1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kurşunlama skandalı
Kurşunlama skandalı

Kurşunlama skandalı

Ülkede asayiş hiç de berkemal değil. Bir gazete 4 ay içinde iki defa kurşunlanabiliyorsa eğer, bu ülkede ‘güvenlik’ yok demektir bu!.. Hırsızlık, tevacüz, soygun, adam kaçırma, dolandırıcılık, sahtekarlık gibi adi suçların zaten haddi hesabı y

A+A-


Kurşunlama skandalı


Ülkede asayiş hiç de berkemal değil.
Bir gazete 4 ay içinde iki defa kurşunlanabiliyorsa eğer, bu ülkede ‘güvenlik’ yok demektir bu!..
Hırsızlık, tevacüz, soygun, adam kaçırma, dolandırıcılık, sahtekarlık gibi adi suçların zaten haddi hesabı yok...
Birinci Cumhurbaşkanı Denktaş’ın önerisi bile artık geçerli değil...
Artık her evde bir köpek beslemekle de engelelenmiyor çünkü bu tür olaylar...
İnsanlar can ve mal güvenlikleri olmadığını düşünüyor ve hiç de haksız değiller.
**
Afrika gazetesinin kurşunlanmasına bakın lütfen...
Tam bir skandal!..
Şubat ayındaki de...
Pazar günü yapılan da...
Elçilik-meclis arasındaki Afrika gazetesi binasında ilk kurşunlama sırasında bütün kameralar ‘bozuk’ çıkmıştı.
Hepsi birden bozulmuştu mübareklerin!..
Gören, duyan da olmamıştı binaya ellerini kollarını ve silahını sallayarak giren zanlıyı...
Daha da gariptir ki, çıkarken de gören olmamıştı!..
Ertesi gün Ercan’da orta yere bir tabanca bırakılmıştı. ‘Herkes görebilsin’ diye, belli...
Tabancanın sahibinin uçağa binip gittiği söylenmiş, burada ‘işbirlikçisi’ diye bulunanlar da kısa sürede salıverilmişti.
Kurşunlama olayı hakkında bir yığın iddia ortaya atıldı, hepsi havada kaldı.
Olayın ilk an sanıldığı gibi ‘siyasi’ olmadığı, o günlerde yapılan ‘toplumsal varoluş mitingleri’yle alakası bulunmadığı, ‘çete işi’ olduğu söylendi, yazıldı, ama olay aydınlanmadı.
**
4 ay sonra bir başka adam, yine aynı kapıyı çaldı ve Ali Osman Tabak canını son anda kurtardı!..
Adam kim?
Adı Mustafa Yalçın...
Meğer 15 gün önce gazeteye gidip Şener Levent’e “Sizi öldürmek için görevlendirildim, ama vazgeçtim” demiş.
Levent de bunu gazeteye yazmış, adamın resimlerini de basmış.
Uçak biletini de Afrika gazetesi kesip, Mustafa Yalçın’ı Türkiye’ye göndermiş.
Ve 15 gün sonra çıkagelmiş, kurşun sıkmış, vuramamış.
Gazete yöneticileri adamın resmini polise vermişler hemen...
Kaçmak yerine Dereboyu’nda, Afrika’nın 200 metre uzağında dolanan Mustafa Yalçın kıskıvrak yakalanmış.
**
Bu hikayede çok sayıda ‘karanlık nokta’ var.
Tüyler ürpertecek cinsten kara delikler bunlar...
Mesela şu sorular geliyor akla

·        15 gün önce “cinayete teşebbüs” iddiasıyla gazetede ismi, cismi çıkan bir adam tekrar bu ülkeye nasıl gelebiliyor?

·        Farklı bir kimlik veya pasaport kullanmış olsa bile, resmi belli olduğuna göre, bu kadar kısa süre içinde tekrar giriş yaparken güvenlik bunu nasıl atlıyor?

·        Şener Levent’in 19 Haziran tarihli yayında anlattıklarını polis ‘suç duyurusu’ olarak neden kabul etmiyor? Ettiyse eğer, bu konuda neler yapıldı ve yapılıyor?

·        Polis, 19 Haziran tarihli yayından sonra “Beni öldürmeye geldi” dediği Mustafa Yalçın’la ilgili Şener Levent’ten ifade istedi mi? İstediyse eğer, neler yapıldı?

·        Ve en ürkütücü soru da şu galiba: 15 gün önce gazetede adı ve resmi çıkmış bir şahıs, KKTC’ye girmeyi bir yana bırakın, silah ve mermiye nasıl bu kadar kolay sahip olabiliyor?

**
Bu ülkede can ve mal güvenliği olmadığı kanısı gittikçe yayılırken, bu sorulara kimseciklerin yanıt vermeyeceğini, konunun bir süre sonra unuttulacağını bilmek de ayrı bir acı veriyor insana...
Hepimize geçmiş olsun!..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 675 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler