1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemek, tek kelimeyle skandaldır…”
“Kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemek, tek kelimeyle skandaldır…”

“Kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemek, tek kelimeyle skandaldır…”

YENİDÜZEN’e konuşan Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Politikalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen, UBP’li bakanların AKP’nin Lefkoşa’daki mitinginde kürsüye çıkıp referandum için oy istemelerini “skandal” olarak nitelendirdi

A+A-

Ödül AŞIK ÜLKER

Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Politikalar Merkezi Başkanı, İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sözen, Kıbrıs Türk hükümet yetkililerinin, bakanların AKP’nin Lefkoşa’daki mitinginde kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemelerini “skandal” olarak nitelendirdi.

   Prof. Dr. Ahmet Sözen, “Dünyanın başka neresinde böyle bir şey görülür? Acaba 82’nci il olunca, AKP adayı mı olacaklar? Ona mı hazırlık yapıyorlar? Şaka bir yana, Kıbrıslı Türklerle, Türkiyeli Türkler arasındaki yakın akrabalık ilişkilerini biliyoruz ama günün sonunda siz ‘iki farklı devletiz’ derken, bir devletin bakanının başka bir devletin referandumuna taraf olması skandaldır” diye konuştu.  

“Kıbrıs Türk hükümet yetkililerinin veya herhangi bir partinin milletvekilinin, bakanların gidip böyle bir kampanyada yer almaları bir yana, kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemeleri, tek kelimeyle skandaldır. Dünyanın başka neresinde böyle bir şey görülür?”

   “Türkiye’nin dünyanın birçok yerlerinde büyük bir diasporası var” diyen Prof. Dr. Sözen, Türkiyeli siyasilerin Türkiye dışında, Almanya, Hollanda gibi ülkelerde referandum kampanyası yapmasında büyük bir sakınca görmediğini kaydetti.

   Prof. Dr. Sözen, “Türkiye’de okumuş, yaşamış, çalışmış ve Türkiye’yi çok seven biri olarak” Türkiye’nin iyiye gitmediğini “içi acıyarak” söylediğini belirterek, “Özellikle darbe girişiminden sonra, olağanüstü halin bir dönem devam etmesini, bir yere kadar, kabul edilebilir görüyorum. Ama gerçek anlamda demokrat iseniz, demokrasiye, insan haklarına gerçek anlamda saygı duyan biriyseniz, bugün Türkiye’de, ikinci defa olağanüstü halin devam etmesi ve olağanüstü hal devam ederken, bu kadar ciddi bir anayasa değişikliği yapılması ne demokrasiyle, ne de meşruiyetle açıklanabilir. O yüzden de maalesef Türkiye’de yaşananlar çok vahim” diye konuştu.

“Acaba 82’nci il olunca, AKP adayı mı olacaklar? Ona mı hazırlık yapıyorlar? Şaka bir yana, Kıbrıslı Türklerle, Türkiyeli Türkler arasındaki yakın akrabalık ilişkilerini biliyoruz ama günün sonunda siz ‘iki farklı devletiz’ derken, bir devletin bakanının başka bir devletin referandumuna taraf olması skandaldır”

“82’nci il olunca, AKP adayı mı olacaklar?”

  • Soru: Türkiye’deki referanduma bir ay kaldı. AKP Lefkoşa’da bir miting yaptı. Böyle bir miting yapılmasını ve Kıbrıs’taki bazı siyasilerin, özellikle iktidar partisinin bazı bakanlarının, milletvekillerinin mitinge katılıp taraf olmasını nasıl değerlendirirsiniz?
  • Prof. Dr. Sözen: Türkiye’nin dünyanın birçok yerlerinde büyük bir diasporası var. O yüzden Türkiyeli siyasilerin Türkiye dışında, Almanya, Hollanda gibi ülkelerde referandum kampanyası yapmasında ben büyük bir sakınca görmüyorum. Özellikle o ülkenin demokratik koşulları içinde, barışçıl, medeni bir şekilde bu yapıldıktan sonra bir sıkıntı yoktur. Çünkü Almanya’da da, Hollanda’da da, Danimarka’da da çok sayıda Türk yaşıyor ve oy verme hakları var. Türkiye’deki siyasilerin de bunlardan oy isteme hakları vardır. Ancak Kıbrıs Türk hükümet yetkililerinin veya herhangi bir partinin milletvekilinin, bakanların gidip böyle bir kampanyada yer almaları bir yana, kürsüye çıkıp başka bir ülkedeki referandum için oy istemeleri, tek kelimeyle skandaldır. Dünyanın başka neresinde böyle bir şey görülür? Acaba 82’nci il olunca, AKP adayı mı olacaklar? Ona mı hazırlık yapıyorlar? Şaka bir yana, Kıbrıslı Türklerle, Türkiyeli Türkler arasındaki yakın akrabalık ilişkilerini biliyoruz ama günün sonunda siz “iki farklı devletiz” derken, bir devletin bakanının başka bir devletin referandumuna taraf olması skandaldır.

“Türkiye’nin dünyanın birçok yerlerinde büyük bir diasporası var. O yüzden Türkiyeli siyasilerin Türkiye dışında, Almanya, Hollanda gibi ülkelerde referandum kampanyası yapmasında ben büyük bir sakınca görmüyorum. Özellikle o ülkenin demokratik koşulları içinde, barışçıl, medeni bir şekilde bu yapıldıktan sonra bir sıkıntı yoktur”

“Bunlar Türkiye’nin iyi günleri, maalesef”

  • Soru: Türkiye’nin Hollanda ile yaşadığı sorun, Almanya ile yaşananlar, Türkiye-AB ilişkilerine baktığınızda, Türkiye nereye gidiyor?
  • Prof. Dr. Sözen: İyi bir yere gitmediği kesin. 2015 Haziran’da Türkiye’deki seçimlerde AKP tek başına iktidar olamamıştı, bir müddet sonra, Kasım seçimleri yapılmıştı. O dönemden beri söylüyorum, bunlar Türkiye’nin iyi günleri, maalesef. Türkiye’de okumuş, yaşamış, çalışmış ve Türkiye’yi çok seven biri olarak bunları içim acıyarak söylüyorum, maalesef bunlar Türkiye’nin iyi günleri. Ben bunu 1.5 yıldır söylüyorum. O yüzden, özellikle darbe girişiminden sonra, olağanüstü halin bir dönem devam etmesini, bir yere kadar, kabul edilebilir görüyorum. Ama gerçek anlamda demokrat iseniz, demokrasiye, insan haklarına gerçek anlamda saygı duyan biriyseniz, bugün Türkiye’de, ikinci defa olağanüstü halin devam etmesi ve olağanüstü hal devam ederken, bu kadar ciddi bir anayasa değişikliği yapılması ne demokrasiyle, ne de meşruiyetle açıklanabilir. O yüzden de maalesef Türkiye’de yaşananlar çok vahim.
    Hollanda ile yaşananlara gelince, Hollanda’nın bir yerel yetkilisinin y, sonra uçuş izinlerinin iptal edilmesi diplomatik teamüllere aykırı şeylerdir. Türkiye’deki OHAL ve insan haklarının ihlallerine Hollanda gibi ülkelerin verdiği belki fazla, orantısız tepkidir. Ancak özellikle hükümet yetkililerinin içine girdikleri durum ve kullandıkları dile baktığınız zaman, diplomasi alanında tahsil yapmış birisi olarak, bunları hazmetmekte, anlamakta zorlanıyorum. Seviyenin bu kadar gayri-diplomatik bir şekle bürünmesi çok hazin.

“Erdoğan’da güç kirlenmesi var”

  • Soru: Türkiye-AB ilişkilerinde bundan sonrasında nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?
  • Prof. Dr. Sözen: Uzun bir süre Türkiye-AB ilişkilerinin normalleşeceğini düşünmüyorum. En azından görünen bu. Kimisi “Türkiye’de milliyetçilik yükseliyor, anayasa referandumuna hükümet ve cumhurbaşkanı bunu bilerek pompalıyor, bunun oy getireceğini düşünüyorlar, referandumdan sonra normalleşme yaşayacaklar. Aksi takdirde Türkiye ekonomisi, özellikle en büyük ticari ortağı olan AB ile sıkıntı yaşayacak ve bu da Türkiye ekonomisine darbe vuracak” diye düşünüyor. Ama bu bir teori, böyle olacak mı emin değilim çünkü gerçekten Türkiye’de, özellikle iktidarda ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’da, güç kirlenmesi var. Siyaset biliminde çok klasik bir söylem vardır, “güç kirletir, mutlak güç mutlak kirletir”. 15 yıllık iktidar döneminden sonra, sanıyorum özellikle onuncu yıldan itibaren bir güç kirlenmesi var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresinde kendisine daha rasyonel, daha aklı-selimi korkmadan söyleyecek insan kalmadı. O yüzden de Erdoğan farklı bir boyuttadır ve dolayısıyla Erdoğan’ın verdiği kararlarla da Türkiye farklı bir boyuttadır. Bu boyuttan çıkıp normal dünyaya inebilecek mi? Büyük bir soru işareti...

“‘Hayır’ çıkarsa, belki bir umut ışığı belirir ama...”

  • Soru: Bir de referandumdan “evet” çıkarsa...
  • Prof. Dr. Sözen: Referandumda “evet” veya “hayır” çıkması bence çok büyük fark etmeyecektir. Çünkü Mayıs 2015’te gördük, çıkan sonuç beğenilmedi, milliyetçilik pompalandı, silahlar patladı, sonuçta Kasım 2015’te “istenen sonuç” alındı. O yüzden de benzer bir senaryo olabilir. “Hayır” çıkarsa, Türkiye’de belki bir umut ışığı belirir ama yine kısa süre sonra, 3-4 ay sonra referandumun tekrarlanacağı bir süreci yaşayabiliriz. Önemli olan referandumdan ne çıkacağı değil, esas Türkiye’nin şu anda girdiği boyuttan ne zaman ve nasıl çıkacağıdır.

 

Bu haber toplam 2786 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler