1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Kumarcılar mı Hımarcılar mı!
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

Kumarcılar mı Hımarcılar mı!

A+A-

 

Kumarcılar Hanı’nın restoresinin bitip Şubat sonu açılması beklenirken Turizm Bakanı Sucuoğlu, bundan böyle Han’ın adıyla ilgili ‘Hımarcılar Hanı’ adını telaffuz etmeye başladı. Hımar sözcüğü Osmanlıca bir sözcük… Sözlükten aradığınızda bir anlamı ‘başörtüsü’ olurken, diğer adı ise ‘eşek’ anlamına geliyor. Han’ın adının tartışmasını gördüğüm kadarıyla araştırmacı sevgili duayen abimiz Tuncer Bağışkan başlattı.

Sosyal medyada Han’ın geçmişini paylaştı önce Tuncer Bağışkan, şunları söyledi;
“Hanın adının halka mal olmuş ve eski kayıtlarda girmiş şekliyle telaffuz edilmesi doğru olan bir yaklaşım şeklidir. Hanın 1800'lü yılların (XIX. yüzyıl) ilk çeyreğinde Derviş Paşa'nın kardeşi Fuat Tüccarbaşı tarafından yapıldığı bilinmektedir. 1882 yılında çizilen bir Lefkoşa haritasında Han’ın adından "Kuchuk Khan” (KÜÇÜK HAN) olarak söz edilmiştir. 1872 yılında Lefkoşa'ya gelen Avusturya Arşidükü Louis Salvador ile diğer İngiliz kaynakları Han’dan "Kumarcılar Hanı" olarak sözetmiştir ki bu ad 144 yıl boyunca kullanılarak günümüze kadar gelmiştir. 1918 yılında Eski Eserler Dairesi Müdürü olan George Jeffery ile 1936 yılında "Historic Cyprus" adlı kitabı yayınlayan Rupert Gunnis Han’ın adından "Gezginci Çalgıcılar Hanı" olarak söz etmişlerdir. Nitekim yakın geçmişimizde sünnet ile düğün törenlerinde çalgıcı olarak katılan çalgıcıların buradaki asmalı kahvehaneye oturup müşteri bekledikleri şimdi bile anımsanmaktadır. Ancak ‘Hımarcılar Hanı’ halk tarafından hiçbir şekilde telaffuz edilmediği bilinmektedir. Han’ın adının ‘Hımarcılar’ olabileceği ilk kez yaklaşık 10-15 yıl önce Mustafa Haşim Altan tarafından telaffuz edilmiştir. Kendisine kaynak sorduğum zaman ise herhangi bir kaynak olmadığını, ancak bir kitapta yazacaksam kendi adını kaynak olarak yazabileceğimi söylemiştir. Dolayısıyla Han’ın adının hiçbir kaynakta yer almayan ‘Hımarcılar Hanı’ olarak değiştirilmesi bir yanlıştan başka bir şey değildir. Eğer ille de Osmanlı’ya leke sürmemek için Han’ın adı değiştirilecekse adının yapımcısından dolayı ‘Tüccarbaşı Hanı’ veya ‘Seyyar Çalgıcılar Hanı’ olarak değiştirilmesini, ya da 144 yıl süreyle kullanıldığı şekliyle ‘Kumarcılar Hanı’ olarak kalmasını daha uygun görmekteyim.”

Bu paylaşımdan sonra farklı görüşler de tartışıldı. FEMA da, ‘başörtüsü’ anlamına gelen ‘hımar’ sözcüğünün kullanılmasının AKP’nin İslamlaştırma politikasının bir sonucu olduğunu iddia etti.

Tuncer Bağışkan abimiz ise geçtiğimiz gün araştırmalarına bir bilgi daha ekledi; “İngiliz yazarlar ile evkaf arşivi ise Han’ın adının ‘Kumarcılar Hanı’, ‘Küçük Han’ ve ‘Gezginci Çalgıcılar Hanı’ olduğunu yazdılar. Daha sonra yaptığım araştırmalarda ‘Hımarcılar’ diye olan iddianın sadece sahibinin iddiası olduğunu ve Lefkoşalıların Han’ı hiçbir zaman ‘Hımarcılar’ olarak duymadıkları bilgilerini aldım. Geçen gün ise evimi arayan bir kişi Han’a ‘Hımarcılar’ denmiş olabileceğini iddia etti. İddiası da eskiden bu Han’da Perşembe günü köylerinden gelen köylüler konaklar ve mallarını satınca aynı gün köylerine geri dönerlermiş. Bu köylüler ile Lefkoşalılar arasında her daima bir sürtüşme varmış. Çok eskiden genç köylülerin ilk karıları eşeklermiş.

Dolayısıyla Lefkoşalılar köylüleri incitmek için onlara Hımarın karşılığı olan "Eşekci" veya "eşekciler" derlermiş!!! Bu nedenle sadece köylülerin kaldığı bu Han’a, köylüleri incitmek isteyen Lefkoşalılar tarafından "Eşekciler Hanı" denmiş olabileceği varsayımını da öğrenmiş olduk. Sanırım 144 yıldır Kumarcılar Hanı olarak bilinen Han’ın adı Eşekciler (Hımarcılar) hanı olarak değiştirilirse, yukarda anlattığım iddia da mutlaka gündeme gelecektir.”

Bağışkan sonradan bir ek bilgiye daha ulaştı; Şu anda Evkaf Arşivi’nde Şeri Mahkeme kayıtlarına göre 1804-1836 yılları arasında 3 ayrı defterde Han’dan ‘Kumarcı Hanı’ olarak sözediliyormuş. Yani 144 değil, 212 yıl boyunca Han’ın adı Kumarcı ve Kumarcılar olarak isimlendirilmiş.

Tuncer Bağışkan’ın bu araştırmaları Han’a isim arayışlarına bir yanıt olur düşüncesindeyim ancak şunu da eklemek isterim; Ülkemizin dört yanında açılan kumarhaneler varken, ülkemiz ‘kumar turizmi’ yaparken, “en iyi kumar bizde” diyerek turist çekmeye çalışırken 144 yıllık Kumarcılar Hanı isminden neden rahatsız olduk anlamak zor!

------------------------------------------------------------------------

Paranoya

Paranoya içinde yaşıyor olduk. Bunda da haksız değiliz. Her paketi, her çantayı artık potansiyel bomba olarak görür olduk. Türkiye’de, dünyada ve de ülkemizde yaşadığımız benzer bomba olayları herhangi bir yerde gördüğümüz bir pakete, bir çantaya “acaba içinde bomba mı var” şeklinde kuşkuyla bakmamıza neden oluyor artık... Örneğin artık biraz uzakta kalan o kalabalık mitinglerimizde bulunan bombadan, yakın zamanda Asal Şube önünde, çöp tenekesi içindeki dinamitten ve de Türkiye’de patlayan canlı bombalardan, giden canlardan sonra yaşanan gerginlikler, korkular, üzüntüler paranoyayı da beraberinde getirdi. Mevlevi Tekke önünde unutulan çantayı ‘bomba’ olarak görmek çok da haksız olmayan bir paranoya gelişiminin örneği… Yakın coğrafyamızda geliştirilen yanlış politikalar nedeniyle bu coğrafyada yaşayan biz de nasibimizi bu şekilde alıyoruz. Nasıl mı biter bu gelişmeler? Bilemiyorum.

------------------------------------------------------------------------

BİR SORU

Etkin görev!

Ekonomi Bakanı Sunat Atun, “Suyun dağıtım ve tahsilatı özelde, denetimi ise devlette olacak” diye konuştu. Yendüzen’in de yayınladığı su taslağında Belediyeler’e etkin görev verileceği yazılıyor… Benim anlamadığım dağıtımın da tahsilatın da özel şirkette olacağı bir çalışma sisteminde Belediyeler’in etkin katılımı ne çerçevede olacak? Sonradan kurulacak Su Kurumu’nda belediyelerin bir temsilcisinin olması mı yoksa başka şeyler var mı?

----------------------------------------------------------------------------

BANA GÖRE

Enflasyon oranı

Devlet Planlama Örgütü, Ocak ayı hayat pahalılığı oranını %0.47 olarak verdi. Bir önceki aya göre 226 maddenin ortalama fiyatında artış, 101 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş saptamış. Artışlar salatalık, biber, maydanoz gibi ürünlerde olurken, düşüş ise piyango biletleri ve uçak ücretlerinde yaşanmış. İyi de düşüşlerin olduğu şeyler insanın tercihine kalmış ürünler veya mallar… Artış kategorisindekiler ise her eve giren ürünler… Bana göre artış ve düşüş kategorilerindeki mallar enflasyon oranını doğru verebilecek şekilde planlanmamış.

-----------------------------------------------------------

"Unutma ki ağzında bal olan arının, kuyruğunda da iğnesi vardır."
John Lyly

Bu yazı toplam 1345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar