1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KUZEY KIBRIS İZOLASYONLAR ALTINDA...'
KUZEY KIBRIS İZOLASYONLAR ALTINDA...

'KUZEY KIBRIS İZOLASYONLAR ALTINDA...'

1974 yılında Türk ordusunun Kuzeye yaptığı çıkarmadan bu yana Kıbrıs ikiye bölünmüş bir ülke. Ada'nın yüzde 37’sini kapsayan Kuzey kesim,, bölünmeden önce üretimin yüzde 70’inin gerçekleştiği gelişmiş kesimdi.

A+A-

 

 

Thomas Fuster

 

1974 yılında Türk ordusunun Kuzeye yaptığı çıkarmadan bu yana Kıbrıs ikiye bölünmüş bir ülke. Ada'nın yüzde 37’sini kapsayan Kuzey kesim,, bölünmeden önce üretimin yüzde 70’inin gerçekleştiği gelişmiş kesimdi. Yıllar sonra durum değişti. Gerçi, 1983’te tek taraflı ilan edilen ve sadece Ankara’nın tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgili güvenilir istatistikler olmamasına rağmen, ekonomistler Kuzey Kıbrıs Türk Kesiminde kişi başına düşen gelirin -satın alma gücü dikkate alındığında- güneydeki Rum kesiminin yaklaşık yarı seviyesinde olduğu tahmininde bulunuyor.

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığından Ekonomi Uzmanı Mehmet Uluç, kendisiyle yaptığımız görüşmede, ekonominin uluslararası izolasyondan zarar gördüğünü söylüyor. Örneğin, uluslararası camiada yasal olarak tanınmadığı için Kuzey Kıbrıs’a direkt uçak seferleri yapılamıyor. Bu durum turizmi olumsuz yönde etkiliyor. Turistler, Kuzey Kıbrıs’a uçakla ancak Türkiye’den aktarmalı olarak gidebiliyor. Bu da seyahat masraflarının artması anlamına geliyor.

Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs devletinde ekonomist olarak çalışan Nergis Avcı, Avrupa Birliği Adalet Divanının 1994 yılında aldığı kararla, Kuzey Kıbrıs'tan AB ülkelerine ihracat yapılmasının yasaklanmış olmasıyla ekonominin daha büyük bir darbe yediğini söylüyor. Nergis Avcı, o tarihten beri sebze ve süt gibi ihracat için öngörülen ürünlerin önce Mersin Limanı'na götürüldüğünü, oradan da ürünün menşe sembolü değiştirilerek “Türk malı” olarak Avrupa piyasalarına ihraç edildiğini, bunun ek masraflar anlamına geldiğini ve gıda maddelerinin bozulma riski taşıdığını söyleyerek şikâyetçi oluyor.

Kıbrıs Rumlarının egemen olduğu Cumhuriyet'e, 2004 senesinde AB’ye üye olduğunda, ihracat konusunda Yeşil Hat üzerinde bazı kolaylıklar sağlandı. Güney Kıbrıs, Kuzey kesimde ticaretten sorumlu merci olarak 1960’lı yıllarda da mevcut olduğu için ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımak anlamına gelmeyeceğinden sadece Ticaret Odasını kabul ediyor.

Ekonomik açıdan Kuzey Kıbrıs, Türkiye’nin bir vilayeti gibi. Ödemeler Türk lirasıyla yapılıyor. Para politikasını Ankara belirliyor. Kuzey Kıbrıs sübvansiyonlar açısından ana kara Türkiye’den gelen para akışına bağımlı. Batılı diplomatların tahminlerine göre Kuzey Kıbrıs, Türk hükûmetine her yıl 500 milyon avroya mal oluyor.. Bazı harcamaların mantıklı olup olmadığı konusunda farklı görüşlere sahip olunabilir. Nüfusu 295 bin olan bir yerin 7 üniversiteye ihtiyacı olup olmadığı sorusu akıllara geliyor. Birçok yatırım politik kriterlere göre yapılıyor. Bu prestijli projelerin verimli olup olmadığı sorusu arka planda kalıyor.

Buna karşın Kuzey Kıbrıs’ta müşterilerle dolup taşan kumarhaneler reel bir gereksinimi karşılamakta. Türkiye’de kumarhaneler yasak olduğu için birçok Türk iki ya da üç günlüğüne her şey dâhil olan kumarhanelerde şanslarını deneyebilecekleri Kıbrıs’a uçuyor. Arkasında Türk ve Rus yatırımcıların olduğu otel kumarhanelerinden elde edilen vergilerin devlet kasasına biraz para getirdiği belirtiliyor. Gerçi otellerden çok nadir dışarı çıktıkları için turistlerin ekonominin canlanmasına çok az etkisi oluyor.

Ada'nın yeniden birleşmesini öngören Annan Planı’nın oylanmasından önce 2004’e az bir süre kala Kuzey Kıbrıs inşaat sektöründe bir patlama yaşandı. Ada'daki hukuki durumun netlik kazanacağı umudu birçok yatırımcıyı çekti. Planın, Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedilmesi -Kıbrıslı Türkler plana evet oyu verdi- duyulan güvene çok ciddi bir darbe vurdu. Bu yüzden Kuzeyin statüsü ve mülkiyet konusunda yaşanan tartışma hâlâ devam ediyor.

 

 

(Neue Zürcher Zeitung – Thomas FUSTER -  31 Mart 2012)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 688 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler