1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KOP ve KTFF
KOP ve KTFF

KOP ve KTFF

Büyük iddialarla göreve gelen Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Futbol Federasyonu’nun vizyonunu ve imajını değiştirmek için büyük bir çaba içerisine girdi. İmaj konusunda, Futbol Federasyon’nun binasından başlayarak, biryerlerden bu

A+A-

 

 

Büyük iddialarla göreve gelen Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Futbol Federasyonu’nun vizyonunu ve imajını değiştirmek için büyük bir çaba içerisine girdi.

İmaj konusunda, Futbol Federasyon’nun binasından başlayarak, biryerlerden bulduğu kaynaklarla da Futbol Federasyonu’nun mali durumunu düzeltmede başarılı olurken, Futbol Federasyonu’nun esas işlevi olan futbolda önce, futbolcuların sözleşmelerini kadırıp, futbolcuları adeta kulüplerin esiri konumuna soktu. Tüzüklerde ve talimatlarda yaptığı bazı makyajlar ile bu konunda reform yaptığına spor çevrlerini ve bazı spor yazarlarını inandırdı.

K.Kaymaklı’da başkan iken, yaptığı gibi yanına aldığı bazı spor yazarları ile Futbol Federasyonu’nda adeta devrim yaptığını spor kamuoyunu inandırmaya çalıştı. Bu arada, FIFA  ve dış temaslarda mağduru oynayarak prim elde etmeye çalıştı.

Futbol Federasyonu’nun FIFA ile olan açmazını gidermek için, artık FIFA’da ciddi bir konumu olmayan ve FIFA dışı ülkelere yardımcı olmak iddiasında olan Mösyö Champegne’e “Denize düzşen yılana sarılır”  özdeyişine uygun olarak balıklama atıldı.

Bu girişimlerine devam eden Sertoğlu, dünya spor literatüründe ciddi bir konumu olamayan FIFA dışı zavallı ülkelerin katıldığı “VİVA Dünya Kupası Panayırı’nı”, yanına aldığı bazı spor yazarıyle ciddi bir dış temas gibi halka lanse etmeye çalıştı.

Bu arada, kendisinin böylesine bir panayıra katıldığını unutarak, belki de ilk kez haklı bulduğum bir girişimle ters düştüğü KKTC MOK Başkanı Gökbilen’e saldırmaya başladı.

Bu arada, Voyvoda Panayırı ile VIVA Panayırını aynı kefeye koyduğum için, Kıbrıs Türk Futbol Antrenörleri Derneği ödül gecesinde selamımı geri çevirip, Kaymaklı Kulübü Başkanı iken, takındığı o agresif tavrına geri döndü. Ne yapalım, Sertoğlu’nun selamından yoksun kaldık vah vah.

İç sahada, böylesine palyatif icraatlar ile göz doldurduğunu zanneden Sertoğlu’na, FIFA tarafından Kıbrıs’ın tek yasal Futbol Federasyonu olarak tanınan Kıbrıs (Rum) Futbol Federasyonu ile görüşmediği eleştirisine, benim ismimi vererek verdiği yanıtta, KOP Başkanı Gutsongomis ile yakın bir zamanda görüşeceğini açıkladı.

Bunun üzerine, çok yakın bir dostum olan Gutsongomis’e yakın çevrelerle yaptığım araştırmada, Gutsongomis’e Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu tarafından hiçbir resmi görüşme talebi yapılmadığını öğrendim.

Buna mukabil, Sertoğlu’na yakın bir kulüp başkanının, Gutsongomis’e yakın bir iş adamı ile iş ilişkisi olduğunu ve onun vasıtasıyle, Sertoğlu’nun Gutsongomis’e  Kuzey Kıbrıs’ta bir yemek daveti olduğunu öğrendim. Yani, kurumsal bazda Gutsongomis ile bir buluşma söz konusu olmazken, Sertoğlu’nun bunu meyhane ortamına taşımaya çalıştığı gerçeği ortaya çıktı.

İşte, KTFF ile KOP’un bir araya gelme çabasındaki son durum. Varsın, Sertoğlu o çok sert edası ile beğenmediği spor yazarlarına  kendisi ve kendisine yakın bazı spor yazarları ile deyim yerinde ise POSTA KOYMAYA ÇALIŞSIN. Bu posta konmasına vereceğmiz tek yanıt “Hade canım sende” olur.

 


Spor, Ahmet Zaim ve Akademi Geleneği  

 

 

Geçtiğimiz Perşembe günü, Polis Genel Müdürü Günay Özan’ın emekliye ayrılmasıyle, bu göreve adaylardan biri olan Mağusa Polis Müdürü sevgili dostum Ahmet Zaim bey atandı.

Aslında, son yıllarda büyük bir kabuk değiştiren ve belki de ilerleyen günlerde anayasanın 10. maddesinin kaldırılarak sivil kurumlara devredilecek Polis Örgütü’nün çok değerli bir müdüre kavuştuğunu vurgulamak isterim.

Ha, bu sözlerimle diğer müdür adaylarını beğenmediğim gibi bir izlenim yaratılmasın. Sevgili oğlum Evrim Belge’nin Polis Akademisi mezunu olması nedeniyle duygusal bağım olan  Polis Örgütü’nün değerli mensuplarına “merhaba” demek istiyorum.  İşte bu değerli örgütte başta, eski Genel Müdür Günay Özan, Birinci Yardımcısı Pervin Gürler hanımefendi ve çok değerli ikinci yardımcı Erdal Emanet’te bu müdürlüğün değerli adayları idi.

Ne var ki, bu konunda karar veren makamlar sevgili Ahmet Zaim’i bu kutsal göreve layık gördüler. Bize de, sayın Genel Müdür Ahmet Zaim’i kutlamak düşer.

Sayın Zaim’in geçmişine bakıldığında, yanılmıyorsam 1976 yılında Türkiye’de polisin vizyonunu değiştiren Polis Akademisi’nin ilk Kıbrıslı mezunlarından biri olarak görülüyor. Kıbrıs’ta, Polis’in bilgi ve imajının süratle olumlu değişmesinde büyük rolü olan Akademik polis subaylarının Kıbrıs’a gelmesiyle bu değişim üstten alta doğru başalmıştı zaten.

İlk Polis Akedemisi mezunu müdür olan Erdem Demirbağ’dan sonra, Günay Özan da bu geleneği devam ettiren müdür oldu. Şimdi de, sayın Ahmet Zaim bu değişimi ve geleneği devam ettirecek.

İşte, Polis örgütünün zirvesinde olan bu değerli müdürün bir de spor vizyonu vardır. Polis Örgütü’nün sosyaleşmesinde  ve halka bütünleşmesinde de önemli rolü olan sporun, Polis örgütündeki patronuydu adeta Ahmet Zaim.

Sporu böylesine güzel bir amaç için kullanan sayın Genel Müdür Ahmet Zaim’i yürekten kutlar, halk ile polisin bütünşemesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Hoş geldin  Sayın Zaim.

 


Olimpiyatlar ve Acı Gerçek

 

Evet, dünyanın en büyük spor  organizasyonu olan ve dört yılda bir gerçekleştirilen olimpiyat oyunlarına 14 gün kaldı.

KKTC’nin kuruluşu gerekçe gösterilerek, dünyadan izole edilen  Kıbrıslıtürkler, bu büyük organizasyona sadece izleyici olarak katılıyor.

Sakın kimse bana, Kıbrıslıtürklere spor ambargosu uygulanıyor demesin. Bu konuda bize en büyük ambargoyu uygulanayan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Aslında, uygulamayan ama sadece FIFA-IOC kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalan Türkiye.

Peki, biz hala daha KKTC sonsuza dek yaşayacak diyerek, dünya ile bütünleşmek isteyen nesilleri byük bir açık hava hapisanesinde tutmaya çalışıyoruz ve çözüm için hiçbir çaba gösteremiyoruz.

İşte, olaya bu vizyonla baktığımızda siyasi açıdan Türkiye dahil  Birleşmiş Milletlerin, sportif açıdan IOC-FIFA ve diğerlerinin Kıbrıs’ın tek yasal devleti olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin olimpiyatlarda yarışmasından daha doğal bir şey olamaz.

İlk olarak, 1980 Moskova Olimpiyatlarında yer alan Kıbrıs, bundan sonra düzenlenen tüm  olimpiyatlarda  yer aldı. Son olarak, 2008 Pekin Olimpiyatlarında yer alan Kıbrıs Cumhuriyeti bu olimpiyatlarda şansızlık ve deneyimsizlikten kaybettiği madalyaları 2012 Londra Olimpiyatlarında  Yüksek Atlamada Kriyakos  Ioanau, Trap-Skeet’te Achilleos, Antonakis Andreu, Panayiota Anderu ile 200m.serbest stilde Anna Stylıanou ile arayacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 600 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler