1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KORKU MİSKİNDİR'
KORKU MİSKİNDİR

'KORKU MİSKİNDİR'

Ercan Havalimanı ihalesiyle ile ilgili DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın açıkladıkları çarpıcı. 100 milyon dolara verilecek ihale 25 yıllık. Peki bu havalimanı işletmesinden elde edilecek potansiyel kar?! Şartnamenin en ilginç tarafı ise, Ercan

A+A-

 

Ercan Havalimanı ihalesiyle ile ilgili DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın açıkladıkları çarpıcı.

100 milyon dolara verilecek ihale 25 yıllık.

Peki bu havalimanı işletmesinden elde edilecek potansiyel kar?!

Şartnamenin en ilginç tarafı ise, Ercan Havalimanı’ndan değil, Çukurova Havalimanı’ndan bahsetmesi. İç hat terminali ve sıkıştırılmış doğal gaz kullanımının anlatılması.

Şaka gibi.

Düşünebiliyor musunuz, mesela İstanbul Atatürk Havalimanı ile ilgili ihaleye çıkılıyor. İhale şartnamesinde ise, Mağusa Limanı’nı yazıyor!

Ercan Devlet Havalimanı, olası bir çözümle uluslararası trafiğe açılacak, stratejik ve sembolik olarak da önemli, TEK havalimanı.

Ve bu TEK havalimanı, ne idüğü belirsiz bir şartnameyle bir yerlere peşkeş çekiliyor. Şartname böyle olduktan sonra, bırakın özelleştirilmesinin sakıncalarını, nasıl özelleştirileceğini düşünüyorsunuz ki?

Bu ciddiyetsizliğin ardında artık kabul edelim ki, ağır bir acizlik var.

Ama bunun ötesinde, meydanın boşluğundan yararlanan bir aymazlık yatıyor, bunca skandalın ardında.

Medyadan, sivil toplum örgütlerine, siyasetçilerden toplumun geneline kadar herkesin çekilip boş bıraktığı bir meydan buralar.

 

**

TKP Eski Liderlerinden Alpay Durduran ile 12 Eylül darbe sürecini konuştuk, dün Günün Getirdikleri’nde.

Durduran’ın süreçle ilgili anlattıkları yanında, toplumsal yapıya ilişkin yaptığı yorumlar düşündürdü beni.

“Korku miskindir” diyor, Durduran. Korkanı miskinleştirdiği, hareketsiz kıldığı için. 80’li yılların darbe ortamındaki gerginlik ve korkuyu tahmin etmek zor değil. Savaş görmüş, travmalar yaşamış bir toplumun kendi içine dönmesini anlamak da zor değil.

Ama siyasetin ve siyasetçinin kalitesinden bahsederken, sanırım artık daha sağlıklı şekilde toplum yapımız üzerinde de düşünmemiz gerekiyor.

Zira Durduran’ın dediği gibi, “bu tarladan bunlar çıkıyor”. Bu siyasetçiyi bu toplum çıkarıyor, kendi içinden. Kendi seçiyor. Yaptığı seçimi defalarca tekrarlıyor.

Yıllarca.

Durduran bir taraftan büyük bir infial yaşanırken, bir taraftan da UBP Güzelyurt Kongresi’ndeki kalabalığın, sağlıklı bir yapıya işaret etmediğini ortaya koyuyor.

“Başka yerde olsa, adamın kafasına yıkarlar dünyayı” diyor.

Zaman zaman düşünüyorum da bu toplum sadece savaş yaşamadı. İngiliz sömürge dönemini de yaşadı. Ama sözlü ya da resmi tarihimizde sömürge dönemine ilişkin kayda değer bir karşı duruş bulmak zor. Dahası bu dönemden, İngiliz disiplini ve intizamından övgüyle bahseden türlü örneklerimiz var.

“Biz İngiliz terbiyesi aldık” ifadesi, sık kullandığımız bir tanımlamadır, örneğin.

Ve bu terbiye, bize kabullendiğimiz bir sömürge döneminde verilmiştir.

Sanırım tarihte sömürge olmaktan gurur duyan ender toplumlardanız.

Belli ki o zamandan bu zamana değişen fazla bir şey yok. Korkularımızın miskinliği altında karşımızdakini kader olarak kabullenip, sadece günü kurtarmaya çalışıyoruz.

Özelleştirmelerin nasıl olduğunu, hangi siyasetçinin nasıl rüşvetlerle beslendiğini, buraları gerçekte kimin yönettiğini, kültürel ve sosyal yapıya doğrudan nasıl müdahaleler yapıldığını düşündükçe, bu bizi öfkelendiriyor.

Üzüyor…

Ama o kadar!

Korkular miskinleştiriyor bizi.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1092 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler