1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kişisel Devrim
Kişisel Devrim

Kişisel Devrim

Etraf o kadar olumsuzluklarla dolu ki. İnsanın bir anlık boşluğu; karamsarlıkların, sorunların ve negatif yüklü bir yaşamın etkisi altına girmesi hiçtendir. Bir an durup düşündüğümüzde, hani bizi olumsuz etkileyen nedenleri gözden geçirdiğinde insan,

A+A-

 

 

Etraf o kadar olumsuzluklarla dolu ki.

İnsanın bir anlık boşluğu; karamsarlıkların, sorunların ve negatif yüklü bir yaşamın etkisi altına girmesi hiçtendir.

Bir an durup düşündüğümüzde, hani bizi olumsuz etkileyen nedenleri gözden geçirdiğinde insan, farkedecektir ki; genelde birinci derecede “çevresel” sorunlardır.

“çevresel” dediğim; doğa ile ilgili olanı kastetmiyorum.

İşyerinizdeki bir olay, gazete-televizyon haberi, aile bireylerinin yaşadıkları olumsuzlukların size yansıması, eşinizin işteki sorunundan yüklendiği negatifliğin eve taşınması, sizin yakın çevrenizden olumsuz yöndeki etkilenmeleriniz; o düşlenen “huzurlu yaşamı”; huzursuzluğa dönüştüren etkenlerdir.

Elbette sağlık gibisi yoktur ve insan sağlıklı olmanın değerini, yaşarken iyi bilmemli.

Ama işte bazı durumlarda da sağlığınızı tehdit eden unsurların başında gelmektedir çevresel etkenler.

Peki ne yapmalı insan, nasıl bir düşünce ve ruh yapısı içerisinde olmalı?

Elbette tüm olanları elinizin tersiyle bir kenara itip, hiç yokmuşlar gibi davranmak zordur. Ama belki de “kaliteli yaşam” denilen ve merkezinde içsel huzuru barındıran bu ruh haline geçişte bir köprü vazifesi görebilmektedir; sırasında bazı şeyleri yok saymak.

Bir olumsuzluğu hayatınıza taşıyan kişilerden, o olaydan kendinizi uzak tutmak; huzurlu ruh haline bir adım olur.

Toplumsal sorunlar mı?.. toplumsal sorunları da ortadan kaldırmanın yolu; toplumu oluşturan bireylerin öncelikle; sağlıklı düşünebilmelerinden geçmektedir ki bu da “iç huzurun” önemiyle örtüşür.

Kesinlikle “duyarsız kalınmasından” bahsetmiyorum.

Aksine; “duyarlı” olacağınız şeylere gidişiniz öncesindeki “sağlıklı ruh halinden” bahsediyorum.

Etrafınıza bir bakın.

Gözünüzü açtığınız anda; bir yandan gazeteler-televizyonlar-radyolar-haber mesajları etrafınızı adeta kuşatmış durumda.

Ve ne acıdır ki bu “kuşatmada” size salgılananların neredeyse tümü de; “olumsuzluk-negatiflik” teşkil etmektedir.

Böylesi bir günün başlangıcında kendinizden “üretmek” adına ne bekleyebilirsiniz ki... Hedefiniz “üretmek”, ürettiklerinizle bu adanın insanlarına, yaşadığın çevreye, arkadaşlarınıza bir katkı sağlamak ise; o zaman olumsuz ve negatif ortamlardan kaçışın pan-zehiri de, “üretmekten” geçer.

Kim ne demişti, o ne cevap vermişti, o şöyle tavır yapmıştı, bu suratını asmıştı tı tı tı tı... İnsanın içinden “yeter” demek geliyor.

Ve şu noktaya geliyoruz: Toplumsal Devrin; öncelikle kişisel devrimden geçer.

Geçmişe tutsak kalmadan, üzerinize şu-bu etiketler yapıştırmadan, “insan” olarak nutukların değil, “kalıcı söylemlerin” yaratıcısı olarak yol almayı becerirseniz; varoluş nedeninizden ötürü; çevresine,toplumuna da yararlı biri olmayı becermişsiniz demektir.     

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 775 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler