1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KTOEÖS'TEN, HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ
KTOEÖSTEN, HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ

KTOEÖS'TEN, HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ

KTOEÖS: Bu çirkeften kurtulma zamanı gelmiştir Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), hükümete eleştirilerde bulunarak, “kurultay çekişmelerinin 1974 sonrası yaratılan kötü rejimi bir film gibi Kıbrıs Türk toplumunu

A+A-

 

KTOEÖS: Bu çirkeften kurtulma zamanı gelmiştir              


Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), hükümete eleştirilerde bulunarak, “kurultay çekişmelerinin 1974 sonrası yaratılan kötü rejimi bir film gibi Kıbrıs Türk toplumunun hafızasına yeniden getirdiğini” savundu. KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, yaptığı yazılı açıklamada, koltukların siyasi kazanç elde etme aracı yapıldığı bir düzen yaratıldığını, siyasetin kirletildiğini ifade ederek, “Kıbrıs Türkleri uluslararası hukukun dışına itilerek mafyayı besleyen bir devlet düzeni bilinçli olarak kurulmuştur” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS TÜRK TOPLUMU SÜLÜK GİBİ SÖMÜRÜLDÜ”

Bu rejimi Ankara ve onların işbirlikçi hükümetlerinin kurduğunu savunan Gökçebel ,”yıllardır yaratılan bu düzenden az sayıda kişi nemalanırken, Kıbrıs Türk Toplumu bir sülük gibi sömürülmüştür. Bu gün tüm çaba bu rejimden beslenenlerin rejimi devam ettirme çabasıdır” dedi.  AKP yetkililerinin dayatma paketler, programlar ve özelleştirmeler ile ithal yeşil sermayeyi devreye soktuklarını belirten Gökçebel, işbirlikçilerin ise kendi payını almaya çalıştıklarını iddia etti. Kıbrıs'ın Kuzeyi’nin yağmalandığını, uygulanan politikalarla çirkef yatağına dönüştürülüp halkın fakirleştirilip mülksüzleştirildiğini savunan Gökçebel,  “AKP ve UBP yetkilileri uçtuğumuzdan bahsetmektedir ancak halk uçurumdan aşağıya uçurulmuştur. Ahbap çavuşlar toz duman arasında havaalanını bile peşkeş çekmişlerdir” dedi.

 “KURULTAY KAVGASI MENFAAT KAVGASIDIR”

Her alandaki kokuşmuşluğun Eğitim Bakanlığında da var olduğunu belirten Gökçebel,  öğretmen alımları, yer değiştirmeleri, görevlendirilmeler, eğitimdeki kaosa rağmen partizanlıkla yapılmaya çalışıldığını iddia etti. Gökçebel, “Kıbrıs'ın kuzeyini sömürge alanını gibi kullananlar ise kendi kadrolarını buraya yerleştirmeye çalışmaktadır” dedi. Ülkede binlerce işsiz varken Türkiye'den yüzlerce öğretmen istihdam edildiğini söyleyen Gökçebel, zorla açılan Haspolat ilahiyat okuluna TC elçiliği eli ile tarikatçı öğretmenlerin TC'den getirilerek istihdam edilmek istendiğini iddia etti. Gökçebel, “kurultay kavgasının temiz toplum kavgası, Kıbrıs Türk Toplumunun varoluş kavgası olmadığı sadece menfaat kavgası olduğu aşikardır” dedi. Kurultayda üstünlük sağlamak isteyenlerin eğitimde kaos yaratmaktan, partizanlıktan geri durmadığını söyleyen Gökçebel,  kurultayın toz dumanı içerisinde bile pay kapmaya çalışanların her türlü yasa dışılığı yapmaktan çekinmediğini ifade etti.


“PİSLİK DERYASINDAN ÇIKIŞ MÜMKÜNDÜR”

 Kamu Hizmeti Komisyonuna güvenin bittiğini iddia eden Gökçebel,  “Gençlerin kaderini belirleyen sınavların güvenirliliği kalmamıştır. Öğretmen atamalarına şaibe karışmıştır. Eğitim kaosa sürüklenmiştir. Öğretmeni, Kıbrıs Türk Toplumunu huzursuz eden bu anlayış ve sahipleri ya durmalı, ya da durdurulmalıdır” dedi. KTOEÖS’ün toplum çıkarları ve nitelikli devlet okulları için yıllardır mücadele ettiğini belirten Gökçebel,  “Bu pislik deryasından çıkış mümkündür” dedi. Geleceğimiz olan çocukların gittiği okulların bile bu kirlenmeden payını aldığını söyleyen Gökçebel, bu kirlenmeyi temizlemek için fazla geç kalınmaması gerektiğini belirtti. Yurtsever Kıbrıs Türk Toplumu’nun bu mücadeleye katılmaktan tereddüt etmemesi gerektiğini ifade eden Gökçebel, toplumun bu politikaları ve sahiplerini tertipleyerek ülkesine sahip çıkması gerektiğini belirterek “ kokuşmuşluğu, yağmayı durdurma zamanı gelmiştir” dedi. Açıklamanın tam metni şöyle:  


 “UBP kurultayı, Kıbrıs’ın Kuzeyinde oluşturulan rejimin bütün rezilliklerini ve pisliklerini kısaca hatırlatan kısa metrajlı bir filme dönüşmüştür. Birkaç gündür yaşananlar ahlaki ve vicdanı dejenerasyonun boyutlarını ortaya sermiştir. Kurultay çekişmeleri, 1974’ten sonra yaratılan kötü rejimi bir filim gibi Kıbrıs Türk Toplumunun hafızasına yeniden getirmiştir. Koltukların siyasi kazanç elde etme aracı yapıldığı bir düzen yaratılmıştır. Siyaset kirletilmiş, yalan, dolanla insanları kandırma ve rant elde etme sanatına dönüşmüştür. Partizanlık, rüşvet, adam kayırma, şantaj, baskı, tehdit, mafya bu rant sisteminin ayakta kalmasının aracı yapılmıştır. Birileri bunun böyle bir sonuç vereceğini elbette bilerek bu rejimi oluşturmuşlardır.  Kıbrıslı Türkleri uluslararası hukukun dışına itilerek mafyayı besleyen bir devlet düzeni bilinçli olarak kurulmuştur. Bu rejimi Kuran Ankara hükümetleri ve onların işbirlikçi hükümetleri bu sonucu hazırlamışlardır. Yıllardır yaratılan bu düzenden az sayıda kişi nemalanırken, Kıbrıs Türk Toplumu bir sülük gibi sömürülmüştür. Bu gün tüm çaba bu rejimden beslenenlerin rejimi devam ettirme çabasıdır. AKP yetkilileri dayatma paketler, programlar, özelleştirmeler ile ithal yeşil sermayeyi devreye sokarken, işbirlikçileri ise kendi payını almaya çalışmaktadır. Kıbrıs'ın Kuzeyi yağmalanırken, uygulanan politikalarla çirkef yatağına dönüştürülüp halkı fakirleştirilmiş, mülksüzleştirilmiştir.  AKP ve UBP yetkilileri uçtuğumuzdan bahsetmektedir ancak halk uçurumdan aşağıya uçurulmuştur. Ahbap çavuşlar toz duman arasında havaalanını bile peşkeş çekmişlerdir.  Ankara’nın işbirlikçi hükümetleri ile birlikte oluşturduğu dünyadan tecrit edilmiş bu yapının ne olduğu, kime yaradığı deşifre olmuştur. Yaratılan, statükodan beslenenlerin bu yapıyı eleştiren açıklamaları sadece takkiye ve hedef şaşırtmacadır. Her alandaki kokuşmuşluk Eğitim Bakanlığında da vardır. Öğretmen alımları, yer değiştirmeleri, görevlendirilmeler, eğitimdeki kaosa rağmen partizanlıkla yapılmaya çalışılmaktadır. Kıbrıs'ın kuzeyini sömürge alanını gibi kullananlar ise kendi kadrolarını buraya yerleştirmeye  çalışmaktadır. Bu ülkede binlerce işsiz varken Türkiye'den yüzlerce öğretmen istihdam edilmektedir. Zorla açılan Haspolat ilahiyat okuluna TC elçiliği eli ile tarikatçı öğretmenler TC'den getirilerek istihdam edilmek istenmektedir. Ülkeyi yağmalayanlar suçlu Kıbrıs Türk Toplumunu göstermek isterken, eğitimi kaosa sürükleyenler de sorumluluğu öğretmeler üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Kurultay kavgasının temiz toplum kavgası, Kıbrıs Türk Toplumunun varoluş kavgası olmadığı sadece menfaat kavgası olduğu aşikardır. Kurultayda üstünlük sağlamak isteyenler eğitimde kaos yaratmaktan, partizanlıktan geri durmamaktadır. Kurultayın toz dumanı içerisinde bile pay kapmaya çalışanlar her türlü yasadışılığı yapmaktan çekinmemektedir. Kamu Hizmeti Komisyonuna güven bitmiştir. Gençlerin kaderini belirleyen sınavların güvenirliliği kalmamıştır. Öğretmen atamalarına şaibe karışmıştır. Eğitim kaosa sürüklenmiştir. Öğretmeni, Kıbrıs Türk Toplumunu huzursuz eden bu anlayış ve sahipleri ya durmalı, ya da durdurulmalıdır. KTOEÖS Toplum çıkarları ve nitelikli devlet okulları için  yıllardır mücadele etmektedir. Bu pislik deryasından çıkış mümkündür. Geleceğimiz olan çocuklarımızın gittiği okullar bile bu kirlenmeden payını almış, siyasilerin çıkar alanına girmiş, KHK tamamen kirlenmişse daha fazla geç kalınmamalıdır.
Yurtsever Kıbrıs Türk Toplumu bu mücadeleye katılmaktan tereddüt etmemeli bu politikaları ve sahiplerini tertipleyerek ülkesine sahip çıkmalıdır. Kokuşmuşluğu, yağmayı durdurma zamanı gelmiştir.”
 


 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 572 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler