1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kızkardeşim vurulduğunda annemden Huriye nenesini çağırmasını istediydi...'
Kızkardeşim vurulduğunda annemden Huriye nenesini çağırmasını istediydi...

'Kızkardeşim vurulduğunda annemden Huriye nenesini çağırmasını istediydi...'

1963 çarpışmalarında 12 yaşındaki küçük kızkardeşi Yorgulla öldürülen, annesi Hristalla ağır yaralanan Küçük Kaymaklılı Elli Venizelu, insanlık dersi veriyor: Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürkler’i sevgiyle anıyor... Elli Venizelu’yla Küçük

A+A-

 

1963 çarpışmalarında 12 yaşındaki küçük kızkardeşi Yorgulla öldürülen, annesi Hristalla ağır yaralanan Küçük Kaymaklılı Elli Venizelu, insanlık dersi veriyor: Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürkler’i sevgiyle anıyor...

 

 

Elli Venizelu’yla Küçük Kaymaklı’da yaşadıkları ve Kıbrıslıtürkler’le yakın dostluğuna ilişkin röportajımız şöyle:

 

SORU: Sevgili Elli Venizelu...

ELLİ VENİZELU: Babamın soyadıdır Venizelu, eşimin soyadı Hristu...

 

SORU: Kaç yaşındasınız?

ELLİ VENİZELU: 66 yaşındayım.

 

SORU: Küçük Kaymaklı’da dünyaya geldiniz...

ELLİ VENİZELU: Evet... Babamın adı Haralambus Venizelos, Hambis diye bilinir. Annemin adı Hristalla Venizelu. İki erkek kardeşim, bir kızkardeşim var şimdi... Daha önce iki kızkardeşim vardı... Beş kardeştik yani eskiden...

 

SORU: Babanızın mesleği neydi?

ELLİ VENİZELU: Babam tatlıcıydı... Uzunyol’a (Ledra Street) yakındı tatlıcı dükkanı...

 

SORU: Rahmetlik Huriye Hanımlar’ın komşusuydunuz...

ELLİ VENİZELU: Evet, Huriye, Altıparmaklar’ın Fatma, onların oğluları, Karabardak ve Keziban... Melek... Adnan, Feridun, Ferit, Ahmet, Sonay, Hülya... Bunlar Fatma’nın evlatçıklarıydı... Bir başka Hülya daha vardı, o da Ahmet Altıparmak’ın kızıydı... Bir de Kıymet vardı...

 

SORU: Ali Zeybekoğlu’nun bana anlattıklarından çok iyi ilişkileriniz vardı Altıparmaklar ve Işımanlar’la... Ve Kargalar’la...

ELLİ VENİZELU: Bizim Kıbrıslıtürkler’le ilişkilerimiz, Kıbrıslırumlar’la ilişkilerimizle aynıydı. Aramızda hiçbir fark yoktu. Her gün Huriye evimize gelirdi, Ahmet Altıparmak bize gelirdi, Huriye Hanım ebeydi, nenemizdi Huriye... Küçük Kaymaklı’nın kırıkçı-çıkıkçısıydı...  Her gün bize gelir, anneme “Hristallu, napan?” derdi. Huriye gelir anneme yardım ederdi... Ben kuafördüm, Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürk hanımlar hep bana gelirlerdi, saçlarını yapardım, saçlarını keserdim. Pek çok arkadaşım vardır, Melek vardır, Ruso’nun hanımı... Hasan Ruso’nun hanımıdır Melek, evlenecekleri zaman, gelin olacağında ben onardıydım başını... Nermin Hasan, Kargalar...

 

SORU: 1963 yılında kızkardeşiniz Vulla yani Yorgulla 11-12 yaşlarındaydı...

ELLİ VENİZELU: Pek çok insan bizim evde toplanmıştı... Çarpışmalar çıkmıştı diye insanlar gelip bizim evde, kimisi masanın altına girmişti, kimisi yatakların altına... Kendilerini korumaya almaya çalışıyordu. Mesela birisi küçük kardeşinin potinini bağlamak için eğilmiş ve vurulmuştu... Pencerelerden, kapılardan kurşun yağıyordu bizim eve, bizim eve ateş ediliyordu yani... Kızkardeşim Yorgulla evdeydi vurulduğunda... Normal diğer kurşunların yanısıra sanırım dumdum kurşunu da atılıyordu çünkü kapıda izlerini gördüydük daha sonra...

 

SORU: Ancak sanırım o tarihlerde Küçük Kaymaklılı Kıbrıslıtürkler’de dumdum kurşunu yoktu... Sanırım Kıbrıslırum askerlerde vardı dumdum kurşunu... Kıbrıslıtürkler’de daha çok av tüfekleri vardı... Benim öğrendiğim kadarıyla küçük kızkardeşiniz Yorgulla da avtüfeği taşıyan bir Kıbrıslıtürk tarafından vurulmuştu... Kızkardeşinizi vururken onu görenler vardır, görgü tanığı vardır yani... Kızkardeşiniz vurulduğunda hemen ölmüş müydü?

ELLİ VENİZELU:  Kızkardeşim vurulduktan bir gün sonra ölmüştü. 24 Aralık 1963’te vurulmuştu kızkardeşim ve 25 Aralık 1963’te öldü.

Kızkardeşimi bir arabaya koyarak onu hastaneye göndermeye çalıştığımızda, bu defa da arabaya ateş açmışlardı. Kıbrıslıtürkler, polisin olduğu yerden ateş açılıyordu arabanın üstüne ve annem, kızkardeşimizi korumak için arabada, üstüne kapaklandı, kendi vücudunu siper etmeye çalıştı yaralı kızkardeşime... Tam 24 yerinden yaralandı annem, bütün sırtı kurşun doludur, arabanın içindeyken vuruldu annem bu şekilde. Kızkardeşimin üstüne kapaklandı, onu korumaya çalıştı arabanın içindeyken ve böylece kendisi de açılan ateş sonucu yaralandı.  Arabanın şöförü aracı durdurup kaçmıştı... Başka birisi arabayı geri getirmeye çalıştı... Annemin vücudu saçma doludur yani... Sonra onları hastaneye götürmeyi başardılar...

Kızkardeşim vurulduğu zaman ağlamaya başlamıştı... “Anneee! Huriye neneyi çağır da o beni iyileştirir! Huriye nenemi isterim! Huriye nene gelsin!” diye ağlıyordu kızkardeşim...

Annem, kızının öldüğünü bilmiyordu... Annem de yaralı olduğu için hastanede yatıyordu. Doktorlar ona “Kızın başka bölümde tedavi görür” diyorlardı, ona kızının öldüğünü söylemiyorlardı. Annem sürekli “Kızım nerde? Kızımı görmek isterim... Kızım nasıl oldu?” diye soruyordu... Doktorlar ona kızının öldüğünü söyleme cesareti bulamıyorlardı, “Başka bir odada yatır kızın” diyorlardı kadına.

Ancak iki ay sonra Makarios söylemişti anneme kızı Yorgulla’nın öldüğünü... İki ay gizlediler annemden kızkardeşimin ölümünü...

Annemi tedavi için Doğu Almanya’ya gönderdiler daha sonra. Oradaki doktorlar, vücudunun 24 yerinde bulunan bu kurşunları çıkaramayacaklarını, bu kurşunları olduğu yerde bırakmanın daha iyi olacağını söylediler ve o günden bu yana annem vücudundaki bu saçmalarla yaşıyor... Şimdi Latça’da yaşıyor, bir gün götürürüm seni... Çok güzel Türkçe bilir...

 

ALİ ZEYBEKOĞLU: Ben gittim, gördüm kendini, sarıldı öptü... Senden, benden daha iyi Türkçe konuşur. “Vallahi özlediydim Türkçe konuşmayı” dedi bana... Kadının bu kadar çok acısı olmasına rağmen – kızı öldürüldü, kendi ağır yaralandı – tabii Kıbrıslıtürkler da öldürdü, Kıbrıslırumlar da öldürdü – hiçbir zaman kötü bir söz söylemedi Kıbrıslıtürkler için... Ben bu aileyi çok iyi bilirim, onlar da benim ailemi çok iyi bilir... Bizi kavga ettirenler Allah’ından bulsun... Günahtır annelerimiz, babalarımız ağlar... Ağlamasın artık annelerimiz babalarımız... Bir barış yapılsın... Çok hatalar yaptık, bitsin artık...

Benim ailemden da öldürdüler çok... Ama onunla yaşamayı öğrendim...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 933 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler