1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kurultaydan sonra ne olur?
Kurultaydan sonra ne olur?

Kurultaydan sonra ne olur?

SENARYOLAR Kurultaydan sonra ne olur? Ulusal Birlik Partisi’nde içten içe yaşananlar toplumun da gündemi oluyor ne yazık. Partideki iç muhalefet, iktidar kavgası, Derviş Eroğlu’nun oyunları... Hemen hemen hepsi medyada konuşuluyor, k

A+A-

SENARYOLAR

 

Kurultaydan sonra ne olur?

 

Ulusal Birlik Partisi’nde içten içe yaşananlar toplumun da gündemi oluyor ne yazık.

Partideki iç muhalefet, iktidar kavgası, Derviş Eroğlu’nun oyunları...

Hemen hemen hepsi medyada konuşuluyor, kulis köşelerinden takip ediliyor.

Tam da böyle bir ortamda kulis bilgilerinin havada uçuştuğu günlerden geçiyoruz.

İddialar fazlaca.

Bir o kadar da senaryo var siyasete dair.

Birinci senaryo ve iddia ile başlayalım:

İrsen Küçük Ankara’da yaptığı görüşmelerden ÖRP’nin UBP’ye katılması yönünde ciddi bir destek almış.

Bu destek o denli büyükmüş ki ÖRP’ye etkili bir bakanlık verilmesi yönünde ‘öneri’ de yapılmış.

Hatta Maliye Bakanlığı’nın ÖRP’ye verilmesi için bile söz kesilmiş.”

İddia kendi içinde tutarlı görünüyor.

ÖRP’nin AKP ile ilişkilerini ustaca sürdürdüğü siyasi çevrelerce de takip ediliyor.

Böyle bir önerinin yapılmış olabileceği ihtimal dahilinde…

Şimdilik bunun gerçekleşme ihtimali yok gibi.

Şöyle ki; geçtiğimiz haftalarda UBP Parti Meclisi’nde konu gündeme gelmeden kapanmıştı.

Ancak kurultaydan sonra eğer Küçük başkan olursa yeniden gündeme gelebilir.

Ya UBP-ÖRP koalisyonu kurulur, ya da ÖRP UBP’ye geçer…

Koalisyon daha mantıklı görünüyor.

                                                                      * * *

İkinci iddia ve senaryo ise daha ilginç:

 “İrsen Küçük yeni dönemde önemli yasada nisap sorununu bahane ederek ciddi bir kriz yaratacak. Bu krizde bizzat yönetici de kendi olacağından krizi toparlamak da kendine düşecek. Burada amaç Taçoy cephesi ile Hasipoğlu cephesini etkisiz hale getirmek. Bir nevi Eroğu’na karşı bir temizlik operasyonu yaratmak. Bu yolla ya ÖRP seçeneğini ya da ÖRP ile Tahsin Ertuğruloğlu ile koalisyonu gündeme getirmeye deneyecek olan Küçük’ün kısa vadeli siyasi ömür kazanma ihtimali yüksek…”

Bu iddia bence çok iddialı!..

Bir süre önce Meclis’te nisap sorununun yaşandığı gün Turgay Avcı’nın Ankara’da olduğu iddiasının dolaştığı bir ortamda Tahsin Ertuğruloğlu’nun da İstanbul’da kimi görüşmeler yapması iddiayı güçlendiriyor.

                                                                 * * *

Gelelim son iddiaya:

Yine siyasi kulislerde dolaşan iddiaya göre AKP, 2012 yılının sonunda bir seçim yaşanması için Kuzey Kıbrıs siyasetinde yeni gelişmeleri yaratacak. 

Ve zaten 2012 sonunda birçok hayati yasa da geçmiş olacak. Bu tepkilere bakıldığı zaman zaten UBP’nin bu yılı da atlatması zor göründüğü için bu iddia da kendi içince tutarlı görünüyor…

İşte böyle…

Siyasetimiz ve siyasetimizdeki değişiklikleri sağlayan “iddialar ve senaryolar”…

Bu bilgilerin hiçbiri salt doğru değil pek tabii.

Ancak kurultayda sonrası için perde gerisinde konuşulanlar da bunlar...

Eğer İrsen Küçük kazanırsa parti işçinde çalkantılar artacak, hatta bölünmeler olacak.

Gerçekleri ise yaşayıp göreceğiz.

 


 

Sahipsiz eylemler (!)

 

Aslında yeni değil…

Çok çok yıllar önceye dayanan bir ‘tepki’ biçimi bu…

Kıbrıs’ın kuzeyindeki adına “devlet” denen yapıya karşı çıkma, onu tanımama, ve tepki gösterme refleksi…

Bu refleks son 2 yılda çoğalmış görünüyor, fazlaca…

Hemen hemen her konunun siyasete bağlanması, vergi vermeme isyanları, gelip dolaşıp buna dayanıyor…

Adı konmamış “sivil itaatsizlik”ten bahsediyorum!..

Evet, Kıbrıs’ın kuzeyinde kökleri eskilere dayanan bir ‘eylem’ sürüyor.

Ve bu eylemin sahibi de yok.

Ne bir muhalefet partisi, ne de bir örgüt, vs…

Bizzat yurttaş tarafından sürdürülen bu eylem öyle bir günlük de değil…

Vardı, ve artarak da devam ediyor…

Birçok sohbette rastlamışsınızdır, şöyle cümlelere: “Bok yesin bu devlet, vermem be gennere vergi mergi!.. Ödemem 3 senedir seyrüseferi da aha!..”

UBP hükümetinin ve rejimin yurttaşta yarattığı isyan kendini bu şekilde su yüzüne çıkarıyor.

Yurttaş vergi vermeyerek, aracının seyrüsefer ruhsatını çıkarmayarak, kırmızı ışıkta geçerek, aracında kemer takmayarak, ehliyetini yenilemeyerek, günlük yaşam içinde hemen hemen her kuralı ihlal ederek devlete karşı eylem yapıyor.

O kadar aşırıya kaçıyor ki bu eylem, gün gelip “devletin” icraatlarını da “şüpheli” kılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1116 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler