1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Konumuz FUTBOL ve ERKEKLER!
Konumuz FUTBOL ve ERKEKLER!

Konumuz FUTBOL ve ERKEKLER!

Filiz UZUN: Bu haftaki röportaj konuğum Hasan Hüda adıyla uzun yıllar futbol oynamış, eğitimini Beden Eğitimi üzerine tamamlamış, şu anda da futbol üzerine yazılar yazıp televizyon programları yapan Hasan Hüda Ecer.

A+A-



Filiz UZUN


-----------------------------

Erkekler ile kadınlar arasında yapısal farklılıkların ve özelliklerin bulunduğu bir gerçektir. Ancak bu farklılıklar sadece biyolojik, fizyolojik veya psikolojik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojiktir. Yapısal farklılaşmalar olarak ifade edilen bazı hususlar öğrenilmiştir ve insanların davranışlarının sadece bu yapısal özelliklerin etkisinde oluşması ve şekil alması söz konusu değildir.
Zevkler ve ilgi alanları  içgüdüsel midir peki? Sanmıyorum. Hayal edelim biraz;  yeni doğan bir erkek çocuğunu  mesela,  tümü kadınlardan oluşan  bir köyde büyütsek ve erkeklerin ilgi alanı olduğunu düşündüğümüz objelerle tanıştırmasak  yine de zevkleri aynı olur muydu acaba? Zevkler genetik mi? Yoksa zevk dediklerimiz öğrenilen davranışlarımız mıdır?
Kadınlar, ilişkilerinde daha duygusal, destekleyici ve kişisel açıklık taraftarıdır. Hâlbuki erkekler, ilişkilerinde ikili gerekliliklere daha çok eğilirken nispeten şahsi olmayan dostluk ve topluluk ilişkilerine önem verirler. Kibarlık, acıma, sorumluluk ve adanmak kadınlarda daha çok gelişmiştir.
Bireysel farklılıkların yanı sıra kadınların evlenmek, anne olmak gibi ortak hayalleri, alış-veriş yapmak gibi de ortak zevkleri vardır. Erkeklerde ise yeni kişiler ve yeni yerler keşfetmek gibi merakları ve futbol gibi zevkleri!
Bu haftaki röportaj konuğum  Hasan Hüda adıyla uzun yıllar futbol oynamış, eğitimini Beden Eğitimi üzerine tamamlamış, şu anda da futbol üzerine yazılar yazıp televizyon programları yapan Hasan Hüda Ecer.  O tam bir spor adamı. Hayatının her döneminde spor olan biri. Konumuz futbol ve erkeklerdi. Ben onunla sohbet etmekten büyük keyif aldım.  Sizin de ilginizi çekecek bir röportaj olacağından hiç kuşkum yok…
-----------------------------



HASAN ECER:

"İki erkek buluştu mu, konu mutlaka futbola gelir"


Kendinizi bize tanıtır mısınız?

Spor yaşantım içerisinde ben Hasan Hüda olarak bilinirdim. Futbol oynadığım dönemlerde, okulda spor yaptığım zamanlarda insanlar beni böyle tanıdı.  Ben eğitimciyim. Beden eğitimi öğretmenliği eğitimi aldım. 25-26 yıllık öğretmenlik yaşamımda Lefke Gazi Lisesi, 20 Temmuz Fen Lisesi, daha sonra Bayraktar Ortaokulu ve uzun yıllar da Şht. Hüseyin Roso Ortaokulunda beden eğitimi öğretmenliği yaptım. Bir futbolcu olarak adımı duyurduğum kulüp Yenicami kulübüdür. Daha sonra Binatlı ve Çetinkaya kulüplerinde futbol oynadım. 15 yıllık futbol geçmişim vardır. Daha sonraları futbol oyunculuğu ile beraber antrenörlük de yaptım.

Futbol dışında ilgilendiğiniz başka sporlar da oldu mu?

Evet, aldığım eğitim nedeniyle tüm sporlarla ilgilendim aslında ama okul yıllarım boyunca futboldan başka basketbol, voleybol ve atletizm de yaptım. Yüzmeyi de kendim için halen daha yapıyorum. Ayrıca sağlıklı kalmak ve formumu  korumak için haftanın üç günü fitness salonunda spor yapıyorum. 

Beden Eğitimi Öğretmenliğinden emekli mi oldunuz?

Hayır, emekli olmadım. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) döneminde Spor Bakanlığının Bakanlık müdürüydüm. Oraya atanmıştım. Fakat hükümet değiştikten sonra müşavir olarak maaşımı alıyorum. Yalnız herkesin bildiği gibi yüksek maaşlar almıyorum. Ben şu an öğretmenlik maaşımdan daha düşük bir maaş almaktayım. Benim şansızlığım bakanlık müdürlüğünde 2 yıl doldurmadan spor bakanlığının kapatılmış olmasıdır.

Futbolla ilgili gazetede yazılar yazmaya nasıl başladınız?

Ben futbolu bıraktıktan sonra basketbol hakemliği yapmaya başladım. Daha sonra  13 yıl Basketbol Federasyonu genel sekreterliği yaptım. 1995 yılında da Basketbol Federasyonu başkanı oldum. Basketbolla ilgilenenler o dönemdeki basket maçlarını ve basketbolun ne kadar ilerlediğini iyi hatırlayacaklardır. Salonlar dolar taşardı. 16 tane basket kulübü vardı. 8-10 takım bayan ligimiz, gençler ligimiz vardı. 2. Lig takımlarımız ve yıldızlar  ve erkekler ligimiz vardı. Şu anki basketbolun geldiği nokta ise yürekler acısı. Sadece 5-6 tane takım kaldı.  Federasyon seçimlerinin olduğu ve benim de federasyon başkanlığından ayrıldığımın aynı günü Sn. Ertan Birinci beni arayıp Hürriyet Kıbrıs’ta yazmamı teklif etti. Hemen ertesi gün de gazetede reklam verildi, spor yazarlığına başlayacağım duyuruldu. Daha önceleri de zaman zaman yazardım ama sürekli olarak ilk  1999 yılında Hürriyet Kıbrıs’ta spor yazarı olarak başladım. Şu anda da YENİDÜZEN gazetesinde spor yazıları yazıyorum. Genç Tv’de de spor yorumculuğu yapıp, program yapıyorum.





"Erkek çocuğa top, kız çocuğa bebek alırlar"


Sizce neden sporla ilgili haberlerin neredeyse %90’ı futbolla ilgili? Neden basketbol, voleybol, yüzme veya diğer sporlarla ilgili haberler daha az çıkıyor?

Çünkü futbol dünyanın genelinde  1. sırada yer alan  bir spordur. Ve doğal olarak birçok izleyicisi ve takipçisi vardır. Gazeteler, televizyon programları neredeyse gelirlerinin büyük kısmını  hep futboldan, programlarından karşılıyorlar. Dolayısıyla futbol ekonomisi dünyada çok büyüdü. Futbolla ilgili müthiş paralar dönüyor. Önemli bir pazar oluştu. Formalar, fanatik giysileri vs. gibi. 

Neden erkeklerin çoğunlukla tercih ettiği bir spordur futbol?

Bana göre bunun nedeni çok basittir. Erkek çocuk doğduğunda ona hediye olarak top getiriliyor. Kız çocuğuna bebek alındığı gibi. Erkek çocuk yürümeye başladığı andan itibaren topa vurmaya başlar, topla oynamaya.

Futbol gibi diğer sporlar da gelişim göstermekte midir sizce?

Evet, aslında dünyanın birçok ülkesinde basketbol da gelişim göstermektedir. Voleybol biraz basketbolun gerisinde kaldı sanırım. Yüzme zaten olimpiyatların en önemli spor dalıdır.  Bana göre futbol her dönemde oynanan bir spordur. Sadece 1-2 ay dışında yılın 10 ayı oynanan bir spor dalıdır. Örneğin Amerika’da da basketbol 1. sırada yer alan bir spordur. Futbol Amerika’da yeni yeni canlanmaya başlayan bir spordur. Orda da ekonomisi en yüksel spor branşı Basketboldur.

Sizce futbola merakı olmayan erkek var mı? Sizce aşağı-yukarı yüzdeliği ne kadardır?

Vardır. Ve % 20 diyebiliriz. Bu oran  hayatında hiç futbol oynamamış ya da futbol maçına gitmeyen erkeklerdir.  Fakat futbol maçı izlemeyen hatta bir takım tutmayan erkek yok denecek kadar azdır.  İki erkek bir araya geldi mi mutlaka konu bir şekilde futbola da gelecektir. Hafta sonu oynanan maçın kritiği yapılır. Tabii burada medyanın da payı büyüktür. Ama erkeklerin büyük çoğunluğu futbolla en az sempatizan olarak ilgileniyor.

Artık maçlar her yerden izlenebiliyor. Örneğin kafelerde bile ekranlar kuruluyor bunun nedeni nedir?

Bunun nedeni tamamen taleplerdir. Önemli bir maç varsa müşteri çekmek maksadıyla her yere ekranlar kurulabiliyor. Fanatikler ve sempatizanlar vardır aslında. Fanatikler eğer takımı maç yapıyorsa ne yapar eder o maçı izler. Sempatizanlar ise hiç maç izlemeye gitmemiş bile olabilir. Benim tanıdığım 50’li yaşlarda hiçbir maç izlememiş erkekler vardır.

Dünyanın birçok ülkesinde futbolculara astronomik rakamlar ödenmektedir? Bizde durum nedir? Eskiden futbolculara kulüplerinin iş  temin ettiklerini duyardık hala öyle mi?

Şu anda ülkemizde asgari ücrete göre düşünecek olursak futbolcuların aldığı paralar hiç de küçümsenecek paralar değildir. Örneğin bizim futbol oynadığımız zamanlarda para almazdık. İşe yerleştirdikleri zaman da bu bizim için büyük nimetti. Ara sıra da önemli maçlardan sonra prim verilirdi. Şu anda ülkemizde de hatırı sayılır paralar dönüyor ama dünya ile mukayese edersek dünyanın yanında çok küçük kalır.

 

 






"Profesyonel futbolcu bizde sadece yabancılar"

Bizde profesyonel futbolcu var mı? Profesyonelden kastım, hayatını futbolla kazanan, başka bir işle uğraşmayan, bir futbolcu gibi yaşayan sabah idman yapıp akşam beslenmesine dikkat ederek yaşayan…

Böyle futbolcular bizde yok. Böyle olanlar yabancı futbolculardır. Yani adaya futbol amaçlı gelen yabancılardır. Bu da her takımda bir ya da iki futbolcudur ki onlar da bu yaşam biçimine ayak uyduruyorlar. Çünkü profesyonellikte günde bazen 2 kez idman vardır kamplar vardır bunlar bizde olmayınca onlar da yapacak başka şeyler buluyorlar. O yüzden profesyonellik bizde yoktur. Profesyonellik olarak bizim dönemle tek fark futbolculara maaşlar ödenmesidir bana göre. Eskiden amatör ruh vardı, para için değil ama sevdiğimiz için oynardık. Ekip ruhu ve kulüp sevgisi de daha başkaydı.

 




"Anlaşma olmazsa ambargolar sürer"

Spordaki ambargolar nedir?

Ülkemizde anlaşma olmadığı sürece bu böyle devam edecektir. Çünkü FiFA’ya üye olabilmeniz için Avrupa Birliğine üye olmanız gerekmektedir. Olmadığımız için de FiFA’ya üye olan ülkelerle maç yapmamız da olanaksızlaşıyor. Bu ambargoların ortadan kalkması için hükümet olarak ne yapıyoruz derseniz. Hiçbirşey. Ben artık yetenekli sporculara diyorum ki yeteneklerinizi başka ülkelerde deneyiniz.

 

 




"Kadınların ilgisi artıyor"

 Futbol büyük çoğunluğu erkekler tarafından oynanan bir spor dalıdır tüm dünyada da böyle sanırım. Ülkemizde futbolda kadın takımları olan kulüpler var mıdır?

Evet birkaç kulübün takımları vardı. Bir dönem bayağı gelişmişti hatta lig bile düzenlenmişti. Türkiye’ye gidip maç yapıyorlardı. Fakat şu anda durağanlaştı maalesef.

Futbol maçlarının izleyicilerine baktığınız zaman kadın izleyicilerin durumu nedir? Var mıdır futbola meraklı kadınlar?

Evet. Giderek artıyor kadın izleyiciler. Türkiye'de oynanan futbol maçlarına bakarsanız artık kadın izleyicilerin ne kadar arttığını görebilirsiniz ki bu dünyada da böyle.  Fenerbahçe stadını tamamen kadınların doldurduğu maç da oldu Türkiye’de.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 820 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler