1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Küçük’ ve ‘büyük’
‘Küçük’ ve ‘büyük’

‘Küçük’ ve ‘büyük’

Başbakan İrsen Küçük, “polis görevini yaptı” dedi. Hangi konuda? Polisin orantısız güç uygulaması konusunda… Ne zaman? Erdoğan’ın 20 Temmuz nedeniyle buraya yaptığı ziyaret sırasında… Neler oldu? Sendikal Platform üyele

A+A-

Başbakan İrsen Küçük, “polis görevini yaptı” dedi.

Hangi konuda?

Polisin orantısız güç uygulaması konusunda…

Ne zaman?

Erdoğan’ın 20 Temmuz nedeniyle buraya yaptığı ziyaret sırasında…

Neler oldu?

Sendikal Platform üyelerinin ve eylemcilerin seslerini Erdoğan’a duyurabilmek için düzenledikleri, daha doğrusu düzenleyemedikleri  bazı protesto eylemlerinde polis, ortada hiçbir şey yokken saldırdı.

Neden saldırdı?

Nedeni yok.

Kim emir verdi?

Ortada yok.

Konuyla ilgili açıklama var mı?

Küçük’ten var işte ama polisten yok.

Küçük’ün açıklaması ‘küçük’. Hem kendisi için ‘küçük’, hem Başbakanı olduğunu iddia ettiği devleti için ‘küçük’, hem de temsil ettiğini öne sürdüğü toplumu için oldukça ‘küçük’.

Polis halkına saldırıyor, ‘orantısız’ güç kullanıyor, kan döküyor, yaralıyor, copluyor ama Başbakan bir savaşta düşmana zayiat vermiş gibi polisin orantısız güç kullanmasını övüyor.

İrsen Küçük nerede Başbakan olduğunun farkında mı, kimlerin Başbakanı olduğunun farkında mı ben emin değilim.

Erdoğan’ın ayakları altında ezilmesi pahasına kendi toplumunu dışlayan, ötekileştiren, mağdur duruma düşüren, bu yaptıkları ve yapılanlar karşısında özür dilemesi gereken Başbakan Küçük, protesto eylemi yapmak isteyenleri ve tabii ki halkını yok sayıyor.

Tayyip Erdoğan ‘marjinal’ dedi ya… O da bu tanımı desteklemeli, ‘grasso’ (yağ) çekmeli ki belki 7.5-8 maaşına zam yapılır!

İsimler üzerinden espri yapmak, zaten ismi de ‘Küçük’ ya demek hiç hoş olmasa bile bu yapılanlar ve yapılmasına destek verilmesi bu sıkıcı espriyi yaptırıyor işte…

Yazık, gerçekten yazık.

Bu sözler bir Başbakan’a hiç yakışmıyor.

Öncesi de var ama bu sözlerden sonra da İrsen Küçük’e Başbakan demek artık çok zor.

Bu toplum böyle bir Başbakan’a layık değil.

Daha doğrusu İrsen Küçük, bu toplumun Başbakanı olmayı hak etmiyor.

Derhal istifa etmeli.

Bu itirafı da kendi ağzıyla söyleyebilmeli, özür dilemeli.

Belki dili sürçmüştür, belki ağzından kaçmıştır diye düşünmek istiyorum ama söyledikleri bir kelimelik dil sürçmesi olabilecek şeyler değil. Bayağı düşünülerek söylenmiş şeyler… Bu yüzden de bir özür dilenmesi ve ardından hemen istifa edilmesi en doğru hareket olacaktır. En azından belki ‘Küçük’ soyadı ailenin adına yakışır soylu bir isim olarak anılmaya devam eder.

***

Halbuki bu yazı yerine biraz tatil havası taşımak isterdim sizlere bugün ama tatilde de olsanız bu tatsız konular sizi rahat bırakmıyor. Kuzey sahillerinden Tatlısu’da denize karşı bu yazıları yazarken başka şeylerden sözetmek gerekmez miydi?

Denizin mavisinden, güneş ışınlarının denize vurup geri dönmesinden, gözlerde parlaklık yaratmasından, güneşin batışının (ülkenin tümünde olduğu gibi) her yerden güzel olduğundan, sohbetlerden, yeşilden, tatlı rüzgardan…

Ama olmuyor ne yazık ki!..

Nereye giderseniz gidin, nereye kaçarsanız kaçın, ‘küçük’ sözler, ‘küçük’ olaylar hep peşinizde.

Denizin mavisine bir daha baktım, beni öyle bir çekti ki… Koşuyorum koynuna… Aklım başka yerde olsa da bedenim serin sularda… Ohh, ‘büyük’ bir dünya varmış!!!

  

 

 

 

 

Bu haber toplam 536 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler