1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Köken’e inmek
‘Köken’e inmek

‘Köken’e inmek

SABAH’ın manşetinde gördüm. “Limassol-FB maçı için skandal karar”… Ve altında spotu: “Avrupa Ligi'nde oynanacak AEL Limassol - Fenerbahçe maçına Türk kökenli KKTC vatandaşları alınmayacak.” Tam bir salaklık!.. Dem

A+A-

 

 

SABAH’ın manşetinde gördüm.

“Limassol-FB maçı için skandal karar”…

 Ve altında spotu:

“Avrupa Ligi'nde oynanacak AEL Limassol - Fenerbahçe maçına Türk kökenli KKTC vatandaşları alınmayacak.”

Tam bir salaklık!..

Demek istiyorlar ki, KKTC vatandaşlarının geri kalanı “Türk” kökenli değil.

Memnum oldum. Demek ki, “Kıbrıs” kökenli olduğumuz anlaşıldı (!)

Ve asıl “salaklık”...

“Türk”(iye) kökenli kişiler, güneye geçemiyorlar zaten, maç olsa da, olmasa da…

Yeni mi öğrendiler yani!

 

 

 


 

 

 


 

Kabile bile!

 

Türkiye’nin “laf sokucu bakanı” Egemen Bağış, Kıbrıslı Rumların “kabile bile olamadıklarını” söyledi dün, maçı yorumlarken...

AEL Limasol yöneticileri, Fenerbahçe maçı öncesinde dostluk, barış mesajları verirken, Egemen Bağış’ın “tahrik” dolu bu açıklaması ne yani?

Kime, nere hizmet ediyor…

Hem hatırlatmak isterim ki, Fenerbahçe, AEL Limasol maçı için adanın kuzeyine hiç uğramadan, Rodos üzerinden, Larnaka’ya uçuyor, doğrudan…

Uluslar arası hukuk önünde, kimin “kabile bile olamadığı”nı da gösteriyor bu durum…

 


 

‘UBP’den beteri olur mu sevgili Aysu!..

 

 

Şimdi ‘UBP sonrası’ dönem konuşulmaya, tartışılmaya başlandı ya, iyiye işaret!..

Artık iş, tüm toplum kesimlerine düşüyor,

geleceği planlamak adına...

 

***

 

Aysu Basri dünkü yazısında, kimi YENİDÜZEN okurlarını öfkelendiren bir üslupla ‘çarptı’ muhalefeti!

“Uç” benzetmeleri sever Aysu, böylece dikkatleri köşesine çevirmeyi başarır, okutur kendini...

“UBP’den beter durumda olanlar” dedi, başlığın sonuna üç de ünlem koydu...

Yoksa, bu UBP’den daha beteri olabilir mi?

Baksana sevgili Aysu, UBP’nin yarısından oy alan Ahmet Kaşif dahi GÜNEŞ’e tek kelime haber olamazken, biz övünüyoruz ilericiliğimizle, ifade özgürlüğümüzle, YENİDÜZEN’i nasıl dönüştürdüğümüzle....

Ne olur, ağzından yel alsın, UBP’den beterini tanıma fırsatı bulamasın bu toplum!..

Yoksa CTP, TDP ve DP’ye, yani top yekün muhalefete “UBP’den betersiniz” demek, doğrusu, hem büyük haksızlık olur, hem de vicdana sığmaz böyle bir benzetme…

Ve UBP yaşatarak öğretti bize, “hepsi aynı, yok birbirinden farkları” sözünün, günün sonunda yine bu “anlayış”ı başımıza getiren çirkin bir propaganda olduğunu...

Ama Aysu, şu endişesinde haklı:

“UBP’yle uğraşmak tamam da; bu kısmı işin kolayı. Muhalefet, henüz ne kadar hazır seçime, hani, nerede yol haritası?”

Biraz da “kendi içinizde dövünmek de vazgeçiniz de, geleceği planlayınız” çığlığı bu...

 

***

 

Elbette kolay değil!.

Çünkü şu gerçek var, iş seçimle de bitmiyor...

Kim gelirse gelsin hükümete, ciddi bir “bütçe” sorunu bekliyor masada…

Bu açığı “kapatan” Türkiye’nin tavrı da net:

“Parayı veriyorsam, reçeteyi yazarım!..”

Ya Türkiye ikna edilecek, bu reçetenin, ülkenin gerçeklerine uygun ve ‘burada’ yazılmasına...

Ya da bilinecek ki, bu “reçete” reddedilirken, gelen kaynak da İSTENMEYECEK…

Bu satırların yazarı, iki seçeneğe veriyor oyunu da, toplumun çoğunluğu acaba öyle mi?

 

***

 

Ülkedeki sıkıntı, Başbakan kadar “küçük” değildir.

Ama şu kesindir.

Demokrasi, özgürlükler, yurtseverlik, yönetim aklı ve adaleti açısından, UBP’den “beteri” gelemez galiba...

 

***

 

Bir süre önce bir sendikamız demişti ki, “Geçmiş hükümetin tüm hatalarını toplayınız, UBP’nin tek hatası etmez…”

Tartışmayı buradan da sürdürebiliriz…

Ama fayda sağlamaz.

Şimdi önemli olan, geleceğe bakabilmektir.

Ve bu geleceği şekillendirecek kadrolara cesaret vermek, onları dinlemek, izlemek, yarının planlamasına katkı sağlamak, yüreklendirmek ve güvenmek önemlidir...

Çünkü ‘güvensiz ‘yaşanmıyor...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 850 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler