1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Küçük Kaşif’e ‘kapı’yı gösterdi!
Küçük Kaşif’e ‘kapı’yı gösterdi!

Küçük Kaşif’e ‘kapı’yı gösterdi!

31 Ekim 2012 ilginç bir gün olarak tarihe geçti. Lefkoşa Kaza Mahkemesi ilk kez ‘kendi partilileri tarafından dava edilmiş bir Başbakan’ı ağırladı. İrsen Küçük duruşma salonuna girmedi, ancak ‘davacısı’ Ahmet Kaşif’le birli

A+A-

 

 

31 Ekim 2012 ilginç bir gün olarak tarihe geçti.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi ilk kez ‘kendi partilileri tarafından dava edilmiş bir Başbakan’ı ağırladı.

İrsen Küçük duruşma salonuna girmedi, ancak ‘davacısı’ Ahmet Kaşif’le birlikte yargıç Emine Dizdarlı’nın huzuruna çıktı.

Hiç kuşku yok ki UBP kurultayın öncesinde ve sonrasında yaşanan ve sokağa taşan rezaletler perdesinde gelinen bu aşamada ‘en zor durumda’ olan kişi davaya bakan yargıçtır.

Belki bu yüzden, Emine Dizdarlı ‘davalı’ ile ‘davacı’yı bir orta yolda buluşturmak için çaba sarfetti.

Dışarıya sızan bilgilere göre Dizdarlı ‘ara emri vermemeyi, ancak buna karşılık İrsen Küçük’ün genel başkanlık yetkilerini kullanmama yönünde taahhüt vermesini ve ara emrini es geçip davanın aslına bakmayı’ önerdi.

Ancak İrsen Küçük buna itiraz etti, az sonra da toplantı bitti.

Yargıç mahkemeyi açtı ve davalılara itiraz dosyalamak için 48 saatlik süre verdi.

**

İrsen Küçük’ün ‘ara formül’ü reddetmesi sürpriz olmadı. Zira sabah saatlerine mahkemede tarafların avukatları ile 3-4 kez bir araya gelen yargıcın bütün girişimleri zaten sonuçsuz kalmış, üstüne üstlük İrsen Küçük beklenmeyen bir hamle ile öğleden sonraya parti meclisi toplantısı çağırmıştı!

Tam da Küçük ile Kaşif’in öğleden sonra yargıçla başbaşa görüşmesi kararının açıklanacağı sırada gelen bu haber Ahmet Kaşif yanlılarında hem şok, hem de öfke dalgasına yol açtı.

Zira parti meclisini toplantıya çağırmak demek, ‘genel başkan yetkisini kullanmak’ demekti ve mahkemedeki ara emri başvurusu tam da bunun önlenmesini talep ediyordu.

Kaşif ekibine göe İrsen Bey bu adımı atarak, ‘mahkemeye saygısızlık ediyordu’ ve hatta sırf bu yüzden mahkeme derhal ‘ara emri’ verebilirdi.

Bu yüzden parti meclisi toplantını önlemeye çalıştılar, ancak bunu başaramadılar.

Tüm bu gelişmeler İrsen Küçük’ün bazı kritik kararlar verdiğinin habercisiyedi.

**

Nitekim bütün girişimlere, hatta yargıcın uyardığı Küçük’ün avukatlarının da araya girmeye çalışmasına rağmen İrsen Küçük akşam üzeri parti meclisi toplantısını yaptı, orada konuştu, mesajlar verdi.

Dünkü toplantı için kritik sorulardan biri ‘merkez yönetim kurulu ve genel sekreter seçimi yapılır mı acaba’ idi. Küçük dün bu adımı atmadı. Ama bu adımın öncülünü attı. Salı günü yeniden parti meclisi toplantısı çağırdı ve seçimlerin yapılacağını ilan etti.

Sürece bakıldığında, şöyle bir tarihleme öngörmek mümkün: Cuma günü mahkeme yeniden toplanacak ve ‘davalı’ durumundaki İrsen Küçük’ün ve tek tek beş divan üyesinin itirazlarını dinleyecek. Sunumların bir günde tamamlanması halinde, mahkeme muhtemelen ‘karar’ için sonraki haftaya bir tarih verecek ve duruşmayı kapatacak.

Eğer bu tarih Salı gününden sonraya kalırsa, İrsen Küçük o duruşmaya ‘atı alıp Üsküdar’ı geçmiş’ şekilde katılacak.

UBP’nin ‘şaibeli’ ve ‘yasadışı’ denilen kurultayında seçilen parti meclisinin Genel Sekreter ile Merkez Yönetim Kurulu üyelerini seçmesi ‘yeni bir durum’ yaratacak. Bu durumda Kaşif’in karşısındaki cephe siyaseten genişeleyeği gibi, muhtelemen parti meclisinin seçtiği Genel Sekreter ile Merkez Yönetim Kurulu üyelerine karşı da hukuk süreci başlatılmış olacak.

Zira seçilen organlar ‘yetki’ kullanmaya başlayacak ve Kaşif ekibinin iddia ettiği gibi ‘yeni kurultay delegesi yazma, bazı kişileri disipline verme’ türünden ‘zarar verici icraatlar’da bulunabilecek.

**

Bir başka deyişle ‘kördüğüm’ olan UBP kurultay süreci daha da karmaşıklaşacak, içinden hiç çıkılmaz hale gelecek.

Mahkemenin işi gerçekten çok zor olacak, zira dünkü gelişmelere bakınca şunu algılamak zor değil:

İrsen Küçük ‘büyük UBP’de Ahmet Kaşif ve ekibini gözden çıkardı!

Bunu yaparken kendisine destek verenlerin ağırlıkta olduğu Parti Meclisi’nin rüzgarını da arkasına aldı.

Salı günü yapılacak seçimde Ahmet Kaşif ekibi ya gidip parti yönetiminde yer almak için girişim yapacak, ya da ‘tek parçalı MYK’ya onay verecek.

İrsen Küçük dünkü hamlesiyle Ahmet Kaşif ve arkadaşlarına ‘kapı’yı gösterdi.

Bakalım kapı kapandığında Sarayönü’nde kim içeride, kim dışarıda kalacak?

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1045 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler