1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KURTLAR ADASI KIBRIS
KURTLAR ADASI KIBRIS

KURTLAR ADASI KIBRIS

KKTC Meclis Kültür Komitesi Üyesi, CTP-BG Kültür Komitesi Başkanı ve Mağusa Milletvekili Dr. Arif Albayrak, hükümetin kültür ve turizme yaklaşım ve politikalarını eleştirdi: KÜLTÜR, TURİZM VE KURTLAR ADASI KIBRIS. PES DOĞRUSU! Son genel seçimlerden

A+A-

 

 

KKTC Meclis Kültür Komitesi Üyesi, CTP-BG Kültür Komitesi Başkanı ve Mağusa Milletvekili Dr. Arif Albayrak, hükümetin kültür ve turizme yaklaşım ve politikalarını eleştirdi:

 

 

KÜLTÜR, TURİZM VE KURTLAR ADASI KIBRIS.  PES DOĞRUSU!

 

 

Son genel seçimlerden bugüne kadar geçen sürede ülkemizde ekonomik, kültürel ve siyasi yaşama dair çok garip, ilginç, olumsuz ve alışılmadık gelişmeler oldu. Ve ne acıdır ki tüm bu parametreler aksini söylerken hükümet ettiğini iddia edenler çok başarılı olduklarını ısrarla tekrar etmektedirler.

Onlarca işyeri ardı ardına kapanırken binlerce insana da mahkeme kâğıtları gelmekte ve haciz çıkmaktadır. Gün geçmiyor ki zam kelimesi telaffuz edilmesin.  Çalışanın ve emeklinin maaşınız azaltılması, eşel mobil duyarsızlığı, bursların aylarca geriden ödenmesi, sayım paralarının hala ödenmemiş olması gibi birçok konu bu dönemin ne yazık ki gündemindedir. Bir de sıkılmadan ülkenin Maliye Bakanı ve Başbakanı ekonomiye dair büyük laflar etmekte ve alay edercesine toplumumuza bu gelişmeleri hissedip hissetmemelerini sormaktadırlar.  Ayrıca düzmece törenlerle de “körler sağırlar misali” Maliye ve Ekonomi Bakanları ödül almaktadırlar.

Muhalefet önerilerini dinlemeden adeta parmak zoruyla ve kavga ile geçirilen yasalar, Bakanlar Kurulu kararları, kanun hükmünde kararnameler hep halkımızın zararına gelişmeler içermektedir. Halkın malı olan hemen her şey özelleştirme ve yatırım şemsiyesi altında gizlenerek halkın elinden alınmak istenmektedir. İlgili yasa itirazlara rağmen Genel Kurulun gündemine geliyor. Toplumun doğasına ve çevresine ayni zamanda kültürüne uymayan Külliye yapımından Petrol Dolum Tesislerine kadar birçok anormal gelişmeye tanık oluyoruz hoyrat açıklamalarla. Diğer çevre felaketleri, zehirli ve kanserojen madde ve yiyecekler, arıtma tesislerinin kontrolsüz sızıntıları vb pek çok sorun halkın sağlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Buna ilave olarak izlenen nüfus ve vatandaşlık politikası ile ülkenin geldiği durakta yaşanan kimlik ve kültürel bunalımla ortaya çıkan sıkıntıları ve sosyal travmalara bağlı olarak yaşanan cürüm, tecavüz, intihar ve ölümleri düşünürsek vahameti bir kez daha anlarız.

1983 yılından beri tanınmasının hukuken mümkün olmayacağını bildiğimiz bir ülkeyi ısrarla tanıtmaya çalışıyoruz. Ancak hangi mantıkla ve anlayışla, hangi araçlar ve parametrelerle belli değil. 1 Temmuz 2012 durağı da yeni bir dönemecin olumsuz sinyallerini hedef gösterirken bilinçli olarak “ilhak” tartışmaları yaşatılıyor bu topluma. Aslında yaşadığımız coğrafyanın, kültürün, halkın veya siyasi yapılanmanın dış dünya ile temaslarını sıcak tutmak, kendimizi anlatmak, turizmimizi geliştirmek ve kültürümüzü tanıtmak ayrı bir konu başlığıdır ve çok önemlidir. Ne yazık ki bu önemli konuda da hükümet edenler sınıfta kalmıştır. Ülkeler arasındaki en önemli temas köprüleri hukukun elverdiği ölçüler içinde spor, turizm ve kültürdür. Kültürel tanıtım ve temaslar da kültür adamlarının etrafında ve önderliğinde döner. Bakanlıkların gezi maksatlı yurtdışı çıkışları, devlet bütçesinden sınırsız ve korkusuzca para harcamaları, tanıtım bütçesinden her yıl ayni çevrelerin ülkemize davetiyle olmuyor bu işler ne yazık ki.

Önce kendi ülkenin sanatçısına ve kültür adamlarına sahip çıkmak gerekiyor. Siz hükümetin böyle bir gündemi olduğunu görüyor musunuz? Bu konu ile ilgili hangi yasalar Meclis gündemine getirildi son dönemde? Kültür Derneklerine Yardım Tüzüğü dahi iki yıldır doğru dürüst çalıştırılmadı. Frankfurt Kitap Fuarına katılmadığımız halde 13.000 Euro’luk kira bedeli bu halka ödettirildi. Hollanda Turizm Fuarında yaşanan olumsuzlukları önümüzdeki Meclis birleşiminde belgeleri ile birlikte halkımızla paylaşacağız. İlgili Bakanlık ülkemizin hangi sanatçısına gerçek anlamda ve yürekten sahip çıktı, yardım etti, taltif etti veya ödüllendirdi? Ülkemizde çok değerli sanatçılarımızın kendi imkânları ile birbirinden değerli 3 tane sinema filmi çekildi. Bunlara yeterince ilgi gösterildiğine inanmak çok zor. Bunlar hangi ülkelerde gösterime girsin diye gayret gösterdi bu ülkeyi yönetenler? Çok izlenen bazı dizilerin işaret edildiği ülkelere hangi bağlantılar yapıldı veya hangi sergiler açıldı, hangi konserler verildi oralarda? Hal böyle iken ve yurtdışında bu ülkenin bağrından doğan onlarca kültür ve bilim adamı,  turizm uzmanı ve sanatçı varken ve onara bu ülkenin tanıtımı adına hiçbir destek düşünülmez ve hiçbir görev verilmezken Türkiye’de çok izlendiği iddiası ile bir dizinin başrol oyuncusuna “Kültür ve Turizm Ataşeliği” verilmesi son derece ilginç karşılanmıştır. Hukuk dışı ilişkiler üzerine kurgulanmış, yabancı düşmanlığının açıkça hissedildiği, silah adaletin temelidir felsefesine dayalı ve Türk-İslam sentezi üzerine oturan bir dizinin korkusuz ve ülkemizi hiç tanımayan kahramanı artık bu ülkenin kültür ataşesi. Uluslar arası üne sahip sanatçı dostlarımız bu konuda az bile söylediler. Bu düpedüz iş bilmezlik, kendi halkına saygısızlık ve bazı odaklara hoş görünmenin hafifliği olabilir ancak. Büyük iş yapılmış gibi de boy boy fotoğraflar, devlet törenleri ve büyük laflar da işin cabası. Ülkemizin siyasi geleceğini, hükümet politikalarını bu dizinin ileriki çekimlerinde üstü kapalı olsa da hep birlikte okuyacağız. Egemen olduğu iddia edilen bu ülkenin yakın geçmişteki ilhak tartışmalarına çekilmesi de rastlantı sanılmasın.  Bu ülkede yeterince kurt olduğunu biliyorduk, şimdi onların bir de vadisi oldu demek ki.  Bir de Çocuklar Duymasın dizisinden bahsediyor ilgili sayın bakan rating noktasında. Bereket versin ki dost ülkelerimizde Sex and the City en çok izlenen dizi değilmiş.

Halka karşı yapılan bu alay edercesine davranışların artık sonu gelmelidir. Elbette hepimiz bu halkın korunması gereken kimliğini ve kültürünü dünyaya taşımalı ve tanıtmalıyız. Ancak bunun yolu böyle ilkel yaklaşımlarla olmamalıdır. Kendi kültür adamlarımızdan fikir alarak doğru bir rota çizmemiz mümkündür. Ancak biz onlara değer verip fikirlerini alacağımıza, yardımlarını isteyeceğimize dönüp onlarla adeta alay ediyoruz. Kültür adına bu kültürsüzlüğü yapan ya da otur Arap, kalk Arap misali rolünü iyi oynayan yöneticilere yazıklar olsun.

 

Dr. Arif Albayrak

KKTC Meclis Kültür Komitesi Üyesi

CTP-BG Kültür Komitesi Başkanı ve Gazimağusa Milletvekili

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler