1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KOD ADI: TOROS...'
KOD ADI: TOROS...

'KOD ADI: TOROS...'

Abdullah Muradoğlu, YENİ ŞAFAK'ta yazdı: Denktaş'ın siyasi kariyerinde Türk Mukavemet Teşkilatı'nın askeri kanadının liderleri önemli rol oynadı.

A+A-

 

 

 

Abdullah Muradoğlu

 

Önceki gün vefat eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 1958'de Özel Harp Dairesi tarafından kurulan gizli Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı'nın sivil kanadının lideriydi. Denktaş'ın siyasi kariyerinde Türk Mukavemet Teşkilatı'nın askeri kanadının liderleri önemli rol oynadı. Bu destek sayesinde Denktaş, Dr. Fazıl Küçük'ü geride bırakarak liderliğe yükselmişti.Rauf Denktaş ömrü boyunca Türkiye'nin Kıbrıs politikalarına bağlı kaldı.

Denktaş'ın doğruları da, yanlışları da Türkiye'nin doğruları ve yanlışlarıydı.

1878'de mecburiyetten İngiltere'ye geçici olarak bırakılan Kıbrıs, 1923'teki Lozan Antlaşmasıyla hukuken de İngiltere egemenliğine girmişti.

İngiltere egemenliğinde olduğu sürece, Türkiye Kıbrıs üzerinde herhangi bir hak iddia etmedi.

Bu politika 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti'nin Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü'nün "Türkiye'nin Kıbrıs diye bir politikası yoktur" sözüyle ifade edilmişti.

İngiltere'nin Kıbrıs'ı terkedeceği anlaşıldığında ise " o halde Kıbrıs eski sahiplerine iade edilmeli" biçiminde bir yaklaşım sözkonusu oldu.

Kıbrıs'ın Türkiye açısından stratejik değerinin yanı sıra Adadaki Türk varlığı da bu politikanın en temel dayanaklarından biriydi.

Öte yandan Kıbrıslı Rumlar arasında da Ada'nın İngiltere'den bağımsızlığını kazanması yönünde bir cereyan vardı.

Adadaki Türk varlığını dikkate almayan bu cereyan "Megola-İdea" olarak bildiğimiz "Büyük Yunanistan" fikriyle bütünleşmişti.

Bu yüzden Ada'nın Yunanistan'a ilhak edilmesini içeren "ENOSİS"i gerçekleştirmek için "EOKA(Ethniki Organosis Kyprion Agoniston") adıyla bir gizli örgüt de kurmuştu Rum milliyetçileri.

 

EOKA BOMBALAR PATLATIYOR

1950'lerde EOKA, Kıbrıs'ta terör estirmeye başlamıştı..

Türk cemaatinin yoğun olduğu muhitlerde bombalar patlıyor, insanlar ölüyordu.

O dönemde Kıbrıs'ta memurluk yapan İngiliz yazar Lawrence Durrell'in de "Acı Limonlar" isimli kitabında anlattığı gibi EOKA, Enosis'e karşı çıkan Rumları da öldürmeye başlamıştı.

Dr. Fazıl Küçük, Faiz Kaymak, Rauf Denktaş ve önde gelen din adamları Kıbrıs Türk-Müslüman toplumunun hak ve hukuklarını korumak amacıyla seslerini duyurmaya başlamışlardı.

Yunanistan tarafından desteklenen EOKA karşısında Kıbrıs Türkleri İngilizlerin insafına terkedilmişti.

Türkiye ve Yunanistan NATO üyesi olarak aynı blokta yer alıyorlardı..

Bu yüzden Türkiye, sorunu İngiltere ve Yunanistan ile müzakereler yoluyla çözmeye çalışıyordu.

Ne var ki 1958'de EOKA terörü tahammül edilemez sınırlara ulaşmıştı.

Kıbrıslı Türklerin can güvenliği tehdit altındaydı.

Kıbrıs Türk cemaatinin lideri Dr. Fazıl Küçük ve yardımcısı Rauf Dektaş Türkiye'ye gelerek kendilerine yardım edilmesi için bir takım girişimlerde bulunmuşlardı.

Bu girişimler sonucunda Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu Kıbrıs Türklerinin silahlandırılmasından başka bir yol olmadığını kabul ederek "Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı"nın kurulmasına karar vermişti.

 

ÖZEL HARP DAİRESİ KURDU

TMT'nin kurulmasını Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki "Özel Harp Dairesi" tarafından gizlice gerçekleştirilecekti.

Kıbrıs'da EOKA terörüne karşı kurulmuş, "Volkan", "9 Eylül cephesi " ve "Karaçete" adlarında bazı gizli teşekküler de vardı.

Kıbrıs Türklerinin lideri Dr. Fazıl Küçük'ün kurdurduğu söylenen bu teşekküllerle ilgili basında bazı haberler de yer almıştı.

TMT'nin kurulmasına karar verildiğinde bu teşekküller Ankara'da Modern Palas Oteli'nde gerçekleşen bir gizli toplantıda Denktaş'a da sorulmuştu.

Denktaş şöyle cevap vermişti:

"Gazetelerde okuduklarınızda doğruluk payı vardır. Ancak bunların hiçbiri ciddiye alınacak örgütler değillerdir. Bu örgütlerin hiçbiri ile bizim bağlantımız yoktur, onlar kendi başlarına buyruk hareket etmektedirler. Bu örgütler sizin kurulmasını planladığınız TMT'na temel olabilecek nitelikte örgütler değildir. Ancak kuşkusuz bunların içinde TMT için seçilecek dürüst, vatansever milliyetçi gençler vardır."

Özel Harp Dairesi, TMT'yi bu örgütleri yok sayarak kurmaya karar vermişti.

 

DENKTAŞ TMT'NİN SİVİL LİDERİYDİ!

Özel Harp Dairesi'nin başında General Daniş Karabelen vardı.

TMT'nin kurulmasına ilişkin proje, "Kıbrıs İstirdat Projesi(KİP)" adını taşıyordu.

KİP, Kıbrıs'ın geri alınması anlamına geliyordu.

TMT'nin kurulmasıyla Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Salih Coşkun ilgilenecekti.

Emekli Albay İsmail Tansu, "Aslında hiç kimse uyumuyordu" başlıklı kitabında TMT'nin nasıl kurulduğunu, bütün detaylarıyla anlatmıştı.

Kendisi de binbaşı rütbesindeyken TMT'nin kurulmasında görev almıştı.

İsmail Tansu TMT hakkında şunları söylüyordu:

" TMT'nın varlığı da, Türkiye tarafından kurulduğu da 21 Aralık 1963'te yeraltından çıkışına kadar dost düşman hiçbir kimse tarafından öğrenilememiştir. 1963 yılından 1974 yılına kadar da gerçek mahiyeti anlaşılamamıştır. 1974 barış harekatından sonra 1995 yılına kadar ise örgütü kuranlar ve örgütte görev alanlar tarafından basına TMT hakkında hiçbir açıklamada bulunulmamıştır."

İşte, Rauf Raif Denktaş da Özel Harp Dairesi tarafından kurulan TMT'nin sivil kanadının "Toros" kod adlı lideriydi.

 

ASKERİ KAMPLARDA EĞİTİM

TMT, Kıbrıslı gençleri Ankara ve Antalya'daki askeri kamplarda eğitecek, yanı sıra Ada'ya gizlice silah ve cephane kaçıracaktı.

TMT'nin sivil kanadı hücreler halinde çalışacaklardı.

Ada'nın çeşitli bölgelerindeki TMT birimlerinin başında da maske görevlerle Kıbrıs'ta bulunan subaylar bulunacaktı.

TMT'nin ilk hedefi 5 bin kişiyi eğitmekti. Bu sayı 10 bine, ardından da 15 bine çıkarılacaktı.

TMT'nin kurulmasıyla ilgili hazırlıklar büyük bir gizlilik içinde tamamlanmıştı.

TMT'nin Ankara merkez karargahı Yenişehir Tuna caddesinde mülkiyeti Kıbrıs Türk Kültür Derneği'ne ait olan iki katlı bir binaydı.

Dernek Başkanı Mehmet Ertuğruloğlu binanın TMT'ye tahsis edilmesini sağlamıştı.

İlk brifing, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'ya, 1958 Haziran ayı sonlarında Bakanlık binasında verilmişti.

Brifing heyetinde General Daniş karabelen, Binbaşı İsmail Tansu, Yarbay Rıza Vuruşkan, ÖHD Kurmay Başkanı Albay Eyüp Mater yer almıştı.

Hepsi de gizlilik kuralına uygun olarak sivil kıyafetliydi.

Dışişleri Bakanı Zorlu heyetin verdiği bilgilerden memnun kalmıştı.

Zorlu heyeti şu sözlerle uğurlamıştı:

"Arkanızda, yani perde arkasında devlet var, hükümet var, silahlı kuvvetlerimiz var ve şahsen ben varım.Görev için gerekli her isteğiniz kesinlikle yerine getirilecektir. Kapım size her zaman açıktır. Özel Kalem müdürüme emir vereceğim. Karşılaşacağınız her zorluktan beni haberdar ediniz."

 

MASKE GÖREVLE KIBRIS'A GİTTİLER

Yarbay Vuruşkan'ın maske bir görevle Temmuz ortalarında Kıbrıs'a gönderilmişti.

Vuruşkan, İş Bankası'nın Lefkoşe Şubesinde teftiş için gönderilmiş bir müfettiş görevindeydi.

Bu görev için İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Bülent Osma ile görüşülerek onayı alınmıştı.

Askerliğini yedeksubay olarak yapan bazı siviller de maske görevle Kıbrıs'a gönderilmişlerdi.

Kıbrıs'tan turist olarak Türkiye'ye gelen kız ve erkekler Ankara'da Ayaş yolu üzerindeki Zir Köyü'nde Tarım Bakanlığına ait çiftlik tesislerinde kurulan askeri kampta eğitime alınmışlardı.

Öte yandan Mersin üzerinden balıkçı tekneleriyle gizlice Kıbrıs'a silah ve cephane kaçıran hücreler kurulmuştu.

 

MENDERES NEDEN RAHATSIZ OLDU?

Başbakan Menderes, TMT'nin Dr. Fazıl Küçük'ün Kıbrıs Türk cemaati liderliğine halel getirecek davranışlardan özellikle kaçınmalarını istemişti.

Ne ki TMT, açıktan olması bile örtülü olarak Rauf Denktaş'ı desteklemeyi tercih etmişti.

İşin aslı, Dr. Fazıl Küçük TMT'nin kendi emri altında faaliyet göstermesini istiyordu.

Bu yüzden Dr. Fazıl Küçük ile TMT'nin Kıbrıs'taki askeri lideri Yarbay Vuruşkan arasında sorun çıkmıştı.

TMT, Denktaş ile işbirliği yaparak Kıbrıs Türk toplumunu idare etmeye niyetlenmişti.

Bu durum Denktaş ile Dr. Küçük arasında da sorun meydana getirmişti.

Dr. Fazıl ile Yarbay Vuruşkan arasındaki çekişme Menderes'e intikal ettirilmişti.

Söylentilere göre Denktaş , Yarbay Vuruşkan'ın yardım ve desteğiyle Dr. Fazıl'ı toplum liderliğinden uzaklaştıracak ve onun yerine kendisi geçecekti.

TMT'nin askeri kanadının liderleri Menderes'ten azar da işitmişlerdi.

Ankara'ya çağırılan Vuruşkan iddiaları reddederek, "Biz sayın Küçük'ün de sayın Denktaş'ın da mevkilerinin idraki içindeyiz. Denktaş da ne şimdi ne de gelecekte böyle bir emeli olduğuna dair en küçük imada bulunmadığı gibi, biz de böyle bir arzusu olduğunu sezinlemedik" demişti.

Ancak zaman Vuruşkan'ı haklı çıkarmayacaktı.

TMT, Denktaş'dan örgüt bünyesi içinde yerli lider olarak, TMT askeri liderinin birinci derecede yardımcısı ve müşaviri sıfatıyla yararlanmaya devam edecekti.

TMT ile arasındaki sıkı bağ nedeniyle Denktaş, Kıbrıs sivil Türk toplumunun liderliğinde giderek yükselecek ve ilk sıraya yerleşecektir.

Zaman içerisinde Dr. Fazıl Küçük, TMT'nin desteğini almış bulunan Denktaş karşısında gücünü kaybederek pasifize olacaktır.

 

TMT'NİN KURULMASI TALİMATINI MENDERES VERDİ!

Rauf Denktaş'ın sivil kanat liderliğini üslendiği "Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı(TMT)"nın kurulması dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Salih Coşkun'a verdiği bir talimatla Nisan 1958'de kuruldu.

Emekli Albay İsmail Tansu'nun "Aslında hiç kimse uyumuyordu" kitabında Başbakan Menderes'in talimatı ana hatlarıyla şu şekilde yer alıyor:

"Kıbrıs'ta Türk varlığının korunması için silahlı gizli bir örgüt kurulması uygun görülmüştür. Olağandışı koşullarda yapılacak ve yasal olmayan bu görev için hazırladığınız projeyi uygulamaya koyabilirsiniz.

İngiltere'nin egemenliğindeki bir ülkede bu örgütün kurulmasının zorluğu ve tehlikesi malumdur. Bu konudaki çalışmalar son derece gizli tutulmalı, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında duyulmamasına özen gösterilmelidir.

Örgütte görev alanlar, örgütü hükümetimizin kurdurmakta olduğu kanısını uyandıracak söz ve davranışlardan kaçınmalıdırlar.

Örgütün kurulması için gerekli silah, araç, gereç ve personel ve parasal destek hükümetimiz ve silahlı kuvvetlerimiz tarafından karşılanacaktır.

Kıbrıs'ta Türk toplumu liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş Hükümetimizin güvendiği kişilerdir. Örgütün kurulmasında yardımcı olacak bu kişilerle iyi ilişkiler ve sıkı işbirliğinde bulunulmalıdır.

Örgütte görev üstlenecek subayların her türlü yasal hakları saklı tutulacak ve kendileri süresiz izinli sayılacaklardır.

Kurulacak Örgüt'ün, Kıbrıs Türk Halkı'nın can ve mal güvenliğini korumanın yanı sıra, hükümetimizin izlediği Kıbrıs Politikası'na destek olacağı da düşünülmektedir.

Örgütte görev üstlenecek değerli subaylarımıza güveniyor ve başarılar diliyorum."

 

27 MAYIS DARBESİ VE TMT..

TMT'nin Kıbrıs'a göndermek üzere bazı depolarda silah saklanması "27 Mayıs" darbesinden kısa bir süre önce Başbakan Adnan Menderes'in kendi taraftarlarını silahlandırdığı şeklinde bir kara propagandaya sebep olmuştu.

TMT son derece gizli tutulduğundan Menderes bu iddialar karşısında hep suskun kaldı. TMT olayı, Yassıada mahkemelerinde Menderes'in karşısına çıkarıldı. Durumun mahiyeti anlaşılınca olay kamuoyuna açıklanmayarak gizli tutuldu.

İddialar nedeniyle 27 Mayıs darbesini gerçekleştirenler ÖHD Başkanı General Daniş Karabelen'i görevden alınarak emekliye sevkettiler.

Kıbrıs TMT'nin askeri lderi Albay Rıza Vuruşkan da 27 Mayıs darbesinden sekiz ay sonra görevden alınarak Ankara'da pasif bir göreve atanmış ve Kıbrıs'ta emrinde bulunan subaylarla temas etmesi yasaklanmıştı. Vuruşkan mecburiyet üzerine 1964'de Erenköy'ün savunulması için yeniden Kıbrıs'a gönderilmişti. Vuruşkan gizlice Erenköy'e girerken yanında Denktaş da vardı. TMT Erenköy'ün savunulmasında büyük bir yararlık göstermişti.

Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Salih Coşkun da 27 Mayıs darbesinde gözaltına alınarak Yassıada'ya gönderilmişti.

Albay İsmail Tansu da istifa etmek suretiyle görevden alınmaktan kurtulmuştu.

Milli Birlik Komitesi üyeleri TMT'nin varlığından habersizdiler.

Bu yüzden Albay İsmail Tansu, komiteden Albay Alparslan Türkeş ile görüşerek bilgi vermişti.

Bunun üzerine TMT'nin faaliyetlerine devam etmesi sağlanmıştı.

 

TMT SEÇİMLERDE DENKTAŞ'A ÇALIŞTI

Özel Harp Dairesi, TMT aracılığıyla Denktaş'ı himaye etmeye sonraki yıllarda da devam edecektir.

Denktaş 1968'de "Cemaat Meclisi" başkanlığının yanı sıra "Türk Yönetimi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcılığı"na getirilmişti.

Dr. Fazıl Küçük 1973'te Cumhurbaşkanlığı yardımcılığından ayrıldığında Denktaş önce "Kıbrıs Türk Yönetim başkanlığı"na, ardından da fiilen olmasa da hukuken var olan "Türk-Rum ortak Cumhuriyeti"nin anayasası gereği Cumhurbaşkanı yardımcılığına getirildi.

1974'de Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahelesinden sonra, 1975'de Denktaş" Kıbrıs Türk Federe Devleti" başkanlığına getirildi ve ardından 1976'da yapılan genel seçimlerde aynı göreve seçilecekti.

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nin 1983'de kurulmasının ardından Denktaş, 1985'de yapılan seçimde Cumhurbaşkanı seçilecekti.

Bütün bu başarıların ardında TMT'nin desteği vardı.

1985'deki seçimlerde, emekli Albay İsmail Tansu dahil eski TMT'liler Kıbrıs'a gelerek Denktaş'ın seçim kampanyasına destek vermek için köy köy dolaşmışlardı.

Tansu'nun verdiği bilgilere göre TMT, 1976 yılında görülen lüzum üzerine faaliyetlerine son veriyordu.

"Özel Harp Dairesi" tarafından kurulan TMT'nin en gözde mensupları da KKTC'nin güvenlik kuvvetlerinin çekirdek kadrosunu oluşturmuşlardı.

İşin özeti, Rauf Denktaş'ın siyasi kariyerinde Özel Harp Dairesi'nin ve TMT'nin büyük rolü vardır.

Merhum Denktaş artık tarihe mal olmuş bir renkli kişilik olarak hafızalarda yaşayacak.

En başta da dedik, Denktaş, Türkiye'nin Kıbrıs politikalarının sadık bir yandaşı olarak, bu politikaların yanlışlarıyla doğrularının bir ürünüdür.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1412 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler