1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Kurum 66 milyon TL gelir kaybına uğratıldı”
“Kurum 66 milyon TL gelir kaybına uğratıldı”

“Kurum 66 milyon TL gelir kaybına uğratıldı”

KIB-TEK Yönetim Kurulu Asbaşkanı Asım Özer, UBP-DP Hükümet döneminde elektrik fiyatlarına ayarlama yapılmadığını ve bugün yapılan fiyat ayarlamasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı

A+A-

Fayka Arseven KİŞİ

KIB-TEK Yönetim Kurulu Asbaşkanı Asım Özer, UBP-DP Hükümeti dönemine elektrik fiyatlarına yapılmayan fiyat ayarlaması nedeniyle kurumun 66 milyon TL gelir kaybına uğradığını açıkladı.

Yüzde 30 fiyat ayarlanmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Özer, “çünkü bunu yapmazsak Kıb-Tek 3-4 ay içerisinde mali açıdan çok kötü pozisyona girecekti” dedi.

Özer, alternatif enerji yatırımlarına ihtiyaç olduğunu ifade ederken şunları söyledi: “Ama bizim her şartta ülke sınırlarımız içerisinde kurulu ve dilediğimiz anda devreye alınabilecek (emreamade) gücümüz olması şarttır. Şöyle ki, emreamade güç, tüm tüketim miktarımızı karşılayacak ve buna ilave olarak yüzde 20 oranına denk gelecek fazlalıkta arıza ve bakım dönemlerinde devreye alınabilecek yedek kapasitemiz olmalıdır. Kurum mühendisleri ile Kurumun İdare Merkezi mevcut üretim kapasitesini ve kısa vadeli talep üzerinde çalışmasını yaptı ve emreamade gücün artırılması konusunda hemfikir oldu. Yani 70-80 Mw civarında üretim yapabilecek dizel makine almamız gerekiyor. Fuel oil yerine kullanılabilecek ciddi bir alternatif olabileceğinden bu makinelerin fuel oil ve gaz ile çalışabilen olması hemfikir olduğumuz bir diğer husustur” şeklinde konuştu.

KIB-TEK Yönetim Kurulu Asbaşkanı Asım Özer YENİDÜZEN’in sorularını yanıtladı.

 “Aralık 2016 ile Mayıs 2018 arasında hayat pahalılığı arttı, asgari ücret arttı ama elektrik fiyatları hiç değişmedi! Bu nasıl başarıldı bunu neden kimse sorgulamadı? Fiyatı değişmeyen elektrik tüketimi doğal olarak bu süreçte arttı.  Tüketici kullanacağının daha fazlasını kullandı çünkü fiyat artışı yoktu. Şimdi fiyatta yüzde 30 artış olduğu için tüketim ayni şekilde artmaya devam etmeyecektir.”

 

  • YENİDÜZEN: Neden yüzde 30 elektrik fiyatı artışı?
  • Asım ÖZER: Kıb-Tek’in harcama kaleminin yaklaşık yüzde 90’ı fuel oildir. Fuel oilin fiyatı her gün borsada belirlenir. Dünyanın neresinde olursanız olun o fiyattan alırsınız. Biz ayrıca taşımacılık için de ihaleye çıkıp onu için de Dolar bazında ödeme yaparız. Yüzde yüz fuel oil bağımlı bir üretimimiz vardır. O yüzden fuel oilin mal oluşu ile ilgili ne kontrol edilebilecek ne de engellenebilecek bir unsur yoktur. Ayrıca, fuel oil ABD Doları para cinsinden fiyatlandırıldığından önümüzde bir diğer kontrol dışı enstrüman olarak kur riski vardır.
    2008’de yine Yönetim Kurulu’ndaydım. Maliyetleri yaparken, şunu görmüştük; fuel oil yükselirse dolar düşerdi veya tam tersi olurdu.  2008 yılında da fiyat düzenlemesini her ay olacak şekilde düzenlemiştik.  Bu da KIB-TEK’in fiyatlarına bir istikrar oluşturmuştu.  Dolayısıyla, dünya piyasalarında ani bir değişim olmadığı takdirde, bir anda oran olarak çok fazla artış gerektirecek durum olmayabilirdi.  Aradan 10 yıl geçtikten sonra, 2018’nin Mart ayında tekrar görev verildiğinde, hem fuel oil hem dolar kuru’nun bir süreden beri her ikisinin de birlikte yükseldiğini gözlemledik. Bu da sadece bizimle sınırlı bir olay değildir. Bu evrensel bir sorundur ve fuel oil ithal eden her ülke ve şirket için olumsuzluk içermektedir. 
    % 30’luk artışa gelince, konunun anlaşılması için biraz daha detay vereceğim. Mayıs ayında yapılan 7.78 kuruşluk artıştan sonra Haziran ayında yine benzer miktarda artış Hükümet kararı ile tamamen Devlet tarifesine yüklenmişti.  Temmuz ayında fiyatların yeniden tespit edilmesi noktasında Haziran ayında oluşan fark tüm tarifelere yansıtıldı. Yani, Temmuz ayında açıklanan değer her ne kadar da % 30’a denk gelse dahi bir defada oluşmuş bir artış değildir ve ayrıca “sabit değer”, yılda bir kez her Temmuz ayında yapılacak ayarlama, da Temmuz ayı fiyatlarına yansımıştır. Dolayısıyla, KIB-TEK Temmuz ayında elektrik fiyatlarına yaptığı ayarlama ile bir defada % 30 fiyat artırmamıştır. Bu % 30 fiyat artışı üç farklı donenin birleşmesiyle ortaya çıkmış bir durumdur. Diğer bir şekilde de, vatandaşımız Haziran ayında Kw başına 7.78 kuruş artışlı elektrik kullanmamış ve bu tamamen Maliye tarafından karşılanan bir fark olmuştur. Ben şahsen hiçbir vatandaşımızın zam olacaksa olsun ama bunu Maliye karşılasın düşüncesinde olacağını düşünmüyorum. Bunun sebebini yeri gelirse daha da açarım.

“KDV kaldırılsa başka kaleme artış yapılacak”

  • YENİDÜZEN: O zaman bu konu ile direk bağlantılı olduğundan hemen sorayım: Diyorlar ki, Devlet Elektrik faturalarındaki % 10 KDV’yi sıfırlasa  elektrik fiyatlarına hiç zam yapılmamış olacaktı! Bu doğru mudur?
  • Asım ÖZER: Farz edelim ki, biz maliyetlerimize göre yeni elektrik tarifesini belirledikten sonra faturalardaki ek % 10 KDV iptal edilmiş olsaydı Temmuz ayında yapılan ayarlamaya gerek kalmayacaktı. KIB-TEK yönetiminde olduğuma göre bu bizim açımızdan hiçbir anomali içermeyecekti. Şöyle ki, elektrik fiyatları maliyete göre ayarlanmış olacağından kurumun zararı olmayacaktı. Vatandaş da KDV uygulanmayacağından fiyat farkı ödemeyecekti. O zaman neden bu hemen yapılmamıştı şeklinde bir soru sormamız gerekecek. Maliye kökenli bir kişi olduğumdan bunun izahını çok kolay yapabilirim. Bence, Devlet de KDV gelirinden vazgeçemeyecek durumda olduğundan KDV elektrik faturalarında sıfrılanamamış veya indirilememiştir. Çünkü, KKTC Devleti’nin bütçesi açık vermektedir. Yani, topladığı paralar ile tüm harcama ve yatırımlarını karşılayamamaktadır. Bu durumda, elektrik faturalarından KDV’nin silinmesi demek her ay yaklaşık 4 milyon TL gelirin azalacağı manasına gelmektedir. En basit şekliyle, Maliye Bakanlığı maaş öderken 4 milyon TL borçlanmak zorunda kalacaktır. Veya KDV’deki eksik tahsilatı örneğin benzine 30 kuruş zam yaparak karşılanabilecektir. Veya seyrüsefere % 20, av ruhsatlarına % 30 zam yapılacaktır. Bu kez elektrik fiyatı artmasa dahi vatandaş farklı konular için astronomik artış yapıldığından şikayet edecektir. Dolayısıyla, KDV’yi silseler de, elektrik fiyatına gelen miktarı sübvansiye etseler de bu başka bir emtiaya veya hizmete zam yapılmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Dolayısıyla, elektrik fiyatlarının yeniden ayarlandığı bir dönemde en önemli çare tasarruf etmekte yatmaktadır. Hangi kaleme zam gelirse o kalemi olabildiğince daha tasarruflu kullanmak şart olmakta ve benzer işleri daha ucuza yapabilecek alternatiflere yönelmemiz gerektiğine işaret etmektedir.
     
  • YENİDÜZEN: Bu yanıtınız bir sonraki sorum olan “Elektrikteki bu artışları Devlet neden sübvansiyon etmiyor” için de bir yanıt oluşturmuş oluyor.
  • Asım Özer: Evet, doğru söylediniz. Ayrıca, son üç dört aydır ekonomide yaşananlar, döviz kurlarındaki artış, ardı ardına yaşanan seçimler her birisi de sık yaşanmayan hususlardır ve herşey dengeye oturmadan izlenen politikalar ve yapılan uygulamaları yıllarca sürebilecek kalıcı işlemler olarak nitelendirip panik havasında yorum getirmek kimseye birşey sağlamayacaktır. Döviz kurunu aşağıya çekebilecek yöntemler net ve bellidir. Bunların yeterli uygulanmadığını görüyoruz ve bu da dövizin ateşini düşürmüyor. Eminim ki, şu anki döviz fiyatları sürdürülebilir bir durum olmadığından gerekli adımlar atılıp döviz kuru aşağıya çekilecektir. Bunun da olması halinde ve fuel oil fiyatları yükselmeye devam etmezse ayni oranda olmasa dahi ciddi bir oranda elektrik fiyatı ucuzlaması olabilecektir.  

 

 “2016 Aralık ayından Mart 2018 arasında hiçbir fiyat ayarlaması yapılmadı. Kurum, 1.5 yıl yapılmayan fiyat ayarlamasından dolayı 66 milyon TL zarara uğradı. Fiyat ayarlaması yapmak zorundaydık çünkü bunu yapmazsak Kıb-Tek 3-4 ay içerisinde mali açıdan çok kötü pozisyona girecekti.”

“Aralık 2016’dan itibaren hiçbir değişiklik yapılmadı”

  • YENİDÜZEN: Bu daha önce yapılması gereken bir fiyat ayarlaması mıydı? Eğer öyleyse neden şimdi yapıldı?
  • Asım ÖZER: 2008 yılında göreve geldiğimizde KIB-TEK fuel oili almak için bankalardan kredi kullanamayacak noktadaydı. Tüketicilerden yapılan tahsilatı güncel hale getirmek için bir dizi tedbirler aldık. Bunlardan bir tanesi her ay faturalama yaptığımız için tarifeyi her ay yayınlamaktı. Aylık tarife sistemimize göre her ay oluşan maliyetlere göre tarifeleri her ay gözden geçirmeye başladık. Her ay tarife kontrolu çok önemlidir çünkü her ay yeni fuel oil stoğa girdiği için en doğal yöntem fiyatların her ay gözden geçirilmesidir.  Neticede, Şubat 2008 – Ocak 2009 arasında her ay yapılan maliyet hesaplamalarına göre bazı ay fiyat artışı, bazı ay fiyatı değiştirmeme veya bazı aylarda fiyat indirimi yapılmıştı. Mayıs 2009’da hükümet değiştikten sonra göreve gelen yeni yönetim kurulu devresinde her ay fiyat ayarlama yöntemi kendi insiyatifleri ile terk edildi. Yani yasal mevzuatta, tarife yayınlama değiştirilmeden iki yıl fiyatlar hiç değiştirilmedi. Bu sonuçta kurumun mali pozisyonlarını her defasında olumsuz etkilemektedir. 
    Biz göreve geldikten sonra, kurumdaki birçok unsurun güncel durumunu tespit yönüne gittik. Elektrik tarifeleri ile ilgili Aralık 2016’dan itibaren hiçbir değişilik yapılmadığını ve bu devrede Kurumun kaybının 66 milyon TL civarında olduğunu gördük. Bu saptamaya göre maliyetleri ivedilikle gözden geçirmemiz gerekiyordu, fiyatları yeniden belirlemeyi erteleme söz konusu bile olamazdı. Neticede, fiyat belirlemek için kullanılan formulü mevcut üretim kapasitesine göre güncelledik ve yeni Nizamnameyi yayınlayarak fiyatları her ay yönetim kurulu tarafından açıklanacak pozisyona getirdik. Bu durumda, Mayıs ayından itibaren kurumun elektrik fiyatlarından kaynaklanabilecek zarar riskinin önüne geçilmiştir. Sürdürülebilir olmayan bir duruma kesin önlem getirilmiştir.
     
  • YENİDÜZEN: Az önce belirttiğiniz KIB-TEK’in mali pozisyonlarının UBP dönemlerinde sürekli bozulmasına bir örnek verebilirmisiniz?
  • Asım Özer: KTHY artık hayatımızda değildir çünkü özsermayesi yetersiz bulunmuş, mükelleffiyetlerini yerine getiremediğinden iflas etmiş ve tasfiye edilmiştir. Bir işletmenin özsermayesi işletmenin işlemlerine devam edip edemeyeceğinin en önemli göstergesidir. Performansınız o şekilde olmalıdır ki özsermayeniz sürekli pozitif olmalıdır. 2008 yılında göreve geldiğimizde bir Chartered Accountant firmasından hizmet satın almaya başlamıştık. Böyle bir kurumda bu olmazsa olmaz bir uygulamadır. 2007 yılından başlayarak 2008 yılında tedbirlere devam edilmesi neticesinde mali durumu düzelmeye başlamıştı. 2008 yılında eksi 90 milyon olan özsermeye bu tedbirlerden sonra 2009 yılında 40 milyona inmişti. 2009 yılında kritik bir süreç olan elektronik sayaç ihalesine çıkmak için bir karar üretmiştik. Erken seçim kararı alınınca ve iktidar değişince bu kararımızı hayat geçirememiştik. Ancak, karar alınmıştı ve uygulanabilecek haldeydi. Buna rağmen bizden sonra gelen yeni yönetim tarafından uygulama buzluğa kaldırılmıştı. Daha sonra, İsmet Akim döneminde, elektronik sayaçlar büyük bir kararlılıkla alınmış ve diğer tedbirlerin uygulanmasıyla birlikte Kurumun olumsuz gidişatını, ‘ayağa kalkma’ bazında, ciddi bir fırsata dönüştürmüştü. Netice itibarı ile öz sermayeye geri dönersek, 2010’da 38 milyon eksi sermayeye inen kurum 2013’de 176 milyon eksideydi! Yani, KTHY’nin sonu gibi bir olumsuzluk kapının eşiğindeydi. Neyse ki, İsmet Akim yönetiminde doğru yönetilmeye geri dönen kurum şu anda özsermaye açısından pozitif ivme yakalamış bir konumdadır ve bu risk şu anda yoktur. Ancak, mevcut döviz kuru ile fuel oil fiyatlarına göre her ay fiyat ayarlaması yapılmazsa ve fiyatlar bu civarlarda seyrederse özsermayenin ciddi boyutta eksiye dönmesi engellenemeyecek bir durum olduğundan fiyat ayarlamalarına hemen geçildiğini ifade etmek istiyorum.
     
  • YENİDÜZEN: Bir önceki hükümet zarar ede ede bu fiyat artışını yapmadı. Bu zararla nasıl baş edildi?
  • Asım ÖZER: Bazı ay artış gerekirdi bazı ay gerekmezdi. Ama toplam 1.5 yılın sonunda kilowat başına 12 kuruş civarında artış yapılmasını gerektiren bir durum önümüzdeydi, daha doğrusu bir önceki yönetimin önünde olan bir konu idi ancak fiyat ayarlamasına hiç girmemişlerdi. Kurumda son birkaç senedir kullanılan elektronik sayaçlar daha doğru ölçüm yaptığından kayıp oranı bayağı azaldığından ve tahsilatta da borcu olanın elektriğinin kesilmesi veya vadelendirilmesi konusu titizlikle uygulandığından KIB-TEK kendine yetebildi. Çünkü yüzde 95 tahsilat oranı var. Bir de 2015 yılında geriye dönük borcu olan belediyeler ile kamu kurumlarına 120 ay vadeli geri ödeme planları hazırlandı. Bunlardan da her ay en az 2 milyon gibi geriden gelen borçların tahsilatı yapılıyor.  O yüzden fiyat farkından oluşan açık geçmişten kaynaklanan borç tahsilatı ile kapatılıyordu. Döviz kuru ile Fuel Oil fiyatlarında şimdiki gibi kayda değer farklılıklar yaşanmadığından kurum büyük bir oranda olumsuzluk yaşamamıştı.  
     
  • YENİDÜZEN: Mayıs ayından itibaren fiyatlara artış getirilirken Kurumun borçlanmak için Borç Komitesinden yetki almasına neden gerek duydunuz?
  • Asım Özer: İçinizden herhalde şu da geçiyordur: “Artış yapmışken hem de 2017 sonunda çok iyi kar etmişken bu borçlanmaya neden gerek duyuldu?
     
  • YENİDÜZEN: Evet.
  • Asım Özer: Özetle, 2017 sonu itibarı ile kurumun kar etmiş olması 31 Aralık 2017 tarihinde çekilmiş fotoğrafıdır. Bizim devraldığımız 13 Mart 2018 tarihinde bize devir hesapları sunulmadığından bu tarihte de kar etmeye devam ettiği manasına gelmemektedir.  Esasında görevden ayrılan yönetim kurulunun da ne kadar kötüye gidildiğinden net bilgileri yoktu. Çünkü, yaklaşık bir ay önce görevden istifa etmişlerdi. Döviz kuru arttığından bir nebze durumun farkında olabilirlerdi ancak fuel oil fiyatlarını da takip ediyorlarsaydı durumun ciddiyetini kavramış olmaları gerekirdi.  Tabiyatıyla, daha yüksek döviz kuru ve daha pahalı fuel oil fiyatlarıyla peşin ödemeli olarak satın alınan fuel oil ve eski fiyatlardan yapılan tahsilatlar 2018 yılına olumsuz yansımıştır. Kurumun nakit akışı olumsuz etkilendiğinden yeni gelecek gemileri ödemek için, yani nakit açığını gidermek için, borçlanmaya gidilmiştir.  Mayıs ayından itibaren tüketilen elektrik yeni fiyatlardan olacağından ve üretilen elektriğin, kamu kesimi hariç, yaklaşık olarak ortalama bir buçuk ay sonra ödeme yapıldığından nakit açığının Eylül ayı sonuna doğru  sona ereceği ve önümüzdeki günlerde son bir kez daha borçlanma kararı aldıktan sonra 2018 yılında başka bir borçlanmaya gerek kalmayacağı öngörülmektedir.  
     
  • YENİDÜZEN: Kıb-Tek’in bazı yatırımcılardan tahsil edemediği alacakları da çok gündem oluyor. Nedir gelinen aşama?
  • Asım ÖZER: Mahkeme sürecinde olan davalar vardır. Bir de bazı tüketicilerin yanlış sayaç okuma, yanlış sayaç bağlamadan kaynaklanan ihtilaflı durumları vardır. Bunlar çözülmeyecek konular değildir. % 95 tahsilat oranı olan bir kurumda bu tip sorunların fazla olmadığına işaret eden bir olgudur.
     
  • YENİDÜZEN: Ülkedeki elektrik tüketimi nüfustan dolayı mı arttı yoksa kişilerin kullanımlarından mı? Elektrik tasarruflu kullanılıyor mu?
  • Asım ÖZER: Her ikisinin de doğru varsayım olacağını düşünüyorum. Fiyatı neredeyse iki yıl değişmeyen elektrik fiyatları doğal olarak dar gelirli vatandaşlar haricindeki tüketicilerin tüketimini de artırmıştır. Tüketici kullanacağının daha fazlasını kullandı çünkü elektrik ücretlerinde uzun süredir değişiklik olmuyordu.  Buna ilaveten emlak piyasasında özellikle yabancı uyruklu kişilerin mal alması, yeni oteller açılması, otellerin doluluk oranlarında artış yaşanması ve ülkede hatırı sayılır sayıda yabancı uyruklu öğrenci olması tüketici sayısını artırmıştır. Şimdi fiyatta yüzde 30 artış olduğundan bu doğal olarak tüketimin gerektiği gibi tasarruflu olmasını getirecektir.  Elektrikli cihaz alımlarında enerji tasarruflu olanların tercih edilmesini sağlayacaktır. Bir örnek vermek gerekirse, geçen Temmuz ayı ile bu yılki Temmuz ayı bittiğinde tüketici sayısı artmasına rağmen Kw olarak konutlarda daha az enerji tüketileceğini öngörüyorum.
     
  • YENİDÜZEN: Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi masada… Ama onun hayata geçmesine daha zaman var. Dolar yükseliyor, elektrik maliyetleri yüksek… Bu durumda vatandaş ne yapacak?
  • Asım ÖZER: Kablo ile elektrik getirilmesini tartışmak isteyen, üzerinde çalışmak isteyen bir yönetim var ifadesi daha doğru bir ifade olur bence. Bu konu daha önce sürekli ülke gündemindeydi ancak göreve başladıktan sonra anladığım odur ki, sadece Enerji eski Bakanının sahip olduğu bilgiler vardı ve onunla birlikte belki de önemli kısmı sözlü olan bilgiler de gitmiştir! Örnek vermek gerekirse, fiyat 25 kuruşa inecek ifadesinin altını dolduran bir fizibilite çalışması, bir maliyet çalışması yoktur veya varsa da bize ulaşan birşey yoktur.  Bir yol haritası olarak düşünürsek, bir fizibilite çalışması yapılması kaçınılmazdır. Vatandaşa gelince, tasarruflu kullanım onlar için bir gereksinim olmuştur. Evinde izolasyon konusunu gündeme getirmelidir. Elektrikli  ürünleri enerji tasarruflu almayı gündeme almalıdır. Ayrıca idarenin de alacağı bazı önlemler olacaktır. 2008 yılında yaptığımız gibi, tüpgaz fiyatlarını mümkün olabildiğince aşağıya çekmelidir. Yemek pişirme, su ısıtma, mekan ısıtmada elektrik yerine tüpgaz teşvik edilmeldir. Gaz kullanımı ek santral ihtiyacı doğurmadığına göre gaz fiyatlarında indirimin kısa sürede olmasını bekliyorum.  Evlerin ve ofislerin çok iyi izole edilmesi daha az enerji tüketimi getireceğinden bu konuya hassasiyet gösterilmelidir. Mimar Mühendisler Odası bir an önce yapılarda uygulanması şart olan izolasyon kurallarını hayata geçirmelidir. İthalat mevzuatımızın ele alınarak sadece çevreci ve enerji tasarrufu azami seviyede olan mallara ithal izin verilmesine yönelik değişiklikler yapılmalı ülkeye ithalat yapan kuruluşlar bu gibi mevzuata geçilmeden prensip olarak sadece bu tip mal ithalatına yönelmelerinin önemli yarar sağlayacağını bilerek sipariş vermelidirler.  
    Vatandaş için ek bir uygulama olarak gündüz ve gece olarak çoklu tarife seçeneği üzerinde çalışma başlattık. Bunun uygulanabilirliğini en kısa sürede saptamak zorundayız. Eğer hızlı devreye alınabilececek bir uygulama olursa en azından vatandaşın bazı işlemleri akşam  saatlerine kaydırma suretiyle daha ucuz bedel ödeyebilecek bir alternatife sahip olunabileceğimizi düşünüyorum. Elektronik sayaçlar buna çok müsait cihazlardı ancak bu konuda bir çalışma daha önce yapılmadığından bunu yapmak şimdiki yönetime kalmıştır. En kısa sürede yanıt verebileceğimizi düşünüyorum.

 “2019’da üretim açığı öngörülüyor”

  • YENİDÜZEN: Güneş enerjisi, kablo ile elektrik bunlara daha çok var. Peki Kıb-Tek yeterli mi?
  • Asım ÖZER: Şu anki üretim Kıb-Tek ile AKSA tarafından tamamen fuel oile bağımlı olarak gerçekleştirilmektedir. Sadece bu yıl açısından, hiçbir arıza yaşanmazsa, ancak yetebilecek bir kapasiteye sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Önümüzdeki seneye yönelik daha önce belirttiğim gibi kesin bir üretim açığı olacağı öngörülmektedir.  Dolayısıyla, bizler farklı üretim modelleri üzerinde çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz. Kablo bunlardan bir tanesidir ve bir şekilde bu çalışma erken bir zamanda başlamalıdır. Diğerlerine gelince: KIB-TEK açısından güneş enerjisi ile enerji üretimi bence esasında çok geç kalınmış bir uygulamadır. Kurumun 20 Mw kurma yetkisi vardır ve sadece yaklaşık 1.5 Mw’lık bir kapasite kullanılmaktadır. En erken zamanda kurum mühendislerinin uygun göreceği modelleme ile hayata geçirilmelidir. Kişilere güneş enerjisi ile enerji üretme hakkı her zaman savunduğum ve kendimin de şahsen uyguladığı bir yöntemdir. Ancak, bugün geri dönüp baktığım zaman bunun belki de yanlış bir uygulama olduğunu söyleyebilirim. Madem ki toplam kurulu gücün beşte biri kadar güneş enerjisi ile üretim yapılabilecekti bunun tüm topluma eşit dağılımı için KIB-TEK’in tüm kapasiteyi kullanmasının daha mantıklı bir uygulama olabilecekğini düşünüyorum. Bu durumda, şu anda kullanılmamış her ne kadar kapasite varsa bunun bazı gerçek ve tüzel kişilere tahsisi yerine KIB-TEK’e verilmesi gerektiğini düşünüyorum.  Aksi takdirde bu sisteme sahip kısıtlı sayıdaki ev ve işyerine eşitlikten uzak avantaj sağlayacak bir uygulama olarak kalacaktır. Sorunuz ile bağlantılı olarak, güneş enerjisi muhakkak kullanmamız gereken bir güçtür ancak her gün bazında ve mevsimsel değişimlerden dolayı “emreamade güç” olmadığından sistemde muhakkak bulundurulup avantaj sağladığı anlarda fuel oil yerine kullanılabileceğimiz ancak alternatif metoddan öteye geçmeyen bir sistem olarak nitelendireceğim bir uygulamadır. 
    Dolayısıyla, şu anda fuel oile bağımlıyız. Bu sistemle çalışacak ancak gazı da işleyebielcek makineler alımını süratle gerçekleştirmemiz büyük önem taşımaktadır. Güneş enerjisi de sınırlı miktarda ve hava koşullarına göre ve o da belli saatlerde kullanılabilecek bir sistem olduğundan geriye kablo ile ilgili çalışma başlatmak ve tespitleri yapmak kalıyor. Kablo üzerinde önemli çalışmalar yapılması gereken bir durum sözkonusudur. Fizıbl olup olmadığı belirlenmelidir. Olacaksa, kesinlikle alım garantisi verilmemeli, enterkonnekte olabilmesi, ve Teknecik Santrali’nin üretim yapmasına tehdit oluşturmaması benim açımdan çok büyük önem arz etmektedir. Bir başka alternatif, dünyada kullanımı hızla artan sıkıştırılmış gaz (LNG) uygulamasıdır. Şu ana kadar toparladığımız bilgiler ile bu konu süratle araştırılıp karar verilmesi gereken bir özellik taşımaktadır. Fuel oile göre daha çevreci olan bu kaynak ayni zamanda bugünkü fiyatlar ile üretimde maliyetleri ciddi boyutta azaltacak bir fiyattadır. Yeni almayı planladığımız dizel makineleri fuel oil ve gaz ile çalışabilir şekilde alabilme imkanına sahibiz. Bunun için ihaleye çıkmamız şarttır. Teklif edilecek makineler son 10 yılda kurulmuş ve halen çalışır referanslarının olması şarttır.  Ayni zamanda, elimizde olan tüm buhar ve dizel santrallerini de gaza fazla bir para harcamadan dönüştürebileceğimize yönelik bilgi edinmiş durumdayız. Bu durumda gazı ithal etmek, boşaltmak, depolamak ve kullanma konularında çok ciddi çalışmalara girişmek gerekmektedir. Dolayısıyla, bu yıl alternatiflerin her açıdan irdeleneceği, fizibilite çalışmalarının yapılacağı bir ortam getirmektedir. KKTC için 2009 yılında Aksa ile yapılmış 15 yıllık anlaşmanın belki de en önemli tarafı iki - üç yıl içerisinde yani 2011-2012 yıllarında KIB-TEK’in yöneleceği yatırımların netleşeceği ve yeni yatırımlara başlanacağı bir fırsat sunuyordu ama maalesef en az altı-yedi yılın bu açıdan heba edildiğini görüyoruz.   

 

yeniduzen-satin-aliniz-654.jpg

 

 

 

Bu haber toplam 1173 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler