1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “KKTC-TC ilişkileri karşılıklı saygıya dayalı olmalı ama Türkiye’deki mevcut yönetimle mümkün değil”
“KKTC-TC ilişkileri karşılıklı saygıya dayalı olmalı ama Türkiye’deki mevcut yönetimle mümkün değil”

“KKTC-TC ilişkileri karşılıklı saygıya dayalı olmalı ama Türkiye’deki mevcut yönetimle mümkün değil”

DAÜ öğretim üyesi Umut Bozkurt Kıbrıs’ın kuzeyinde 22 Ocak’ta Afrika gazetesi ve Meclis genelinde yaşanan olayları YENİDÜZEN için yorumladı

A+A-

DAÜ öğretim üyesi Umut Bozkurt Kıbrıs’ın kuzeyinde 22 Ocak’ta Afrika gazetesi ve Meclis genelinde yaşanan olayları YENİDÜZEN için yorumladı.

Didem MENTEŞ

 

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı ve akademisyen Yrd. Doç. Dr. Umut Bozkurt, 22 Ocak’ta yaşananların siyasi kültüre müdahale olarak değerlendirerek, şöyle konuştu:

 “Seçimden önce de Afrika gazetesinin yayınladığı karikatür krizi olmuştu. Bu sanırım Türkiye’de bu hassasiyet yarattı. Ondan sonra da Afrin meselesi gündeme geldi. Böyle savaş durumlarında ‘bizler, ötekiler’ şeklinde daha fazla ortam gerilir. Afrika gazetesinde yaşananları bu ülkedeki temel bir ilkenin ihlali olarak görüyorum. Anayasa’mızda ifade özgürlüğü yer almaktadır. Farklı gazeteler farklı görüşteki insanlar başlarına bir şey gelmeden görüşlerini ifade edebilirler. Ama maalesef şuanda en tehlikeli olan şey budur. Aslında siyasi bir kültüre de müdahale olarak görmek lazım. Afrika gazetesinde olan şey; o görüşte olmadığı için orman kanunlarıyla susturmaya çalışan bir grubun saldırısıydı. Fakat olayın akşamına ülkücüler geleceği için Afrika gazetesi önünde bir grup toplanmıştı. Orada Afrika gazetesine yakın olmayan, ana akım diyebileceğim insanlar da vardı. Mesele artık Afrika gazetesi meselesinden çıktı daha temelde bir özgürlükler meselesi haline dönüştü. Oraya gelip de aslında Afrika gazetesini okumayan hatta belki marjinal bulan insanlar vardı. Bu insanlar oraya gitmekle bir sorumluluk hissettiler. Çünkü artık orada müdahale edilmezse gelecekte ne olacak diye düşünenler vardı. Evet belki bağımlılık ilişkileri olan bir yerdir ama her şeye rağmen böyle de bir siyasi kültür vardır. İnsanlar karşıtlarıyla kavga etmeden, birbirini dövmeden, bir konuşma ortamı olageldi ve birçok insan bunu müdahale olarak görüyor. Önümüzdeki dönemde KKTC-TC ilişkilerine bakacak olursak tabi gönül arzu ederdi ki karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki olsun. Türkiye’deki mevcut yönetimle böyle bir şeyi başarmak ne ölçüde mümkündür onu bilemiyorum, bunu yakalamak çok kolay değildir. Beni daha da endişelendiren şu ki bu gerilim Türkiyeli- Kıbrıslı ayırımı gibi sunuluyor. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Benim o gün gördüğüm şey bu değildi. O gece de protestoda da Türkiye’den de insanlar vardı, Kürtler vardı. Bence bu Türkiyeli Kıbrıslı ayırımı değil. Türkiye’den gelen göçmenler arasında da bu yapılanları tasvip etmeyenler olduğunu biliyorum. Dolayısıyla bu ayrım ifade özgürlüğüne inanan insanlar ve tasvip etmediği fikirleri şiddet yoluyla susturmaya çalışan insanlar arasında bir gerilimdir. Bizim bunu buradan kurmamız gerekir, aksi takdirde Türkiyeli- Kıbrıslı ayrımına giderse hem seçimden sonra sonuçları olabilecek daha başka şeyler olabilir hem de çok tatsız bir gerilimi iyice yükseltiriz. Bunun hiç gereği olmadığını düşünüyorum. 

ozel-haber-gorsel-281.jpg

Bu haber toplam 2072 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler