1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Klasik Müzik sevenlere özel
Klasik Müzik sevenlere özel

Klasik Müzik sevenlere özel

BİFO'NUN YENİ KAYDI RAFLARDA YERİNİ ALDI! Dünya 20. yüzyıla adım attığında, insanlık bir sayfanın kapandığının ve bir yenisinin açıldığının, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkındaydı. Bu yeni yüzyıla iki dünya savaşı, haritalardaki değişik

A+A-

 

 

 

BİFO'NUN YENİ KAYDI RAFLARDA YERİNİ ALDI!

Dünya 20. yüzyıla adım attığında, insanlık bir sayfanın kapandığının ve bir yenisinin açıldığının, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkındaydı. Bu yeni yüzyıla iki dünya savaşı, haritalardaki değişiklikler, liderler, yeni keşifler ve şüphesiz sıradışı sanat akımları damgasını vuracaktı. Resim, heykel, mimari ve müzikte yenilikler peşi sıra geldi. Dans sanatı da bunun gerisinde kalamazdı. Klasik bale, yerini daha özgür, başkaldıran ve kalıplara sığmayan modern dansa bıraktı, koreograf ve dansçılar yüzyılın ortalarından sonra modern dansı da ifadeciliğin çok daha ileri düzeylere taşındığı hedeflere ilerleteceklerdi. İşte her sanat dalında olduğu gibi dansta da filizlenmeye başlayan bu yeni bakış açılarına eşlik edecek müzikler de geride kalan yüzyılınkilerden farklı olmalıydı. Avrupa’nın dört bir yanında besteciler, yaşadıkları savaş buhranları, ekonomik güçlükler ve bunun gibi koşulları müziklerine yansıttılar ve ortaya, müzik tarihinin akışını değiştirecek başyapıtlar çıktı.  Fransa’da Maurice Ravel, savaşın seslerini eski güzel günlerin perdesinin ardından duyururken, İngiltere’de Gustav Holst, doğanın üstün güçlerini yardıma çağırıyor, Çek besteci Ervin Schulhoff antik Meksika söylencelerinden biri üzerine dışavurumcu bir bale müziği yazıyor, Rus besteci Sergey Prokofyev milattan önceye ait bir aşk efsanesinden aldığı esinle dansa eşlik ediyor, Macaristan’da Béla Bartók ise yeni yüzyılın ahlâki değerlerini sorguluyordu. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın bu yeni kaydında 20. yüzyılın ilk yarısında dans sahnelerinde duyulan ve her biri birer kilometre taşı niteliğinde olan bu bestecilerin yapıtlarına yer veriliyor. İnsanın sesini duyurmak için bedenine ve müziğe nasıl sarıldığını, tarihin müzikle nasıl yeniden yazıldığını gösteren bu çok özel seçki, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın CD kaydı ile sizlere ulaşıyor. Music from the Machine Age, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ,Şef: Sascha Goetzel. İyi dinlemeler. (ANDANTE Klasik Müzik Dergisi)

 

ÇALGI ENDÜSTRİSİNİN KÜRESEL PLATFORMU FRANKFURT MÜZİK FUARI

Her ne kadar son yıllarda küresel krizden etkilenmiş görünse de, Frankfurt Müzik Fuarı (Musikmesse Frankfurt), dünya çalgı endüstrisinin hâlâ gözbebeği konumunda. 21-24 Mart 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Frankfurt Müzik Fuarı'nda her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın önde gelen çalgı firmaları, müzik kuruluşları, yayımcılar ve sanatçılar bir araya gelecek. Çalgı alanında dünyanın en büyük profesyonel buluşması olan Frankfurt Müzik Fuarı'nda firmalar bu yıl da

çalgı ve çalgı aksesuvarı alanında ürettikleri en yeni ürünlerini sergileyecekler. 2011 yılında gerçekleştirilen fuara müzikseverlerin yanısıra 75.000’in üzerinde firma temsilcisi katılmıştı. Tüm amatör müzisyen ve ziyaretçilerin 30.000’in üzerindeki yeni ürünün tanıtımlarına katılabilecekleri, düzenlenen çok sayıda konseri izleyebilecekleri Frankfurt Müzik Fuarı, yalnızca ticari bir platform olmayıp her yıl çeşitli müzikal etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Devasa boyutlardaki altı sergi salonundan oluşan fuarda, çalgı endüstrisiyle ilgili akla gelebilecek her türlü ürün yer alıyor. Klasik çalgılar, akustik ve elektronik gitarlar, bakır ve tahta üflemeliler, perküsyon aletleri ve müzik notalarının yanı sıra fuarda her yıl çok geniş bir alanda kayıt sistemleri de sergileniyor. Frankfurt Müzik Fuarı'na bu yıl 50 ayrı ülkeden binlerce üretici ve distribütörün katılması bekleniyor. 2011 yılında 50 ülkeden 1.500'ün üzerinde katılımcı firma, 119 ülkeden gelen ziyaretçilere ürünlerini sergilediler. Bu yüksek katılım, üretici, satıcı ve müşteriler açısından son derece verimli bir ticaret ortamının yaratılmasına vesile olmuş oldu. Fuar, ticari ziyaretçiler için ayrılan ilk 3 gününde, iş ilişkileri, görüşmeler ve yeni müşteri kazanımları açısından ideal bir ortam sunacak. Cumartesi günü, Frankfurt Müzik Fuarı'nın halka açık günü olduğu için, bu özel gün, üreticiler ve son kullanıcıların birbirleriyle doğrudan iletişim kurabilmelerine olanak tanıyor. Ziyaretçiler gün boyunca gerçekleştirilen konserleri izleyebiliyor, atölye çalışmalarına katılabiliyor ve yeni ürünlerin tanıtımlarını izleyebiliyorlar. Yeri gelmişken hatırlatalım; “ünlü katılımları”, Cumartesi günü, sektörel ziyaretçilere tahsis edilen ilk 3 güne kıyasla daha fazla oluyor; dünyanın pek çok noktasından davet edilen çalgılarının ünlü sanatçıları, firmaların stantlarında en yeni ürünleri deneyerek yeteneklerini sergiliyor ve hayranlarıyla bir araya gelme fırsatı buluyorlar. Fuarda her yıl, Frankfurt Müzik Ödülü, PRG LEA, Alman Müzik Çalgısı Ödülü ve MIPA Basın Ödülü gibi önemli ödüller dağıtılıyor. Alman Müzik Çalgısı Üreticileri Birliği (Bundesverband der Deutschen Musikinstrumenten-Hersteller e. V. - BDMH ve Frankfurt Müzik Fuarı ortaklığında verilen Frankfurt Müzik Ödülü, her yıl fuarın ilk günü, yorumculuk, kompozisyon, müzikoloji, müzik eğitimciliği dallarında önemli işler başarmış bir kişiye sunuluyor. Ziyaret tarihleri:  21-24 Mart 2012 / 09.00 - 18.00    www.musikmesse.com 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 821 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler