1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KURTARICI'
KURTARICI

'KURTARICI'

Bütün kutsal metinlerde, insanoğlunun büyük belalar ve felaketlerle sarsılıp toplumsal çöküşün eşiğine geldiği dönemlerde umut olarak ortaya çıkan “kurtarıcı”lardan söz edilir. İslam inanışında Mehdi olarak da adlandırılan “Kurtarıcı&#

A+A-

 

 

 

Bütün kutsal metinlerde, insanoğlunun büyük belalar ve felaketlerle sarsılıp toplumsal çöküşün eşiğine geldiği dönemlerde umut olarak ortaya çıkan “kurtarıcı”lardan söz edilir.

İslam inanışında Mehdi olarak da adlandırılan “Kurtarıcı”nın; tam da toplumun çöküş, yozlaşma ve tükenişin sınırlarında dolaştığı sırada ortaya çıkacağı var sayılır.

“İslam’daki kurtarıcı fikri de, kökeni diğer büyük din ve kültürlerin mirasıyla paylaşılan önemli bir inançtır. Ancak kavramı ifade eden kelimeler din ve dillere göre değişkenlik arz etmektedir. Mesela ilkel din mensuplarından sayılan Yeni Gine yerlileri ahir zamanda geleceğini bekledikleri kurtarıcılarının Mensren olduğunu söylerler. Yahudilik ve Hristiyanlık’ta Mehdi kavramını ifade eden kelime Mesih, Hinduizm’de Kalki, Budizm’de Maitraya, Eski Mısır’da Ameni’dir. (…) Moğollar, mezarına kurbanlar adanan Cengiz Han’ın Moğolları Çin esaretinden kurtarmak üzere 8 veya 9 yüzyıl sonra tekrar dünyaya döneceğine inanmışlardır. 

Beklenen kurtarıcı düşüncesi, kendilerine yapılan zulmü engellemeyen düşkünler ideolojisini içerir. Ezilen kitleler, olumsuzlukları değiştirmede başarısız kaldıklarına inanmaları durumunda kendilerini karanlıktan aydınlığa çıkarıp zalimlerden intikamlarını alacak ve yaşadıkları bozuk toplumsal yapıyı değiştirecek manevi bir güç olarak Mehdi’yi daima beklemişlerdir” (1)

“Kurtarıcı” odur ki, büyük bir felaket, işgal, yozlaşma ortamında “kurtuluşun sırrına vâkıf” olduğunu söyleyerek ortaya çıkar ve kurtuluşa (felaha/selamete) ulaşmak isteyenlere kendi etrafında toparlanması çağrısında bulunur. Mütevazı bir görüntü ile umutsuzların gönlünü cezbedecek sihirli kurtuluş sözcükleri birleştiğinde, kendisine iman edecek müridler bulmakta zorlanmaz.

Tarih boyunca Mesih, Mehdi olduklarına bir grup insanı inandırmayı başarmış çok sayıda sahte “kurtarıcı”nın çıktığı bilinir. Bunlardan bazılarının samimiyetle “Mehdi” olduklarına inanmış olsalar da çoğunun, bir kurtarıcı arayışındaki “umutsuzları” düş kırıklığına uğratan hayal tacirlerinden başka bir şey olmadıkları anlaşılmıştır.

Ve yine tarih boyunca kimileri “kurtarıcı” peşinde oradan oraya savrulurken, kimileri de herşeye rağmen sabır ve kararlılıkla mücadelesine devam etmiş, toplumu maceralar ve maceracıların yıkıcı etkilerinden kurtarmaya çaba göstermiştir.

Sizi bilmem ama ben somut politik programlara inanırım; kurtarıcılar ve onların altı doldurulmamış soyut umutlarına değil…

Hele ki çağrı, yakınılan felaketin bizzat sorumlusu olan firavunun sarayından çıkmış “kurtarıcılardan” geliyorsa…

İsrail oğullarının hikâyesi malum… Bir 40 yıl daha çöllerde helak olup, bin yıl tespih tanesi gibi dağılmak ta var işin içinde…

Sorarlar adama… Felaketi pişiren de sen, şimdi kurtuluş çağrısı yapan da sen… Bizi kim kurtarsın peki senden?

 

 

(1) “Mehdi düşüncesinin itikadileşmesi üzerine” Cemil Hakyemez, Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2004/1, Cilt 3, Sayı 5, S. 127-144

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1091 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler