1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Küçük’e ağır darbe…
Küçük’e ağır darbe…

Küçük’e ağır darbe…

21 Ekim Kurultayı’na giderken, Başkan İrsen Küçük Mağusa’da ağır bir darbe aldı. Mağusa’da yapılan örgüt seçimlerinde, Kaşif’e karşı üstünlük sağlayamayan Küçük’ün en yakın çalışma arkadaşları da seçim kaybetti. Geçtiğimiz

A+A-

 

 

21 Ekim Kurultayı’na giderken, Başkan İrsen Küçük Mağusa’da ağır bir darbe aldı. Mağusa’da yapılan örgüt seçimlerinde, Kaşif’e karşı üstünlük sağlayamayan Küçük’ün en yakın çalışma arkadaşları da seçim kaybetti.

Geçtiğimiz gün yapılan Gazimağusa Dumlupınar Örgüt seçiminde, Küçük’e yakınlığı ile bilinen UBP Parti Meclisi Üyesi de olan Teoman Kuran’ın  ve Ersoy İnce’nin seçimden mağlup çıkması Küçük’e ağır bir darbe oldu.

Bugüne kadar Mağusa’da bir üstünlük sağlamayı başaramayan Küçük, hem Ahmet Kaşif’in hem de Eroğlu ailesinin üstünlüğü karşısında bir mağlubiyet daha aldı.

 


 

‘Forsludur o araba!..’

 

Girneli bir vatandaş arıyor, sinirden konuşamıyor, şahit olduğu olayı biran önce söylemek istiyor, isyan ediyor, tepkili sözlerine başlıyor:

 “Geçen gün benimde bulunduğum bir ortamda şahit olduğum bir olayı size aktarmak istiyorum. Belki okurlar da insanlara nasıl davrandıklarını görürler. UBP’li milletvekili Mehmet Arif Tancer’in de bulunduğu bir ortamda, kapıdan bir genç girdi, yolun içerisinde  bir aracın durduğunu ve trafiği engellediğini ve ‘lütfen’ çekilmesini istediğini söyledi. Kimseden ses çıkmayınca, Tancer, genç kişinin yüzüne dahi bakmadan, ‘O araba forslu olabilir’ yanıtını  verdi. Oradaki insanlarla birlikte Tancer’in bu cevabı karşısında kala kaldık. Genç tekrardan trafiğin tıkandığını aracın çekilmesi gerektiğini söyledi, Tancer yine aynı cevabı verdi. Şimdi soruyorum, bir milletvekili böyle duyarsız davranabilir mi? Arabası ‘forsludur’ diye trafik kurallarını hiçe sayabilir mi?”

 


 

 

DP ‘Geliyoruz’…

 

Demokrat Parti, ‘Geliyoruz’ sloganı ile yola çıktı. DP 20. kuruluş yıldönümünü kutlamak ve ülkede var olan sorunlara çözüm üreten projelerini kamuoyuyla paylaşmak üzere tüm halkı 1 Eylül’de Atatürk Meydanı’na davet etti.

Bu bağlamda 1 Eylül Cumartesi günü basın ile bir araya gelecek Denktaş… Basını bilgilendirecek.

Akşamı ise Atatürk Meydanı’nda yapılacak şölenle hem DP’nin 20’nci yılı kutlanacak hem de projeler halkla paylaşılacak. Gecede Türkiye sanatçısı Hande Yener’de sahne alacak.

Ama 1 Eylül öncesinde DP’liler bir yandan ‘sabredin geliyoruz’ broşürlerini dağıtırken, bir yandan da Serdar Denktaş’ın ‘geliyoruz’ pankartları billboardlarda yerini aldı.

 

 

 


 

Kurultay öncesinde iki tarafın şansı eşitleniyor mu?

 

“Sıradan vatandaşlarla yaptığım sohbetlerde de;

Yakın zamana kadar İrsen Bey lehinde ağır basan kurultay terazisinin “Saray” kefesinde;

 Son örgüt kongreleri ve DLG seçimlerinin de ışığında, dengeyi zorlayacak bir ağırlık oluşmaya başladığı izlenimini edindim.

Belki “Kâşif Bey’in zaten ağırlıkta olduğu bölgelerdeki örgütlerdir bunlar” diyebilir birileri…

Ama işte “sürprizler” de çıkıyor arada ve bu “sürprizler” devam ettiği takdirde;

İrsen Bey de kurultayda sürprizle karşılaşabilir.

İrsen Bey, teşkilatçı, sabırlı ve “ikna edici” birtakım yetenekleriyle “one man army”;

Yani “tek kişilik ordu” gibi çalışabilir.

Lakin “kadro derinliği” ve “stratejik hamleler” konusunda birtakım zafiyetler yaşadığı da anlaşılıyor.

Üstelik rakibinin arkasındaki güç olan “Saray”ın;

 “Her türlü seçime organize olma ve bu doğrultuda kadro oluşturmaktaki” ününü bilmeyen yok…

İzliyoruz…

 Şartlar eşitleniyor;

İş dengeye geliyor gibi…

 “Denge” de, bu aşamada İrsen Bey’in hiç duymak istemediği bir kelime…”

 

ALİ TEKMAN

 


 

Mahcubiyet içinde olması gereken, Kimler?

 

“Sn. Büyük elçi, Kıbrıs Türk halkına Türkiye hükümetleri kaynaklı yönlendirmelerin yıllardan beri acılar yaşattığını, iflasa sürüklediğini ve umutsuzluğa neden olup insanımızı yurdundan kopardığını söyleyebilir mi?

Her gün birçok insanın ödeme dengesini kaybettiğini.

Mahkemelerde süründüğünü, bileşik faizler altında yok olduğunu, mazbatalardan dolayı hapse düştüğünü söyleyebilir mi? Açıklayabilir mi?.

Bu uygulamalar Türkiye de çağdaş insan haklarına uygun hale getirilirken burada neden hükümetlere önerilmez?

Türkiye de eşit işe eşit maaş uygulaması başladı diye övünçle bahsedilirken, Bu ada da neden ortadan kaldırılır?

Türkiye de gelirsiz insan kalmayacak, asgari ücretler yükseltilirken bura da neden ele alınmaz? ellenmesine izin verilmez?”

 

TAHSİN MERTEKÇİ

 


 

“Arazi mafyası olanları da tanıdık”

 

“Devlet kimin için var?

Yada kamu yararı mı, kişisel yararlar mı?

Bu ikilemi bize yaşatan o kadar çok olayla karşılaşıyoruz ki, ne sonu geliyor nede bir sonun gelmesi bekleniyor.

Daha öncede yazdım.

Bu halk yıllarca kendi yöneteceği bir devlet için mücadele verdi.

Ama mücadele ile kurulan bu devlet sadece yönetenlerin oldu.”

 

 ERÇİN ŞAHMARAN

 


 

 

“ Salih Boyacı’ya verilen cezayı az Asil Nadir verileni faza bulduk bu nasıl oldu?”

Ferdi Sabit SOYER’in profilinden

***

“Mezarları gösterişli yapacağımıza, hayır kurumlarına bağışta bulunsak sevap gazanmış ve doğru bir iş yapmış oluruz, dinimizde gösteriş yoktur!”

Ahmet SAYDAM’ın profilinden

 


 

“TC hükümetlerinin dayattığı liberal politikalar sonucunda devletin vermekte olduğu sağlık hizmetlerini özel sektöre devretme politikaları, özellikle son UBP hükümeti döneminde adres de göstererek bir özel hastaneye peşkeş çekme politikasına dönüştü”

 

Erol ŞEHERLİOĞLU (Tıp-İş Başkanı)

 

 


 

 

FOTO YORUM

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1060 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler