1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KTİHV: DEVLET DE SORUMLU
KTİHV: DEVLET DE SORUMLU

KTİHV: DEVLET DE SORUMLU

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, 7 yaşındaki Mustafa Diker’in öldürülmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, Mustafa’nın ölümünde devletin de sorumlu olduğuna işaret edildi.

A+A-

 

 

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, (KTİHV) 7 yaşındaki Mustafa Diker’in öldürülmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, Mustafa’nın ölümünde devletin de sorumlu olduğuna işaret edildi. Mahkeme sırasında halkın zanlılara karşı linç girişiminde bulunduğuna işaret edilen açıklamada, devletin gerekli önlem ve tedbirleri alması istendi.

KTİHV Hukukçusu Ceren Göynüklü tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyle;

 

Çocuk ihmali ve istismarı Kıbrıs'ın kuzeyinde göz ardı edilen ve devlet tarafından önüne geçilmesi için etkin adımlar henüz atılmamış önemli çocuk hakları ihlallerinden biri ve kanayan bir yaradır. Her ne kadar çocuğun sorumluluğu ebeveyinlerine ait olsa da, devletin de çocuğun korunmasında doğrudan sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk, hem çocuğun ebeveyinleri tarafından korunmaması durumda hem de çocuğun ebeveyinleri tarafından istismar edilmesi; aile içi istismar ve ihmalden korunması açısından geçerlidir.

 7 yaşındaki Mustafa’nın öldürülmesi, zanlıların bireysel sorumluluğunun yanı sıra devletin bu konudaki sorumluluğu açısından da değerlendirilmelidir. Genel olarak, risk altındaki çocukların saptanmasına ve çocukların korunmasına ilişkin etkin bir mekanizmaya sahip olmayan devletin bu olaya ilişkin ihmali olup olmadığı araştırılmalıdır. Mustafa’nın öldürülmesinin öncesinde süregelen ihmal ve istismar göz önünde bulundurulduğunda bunun önemi daha fazla göz önüne serilmektedir.

Özellikle vurgulamak gerekir ki; çocuk cinayeti ülkemizde çok sıklıkla gerçekleşmemekle birlikte, çocuk ihmali ve istismarı ne yazık ki çok yaygındır. Meydana gelen olay, bu sorunun ne kadar büyük olduğunu ve sonuçlarının bir çocuğun ölümüne değin uzanabileceğini göstermektedir. Bu çerçevede, bugüne kadar göz ardı edilen bu sorunun önüne geçilmesi ve çocukların korunmasına ilişkin Devlet tarafından ivedilikle adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde istismarcı ve katiller sadece bireyler değil aynı zamanda devlet de olacaktır...

Çocuk haklarının korunmasında devletin yetersizliği dikkate alındığında, toplumda infial uyandıran bu çocuk cinayetinin rastlantısal bir sonuç olmadığını ve de ölümle sonuçlanmasa bile devlet ve toplum tarafından göz ardı edilen istismar ve ihmal biçimlerinin aynı önemde olduğunu özellikle vurgulamak isteriz.

Söz konusu olayın toplumda büyük infial uyandırması nedeniyle, zanlılara yönelik linç girişimi riski de bulunmaktadır. Bu açıdan devletin gerekli önlem ve tedbirleri alması gerekmektedir. Toplumsal bir olgu olarak herhangi bir linç girişimi şiddet kültürünü pekiştireceği gibi devletin tutuklu haklarına ilişkin sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir. Var olan toplumsal tepki, şiddet üzerinden ve bireylere yönelik değil, çocukların korunmasına ve mevcut ihlallerin önüne geçilmesine ilişkin olarak  devletin gerekli tedbirleri almasına kanalize edilmelidir. İvedilikle alınması gereken tedbirler arasında; yasaların revize edilerek çocuk ihmali ve istismarına ilişkin eksikliklerin giderilmesi ve pratikte işlevsel ve uygulanır olması açısından mekanizmaların kurularak mevcut birimlerin gerek yeterli istihdam gerekse çocuk odaklı yaklaşım ve eğitim ile güçlendirilmesi yer almaktadır. Son olarak, toplumdaki bireyleri gözlemledikleri/şahit oldukları istismar ve ihmal vakalarını yetkililere bildirmeye çağırırız.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 918 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler