1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Kuzey Batı Dillirga’
 ‘Kuzey Batı Dillirga’

‘Kuzey Batı Dillirga’

Son yıllarda Kıbrıslı Türklerin yaşamlarından süzülen anıların kitaplaştırılması yönünde önemli çalışmalarla karşılaştığımız bir gerçek. Bir toplum niçin geçmişini belgelemek ister? Sanırım bu sorunun yanıtını bilimsel olarak ortaya koyacak, Sosyal Bilimc

A+A-

 

 

Son yıllarda Kıbrıslı Türklerin yaşamlarından süzülen anıların kitaplaştırılması yönünde önemli çalışmalarla karşılaştığımız bir gerçek. Bir toplum niçin geçmişini belgelemek ister? Sanırım bu sorunun yanıtını bilimsel olarak ortaya koyacak, Sosyal Bilimcilerin incelemesiyle ancak olur. Bu konudaki bilimsel incelemeyi; Bilimadamlarına bırakırken, şöyle bir düşünceye varmak yanlış olmaz herhalde: Günümüzdeki Kültürel ve “Özne”likte olan kayıplarımızın yeniden inşa edilmesi ve bugünün “varoluşunun” nedenlerini hem kendimize hem de bizim dışımızdakilere göstermek içgüdüsüyle yapılan çalışmalar olarak da özetlenebilir.

İşte yazılı yayım alanımızda da bu tip Anı-Belge niteliği taşıyan kitapların okurla buluşmasının nedenlerinin başında, yukarıda belirttiğim “çaba” yer almaktadır diye düşünüyorum.

Bugün elimde tuttuğum ve Hamit Vurana beyin kaleme aldığı “Kuzey Batı Dillirga” da işte bu çabanın bir örneğini teşkil etmektedir.

 

Vurana; çok önemli ve yoğun şekilde belgelerle kitabını desteklemiş. Öyle ki; bu bölgede askeri alanda yetkili bir durumda görev alırken biriktirdiği belgeler, bugün bir “altın” değerinde. Her açıdan bizlere Erenköy konusunda aydınlatıcı bilgiler verir nitelikte. Bugüne kadar genellikle “Erenköy Mücadelesi” deyip de, 1964 Ağustos savaşları ve arını konu alırken, Vurana; öncelikle bu bölgedeki sosyo-kültürel yaşama büyüteç tutmayı yeğlemiş. Erenköy, Alevkaya, Bozdağ, Selçuklu, Mansura bölgeleri hakkında, burada Osmanlı öncesi yaşayanların ırk’ının nereden geldiği konusuna, yani bizim dilide; “Dilliro” denilen bu şnsanların kökeninin nereye dayandığı bulmaya çalışmış. Belli ki Osmanlı dönemi pek fazla bilgi vermemiş olsa gerek ki, 1571 yılı öncesi burada yaşayanların nereden geldiklerini bulmak daha bir önem taşımış. Yazımızın sonunda kitaptan bu konuyla ilgili bir alıntı yapacağım ama onun öncesinde, Erenköy Mücadelesi’yle ilgili bazı belgelerden söz etmek istiyorum. Daha önce de belirttiğim gibi, bugün “hiç” denilebilecek şekşilde başka yerlerde bulunamayacak belgeler sunuluyor bizlere. Peki bu nasıl oluyor? Çünkü Hamit Vurana bey, tüm belgelerin ve yazışmaların bir nüshasını da daima kendine saklamayı her zaman bir karakter olarak içine sindirmiş. Böyle olunca da, geçmişte belki “Gizli” ibaresiyle belli bir süre sonra imha edilen yazışmalar, bilgiler, Vurana’nın elinde mevcut oluyor. İşte bir örnek:

 

“MANSURA BÖLGESİ, personel sayısı: 118 kişi. Yerli, Öğrenci ve İngiltere’den gelen Mücahit toplamı...SİLAH VE CEPHANE DONANIMI: Piyade Tüfeği; 76, Bren Otomatik Tüfek; 19, Sten Makineli Tabanca; 28, Tompson Makineli Tabanca; 1..... “

 

Bu detaylara bölgelere göre düşen arazi miktarından tutunuz da bölüklerde kimlerin ne görevde yer aldıkları isim isim açıklanmaktadır. Ve söz verdiğim gibi “Dillirgalıların” oraya yerleşmeleri konusundaki Hamit Vurana’nın bulgularını paylaşalım yazımızın sonunda.

 

“...Bizans Kralı’nın emirlerini alan Kraliçe, kıtlık nedeni ile boşalan adanın tekrar iskan edilmesi için bugün PUMOS ve XERO (Gemi Konağı) arasındaki bölgeye “RODOS”un Kuzey Batısında bulunan “TİLOS” adasında bulunan ağır cezalı mahkumların adaya taşınmasına karar verilir. Söz konusu RODOS  adasında bulunan mahkumların çoğunluğunun kökeni Arnavut olduğu ve maden ocaklarında çalışmış tecrübeli kişiler olduğu bilindiğinden, o günün koşullarında kullanılan bir ölçek bakır karşılığında kendilerini derhal serbest bırakılacak ve adaya yerleşmeleri için olanak sağlanacaktı. 70 kadar kişiden oluşan bu mahkumlargemilerle adaya çıkarılarak bu bölgelere dağıtılmış veya yerleştirilmiştir. Küçük bir ada olan Tilos adasına halk dilinde “Tili” de denmekte idi. Rivayete göre zaman aşımı içerisinde bölgeye yerleşen halk arasında bu isim şekil değiştirerek bölge halkına “DİLLİRO”, bölgey, “DİLLİRGA”  olarak adlandırmıştır...”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1452 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler