı yaşamaktadır.

Aylardır seyirci kalarak olayları bu aşamaya tırmandıran UBP hükümeti en nihayet önceki gün bu siyasi kararı alarak Cemal başkanın ipini çekti.

Ama bunu yaparken tam da “züccaziye dükkanına giren fil” misali herşeyi kırdı, geçirdi.

Bu karar darbedir.

Hiçbir demokratik ülkede böyle bir karar alınamaz.

Alınırsa o ülkenin demokrasisi yeterince gelişmemiş, olgunlaşmamış demektir.

Burada Cemal başkanın yanlışları, 6 yıllık görev süresi içinde personel sayısını olduğunun neredeyse 3 kata yakın artırması ve başka konulardan önce demokrasiye ve demokrasinin kurumlarına sahip çıkılması önemlidir.

Muhalefetin temel görevi budur.

Ama bundan da önce Lefkoşa halkı, bütün Lefkoşa’lılar ve Lefkoşa sevdalıları yerel demokrasiye sahip çıkmalıdır.

 

UBP’nin bu kararına karşı halkın yaygın direnişi örgütlenemezse, hatta çöp ve sinekten bunalan halkın onayını almasa bile halk tepkisiz seyirci kalırsa biliniz bunun arkası gelecektir.

O nedenle kısıtlı da olsa demokrasiye ve demokratik kurumlara sahip çıkılmalıdır. 

             

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 901 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler