1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. ‘Köyce Organik Tarım Çiftliği’
‘Köyce Organik Tarım Çiftliği’

‘Köyce Organik Tarım Çiftliği’

‘Köyce Organik Tarım Çiftliği’, dededen kalma arazisini çiftliğe dönüştüren, araştırmacı ruhu ile ekolojik dengeyi bozmadan, tamamen doğal yollarla üretim yapıyor

A+A-

Fehime ALASYA

Orta Mesarya’da İnönü köyünde 105 dönüm bir alan üzerine kurulan Köyce Organik Tarım Çiftliği’nde 1940’lı yıllardan bu yana İnanlı ailesinin kullanımında olan bahçede, ekolojik sisteme uyumlu bir şekilde birçok tarım işi yürütülmüş.

Köyce Organik Çiftlik Direktörü Serhat İnanlı, çiftliğin kapılarını ADRES okuyucularına açtı.

Organik tarım çiftliğinde zeytin ve zeytinyağı üretimi, yem bitkisi ve yem üretimi, organik sebze, et tavuğu ve yumurta üretiminin yanında kendi kümeslerinde kullanmak için kerpiç üretimine kadar birçok alana rastlamak mümkün.

Çiftlikte gezerken adeta zamanda yolculuk yapıyor, eski günleri yad ettiğimizi söylüyor, her şeyin bu denli organik olmasına şaşırdığımızı ifade ediyoruz, direktör Serhat İnanlı’nın cevabı hiç tereddütsüz “Kıbrıs'ı 70 yıl geriye götürürsek zaten organik oluruz. Biz de bunu yapıyoruz” oluyor.

 Çiftlikte kendi doğal bitki örtüsü içerisinde yetişen gömeç, yabani ıspanak, yumurta otu, yabani prasa, kekik gibi bitkiler yetişmekte, bunun yanında her mevsim sebzesi de su kullanımının elverdiği sürece yetiştiriliyor.

Çiftlikte meyve ağacı ve sebze türleri yanında organik yumurta ve et tavuğu üretimi de yer alırken, tüm bunlar yine çiftlik bünyesindeki yem üretimi ve kerpiç kümes üretimi ile yapılıyor.

Çiftlikteki tüm üretimin AB denetim firması ICEA tarafından yapıldığını anlatan İnanlı, çiftliğin BA standartlarında organik çiftlik statüsü kazandıklarını anlattı.

Çiftlikte yapılan zeytinyağı üretiminin ise soğuk sıkım yöntemi ile yapıldığına dikkat çeken İnanlı, zeytinyağlarının asit oranının %0,3 olarak ölçüldüğünün altını çiziyor.  

Her şeye rağmen, kendi sınırları içerisinde butik bir işletme olarak çalışacağını anlatan İnanlı, bu çiftliği kendi ek işinin yanında bir hobi olarak ve bu ülkeye bir şeyler kazandırmak adına açtığını ifade ediyor.

20 yılı aşkın İngiltere'de Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ’de (MUFG) bankacılık yapan Serhat İnanlı, önce Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden mezun olmuş, ardından birkaç yurt dışı deneyiminden sonra İngiltere’ye geçmiş. Hala yurt dışında geçimini kazanan İnanlı, her şeye rağmen topraktan, dedesinin İnönü’deki tarlalarından, köyünden hiç kopmamış.

Kerpiç kesimi, kümes yapımı, yumurta üretimi ve bunun gibi birçok noktada ince hesaplamalar ile çalışan İnanlı, en ufak bir ayrıntıyı dahi kayıt altına alıyor. Duvardaki günlük çalışma çizelgesi ile rutin tüm işleri denetliyor. Çok kuvvetli bir istatistiki çalışma yapan İnanlı, bu bağlamda tüm alanlarda profesyonel bir şekilde çalışıp, bankacılık ve çiftçilik arasındaki en büyük bağının ‘iş yönetimi’ olduğunu düşünüyor. 

Köyce Organik Çiftlik Direktörü Serhat İnanlı;
“Ekolojik dengeyi etkilemeden çalışıyoruz”

“Konsept olarak ana maddemiz kerpiç olacak diyerek yola çıktık. Araştırmayı çok severim ve tüm dünyada araştırmalar yaparım, gerek kerpiç üzerine gerek tavuklar üzerine binlerce araştırmam oldu. İngiltere’de hala işliyorum, buraya da hafta sonları geliyorum. Gerek buraya gelirken gerekse yurt dışı seyahatlerimde çok fazla araştırma yapıyor, okuyorum, öğrenmeye çalışıyorum. Kıbrıs’ta ekibimi kurdum, onlar burada bu programı takip ederler, yurt dışındaki işim de devam ediyor, ekibimle internet üzerinden sürekli haberleşiyorum. Dünyanın en iyi bankalarından birinde çalışıyorum, sürekli iş seyahatlerim oluyor, bu süreçlerde de sürekli araştırmalar yapıyorum.

“DEDEDEN KALMA TOPRAĞIM VE ARAŞTIRMACI RUHUM EN BÜYÜK ŞANSI…”

Burada birçok üretim yapıyoruz, sadece tavuk değil, esas alanımız ise zeytin ve zeytinyağıdır. Hedefimiz 2019 yılında zeytinyağımızın kalitesi ile uluslararası bir yarışmaya girmek. 800-900 dönüm kök zeytinimiz var. En büyük şansım da yanımda kardeşimin olması ve bu toprakların dedemden kalmış olması. Onlar da zamanında tarımla uğraşırdı. Bu zeytinler, yıllanmış ağaçlar, yaban bitkileri onların eseri. Örneğin yumurta topladığımız tavukların kümesleri yıllanmış ağaçların gölgesinde, bunu istesek dahi parayla satın alamayız… Birçok analiz yaptım, çiftlik kurmak bir nesil ister. Benim en büyük şansım dediğim gibi burasının dedemin kullanımında olmasıydı.

“DOĞANIN BİZE SUNDUĞU NİMETLERE YOL AÇIYORUZ”

Sebze bölümümüz de var. Daha fazla kışın sebzemiz çıkıyor çünkü bölgedeki susuzluğumuz çok fazla. Suyumuz olsa yetiştireceğiz ama maalesef yok. Suyu zeytinlerde kullanmayı tercih ediyoruz. Babutsa da üretiyoruz. Keten, burçak, nohut, bakla gibi Kıbrıs’tan çıkan ürünler olmalı diye özen gösteriyorum. Domates, bamya, patlıcan, biber, salatalık, molehiya gibi bitkileri yetiştirdik. Yabani ıspanak ve prasa, yumurta otu üretimi için de doğanın bize sunduğu nimetlere yol açıyoruz. Fakat bu yıl çok fazla sebze yetiştiremedik çünkü su sorunumuz var. Konu sadece maddiyat ise bu yapılacak bir iş değildir. Buradan büyük paralar kazanmıyorum, hatta burası kendi kendini çevirebilecek duruma dahi gelmedi. Bu benim yaşam biçimimdir.

“KÜMESLERİN TÜMÜ KERPİÇ”

Çiftlikteki kümeslerimizi de biz yaptık, tümü kerpiçten, yazın sıcağa, kışın ise soğuğa dayanıklı. Kerpiç kendi ısısıyla ısınıyor. Yapılan kerpiç evlerin açısı, ısısı, penceresi, güneşin açısına göre değişiyor. Tüm detaylar en ince ayrıntısına kadar düşünüldü. Son yapılan beş kümesin bin kapasitesi var, 40 metrekarelik kümeslerde ise 200 tavuk kapasitesi mevcut.

Bin beş yüz tavuk barındıracak kapasitemiz var. Fakat yazın bir ay tavuk üretimi duruyor. Marketlerle konuştuk, tüketicilerin tüketim planını yapması ve eve stoklamasını istedik. Tüketici de kendi tüketim planlamasını yapmalı.

Belli bir miktarda tüketim profili, müşteri profili oturuyor. Ada çapında dört markete yumurta, iki markete de tavuk veriliyor. Birçok müşteri de bizi arayıp şahıs olarak arayıp isterler, dağıtım yapıyoruz.

Arayan insanlara ulaşmanın yanında bu organik bilincini de yaymak gerek. Basın yolu ile bu bilinci yaymayı planlıyoruz.

Ağustos ayında üretim duracak, dinlenme alanı olacak. Bizler, ekolojik dengeyi etkilemeden çalışıyoruz. Ekolojiye müdahale ederseniz denge bozulur. Bu denge bozulursa ilaçla düzeltmeye çalışırsınız.

“ADADA DÜZGÜN VE DÜZENLİ KAYIT YAPILMIYOR”

Ülkede gördüğüm en büyük sorunlardan birisi de çok fazla bilginin yanında çok da bilgi kirliliği olmasıdır. Üstelik ne özelde ne de devlette hiçbir şekilde, adada düzgün ve düzenli kayıt yapılmıyor. Buna inanamadım…

Buradaki temel sorun bir alanda doğru bilgiye ulaşmak çok zordur. Bu benim için çok büyük bir sorundur. Örneğin buraya zeytin ekeceğiz, hangi tür olacak derken sadece sözlü veri buluyorum, tarım bakanlığına gidip sorduğumda bana bunu tüm detaylarıyla önüme sermesi gerek. Ben küçük bir bilgiye ulaşmak için bir yıl uğraştım. Maddi olarak destek kısmına hiç girmedim. Bu şartlara rağmen yine de insanlar uğraşıyor. Devlet bu insanlara daha da bilinçli ve maddi destek verse çok daha güzel üretim yapılır.

Şu anda herhangi bir bürokrasi ve zorlukla karşılaşmadım çünkü her işimi kendim yaptım.

Bir yola çıkarken mutlaka vizyon, hedef ve alt yapınız olmalı…

“Kesimhane kendime ait”

Kendime ait kesimhane kurdum, dıştan tavuk getirenlere kesim yapmıyorum. Başkasına tavuk kesmem. Müşterim yediği tavuğun her şeyinden emin olmalı.

kyce-(4).jpg
Kümes yapımı için yapılan ve kurumaya bırakılan kerpiçler

kyce-(5).jpg
Kerpiç yapılan çamur havuzu. Saman, toprak ve su ile yapılan karışım, çıplak ayakla ve çeşitli aralıklarla yoğrulduktan sonra kesilip, kurumaya bırakılıyor.

kyce-(9).jpg
Kerpiçten yapılan kümesler, içerisinde klima yanan serin bir odayı aratmıyor

 

 

Bu haber toplam 2812 defa okunmuştur
Etiketler :
Adres Kıbrıs 325 Sayısı

Adres Kıbrıs 325 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler