1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KKTC 'vilayet', Eroğlu 'vali' mi?
KKTC vilayet, Eroğlu vali mi?

KKTC 'vilayet', Eroğlu 'vali' mi?

Egemen Bağış’ın ağzından çıkan “Kıbrıs’ın Kuzeyini Türkiye’ye bağlarız” cümlesine burada sevinenler var. Neredeyse zil takıp oynayacak kimileri… Hiç sürpriz değil!.. Aksine, bugün Türkiye’de Kıbrıs sorunu ve AB

A+A-

 

 

Egemen Bağış’ın ağzından çıkan “Kıbrıs’ın Kuzeyini Türkiye’ye bağlarız” cümlesine burada sevinenler var.

Neredeyse zil takıp oynayacak kimileri…

Hiç sürpriz değil!..

Aksine, bugün Türkiye’de Kıbrıs sorunu ve AB ekseninde oluşan bulanık dış siyasetin yeni ‘maceralara’ doğru yol almasını istiyordu Bağış’a alkış tutanlar…

Son 10 gündür bu tavırlar çok net biçimde ortaya çıkmış, bir süredir ‘kuzu’ postuna gizlenen ‘kurt’lar inlerinden çıkmıştı.

Müzakere masasında sürekli yan çizen Cumhurbaşkanı Eroğlu başta olmak üzere, Kıbrıs’ta federal çözüme asla inanmayan ve bunu istemeyenler, bulanık sulara doğru yol almak hedefiyle bir kez daha demir almak üzereydi.

**

Bu gemi ilk defa yelken açmıyor, bilinmezlere doğru…

Ne zaman açıldıysa, sonunda gemi ya yanlış rotaya girip yolda kayboldu ya da okyanusa açılmadan sığ sularda karaya oturdu.

40’lı yaşlarını yaşayan bizim nesil ve daha eskiler bilmem kaç defa boşa kürek salladı.

Boş yere umutlandırıldık hep…

Bağımsız olacak, devlet kurup tanıtacaktık.

1983’ten bugüne ne kadar bağımsızlaştık acaba?

Tanınmadığımız kesin de, KTFD döneminde en azından ihracat yapabilen bir toplumken, şimdi tamamıyla Türkiye’ye bağımlı hale geldik.

Maliye Bakanı Ersin Tatar bile bunu itiraf etti geçen gün Türkiye medyasına konuşurken…

Rakamlar bunu söylüyor çünkü, bütün çıplaklığıyla…

**

1950’li yıllardan itibaren “Kıbrıs İstirdat Planı”nı yürürlüğe koyan anlayış sadece Kıbrıslı Türkleri değil, Türkiye halklarını da olumsuz etkiledi.

Eğer bugün bile okuma-yazma oranı, doğum kontrolü, kişi başına düşen gelir bakımından ‘geri kalmış ülkeler’ sıralamasında yer alıyorsa Türkiye, bunun müsebbibi o siyasetlere şekil verenlerdir.

2002’ye kadar ideolojik bir ‘Batı karşıtlığı’ ve haliyle ‘anti-AB’cilik’, Kıbrıs’ta da ‘taksim’ politikası izleyen Ankara’daki askeri-sivil rejimin tek tek bireylere ödettiği faturayı kim unutturabilir ki?

Özellikle de “çözümsüzlük çözüm değildir” diyen AKP’li bir bakanın o faturadan habersiz olması, olup bitenleri unutması mümkün müdür?

**

Egemen Bağış unutmuş olabilir, ancak kendisinin bugün geldiği çizgi ya da ağzından kaçırdığı cümleler, 2002’de Erdoğan’ın ve Gül’ün ‘statükocu’ dediği kesime aitti!..

Konjonktür gereği zaman zaman dış siyasette sert üslup kullanılabilir. Diplomaside ‘karşı taraflar’a mesaj vermek için satır aralarına sivri uçlu kelimeler sokuşturulabilir.

Ancak bunu yaparken ‘başkaları’nın nasıl algılayacağını es geçerseniz, muhtemelen ayıp etmiş olursunuz.

Egemen Bağış “KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması da bir seçenektir” diyerek, bu adanın sahiplerine ayıp etti.

Hele söylediklerine tepki verenleri ‘Rum yanlısı’ diye nitelemekle çok büyük ayıp etti.

Ama asıl ayıp, Bağış’ın ağzından çıkan laflara balıklama dalarak, “bağlanma da olabilir” diyen bizimkilere ait!..

Başta da Başbakan’a…

Ve sessiz kalan Cumhurbaşkanı’na…

**

Sahi, Egemen Bağış becerir de KKTC’yi TC’ye bağlarsa eğer, ‘bizimkiler’in sıfatı ne olacak?

KKTC ‘vilayet’leşecekse, Eroğlu ‘kaymakam’, Küçük de ‘muhtar’ mı olacak?

Başka türlüsü mümkün mü?

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2187 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler