1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KINIYORUZ, ANCAK'A CEVABIMIZDIR!
KINIYORUZ, ANCAKA CEVABIMIZDIR!

'KINIYORUZ, ANCAK'A CEVABIMIZDIR!

DAÜ-SEN ile DAÜ BİR-SEN, DAÜ BİR-SEN Başkanı Tevfik Yoldaş'a yönelik darp konusuyla ilgili ortak basın toplantısı düzenledi

A+A-

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) ile Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ BİR-SEN), DAÜ BİR-SEN Başkanı Tevfik Yoldaş’a yönelik darp konusuyla ilgili ortak basın toplantısı düzenledi.

 

AÇIKLAMANIN TAM METNİ ŞÖYLE:

“KINIYORUZ, ANCAK”A CEVABIMIZDIR!

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektörlüğü’nün DAÜ BİR-SEN Başkanı Tevfik Yoldaş’a yönelik saldırıyla ilgili olarak yaptığı 26 Mart 2012 tarihli “kınıyoruz, ancak” şeklindeki açıklamasını hayret, üzüntü ve büyük endişeyle okuduk. Bu açıklamasında Rektörlük, bir yandan saldırıyı kınar gibi yaparken diğer yandan da Tevfik Yoldaş’ı değersizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çalışarak  hedef göstermekte ve “aslında bunu haketmişti” mesajını vererek yeni saldırılara davetiye çıkarmaktadır. Açıklamanın bu yönüyle ‘suça teşvik’ anlamına geldiğini ve Rektörlüğü azmettirici konumuna düşürdüğünü üniversite yönetimi göremiyor mu? Üniversitemizin Rektörlük kademesinde henüz sağ duyusunu yitirmemiş, duygularına teslim olmamış hiç kimse kalmadı mı? Saldırının ardından gelen bu açıklama, bir üniversite Rektörlüğüne yakışmayan talihsiz bir açıklamadır ve bu üniversitenin mensupları olan bizleri utandırmıştır. DAÜ BİR-SEN Başkanı’na yapılan saldırının nedeni Rektörlüğün bu tür açıklamaları ile Üniversite’de halen devam etmekte olan cepheleşmedir.

 

DAÜ Rektörlüğü’nün üniversitedeki sendika yöneticilerine yönelik baskıları yeni olmamakla birlikte özellikle Doğu Akdeniz Kreş, İlkokul ve Koleji’nin Doğa Okuları’na  devredilmesi döneminden bu yana çok yoğunlaşmış ve sistematik bir hal almıştır. DAÜ’ye, dolayısıyla da halka ait bu kurumları söz konusu özel şirkete adeta bağışlayan Prof. Dr. Abdullah Öztoprak, bunu engellemeye çalışan sendika yöneticilerine düşman kesilmiş, 30’a yakın sendika yöneticisi ve üyesi hakkında soruşturma açmış ve sendikacılara ceza yağdırmıştı. Bunun yanında sadece sendikacıların yükseltilmeleri gerçeklerştirilmemiş, yaz okulu ödenenekleri yapılmamıştır.  DAÜ BİR-SEN Başkanı’na yönelik baskılar da aynı dönemde başlamış, giderek yoğunlaşmış ve bir grup sendikanın Brüksel’de yaptığı bir eyleme katılmasıyla doruk noktasına ulaşmıştır.

 

Tam 17 yıldır DAÜ’de görev yapan Tevfik Yoldaş’ı üniversitemizde herkes tanımaktadır. Sayın Yoldaş toplumsal sorunlara duyarlı bir aydın olmasının yanında görevinde de son derece başarılı bir yöneticidir. Esas görevi olan tanıtım ve öğrenci kazandırma alanında görev yaptığı her dönemde üniversitenin öğrenci sayılarını artırdığı tüm çalışanlar tarafından bilinmektedir. Yine bu alanda görev yaptığı 2009-2011 yılları arasında elde ettiği başarılar, amiri konumundaki Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Nadiri tarafından, üniversitenin tüm fakülte ve yüksekokullarından temsilcilerin yer aldığı tanıtım komitesinin her toplantısında, altı çizilerek ifade edilmiş, Rektör’ün kamuoyuna yaptığı açıklamalarda övünme vesilesi olmuştur. Tevfik Yoldaş’ın son dönemde maruz bırakıldığı görev yeri değişiklikleri, Prof. Dr. Öztoprak’ın üniversite içindeki birçok farklı ortamda açıkça dile getirdiği gibi, yalnızca ve tamamen sendikal faaliyetleri yüzündendir.

 

DAÜ Rektörlüğü yaptığı son açıklamada ayrıca, sendikacılara yönelik her karalama kampanyasında başvurulan yönteme sarılarak, Tevfik Yoldaş’ın aldığı maaşı gündem konusu yapmaktadır. Vasıflı insanların yoğun olarak çalıştığı bir işyeri olan DAÜ’deki maaş yelpazesi brüt 3,000 TL ile 15,000 TL arasında değişmektedir. Yirmi dört yıldır üst düzey yönetici olarak görev yapan Sayın Yoldaş’ın aldığı maaş ayda net 5,537 TL’dir. Sayın Yoldaş, üniversitemizde bu maaşı alan 15 idari (yönetsel) çalışandan biridir. Ne ilginçtir ki, Tevfik Yoldaş’ı 1995 yılında üniversitede görev alması için davet eden de, işe başlarken ne kadar ücret alacağını belirleyen de, bugün aleyhine kampanyalar düzenleyen de aynı kişi, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Abdullah Öztoprak’tır. Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı olarak 1995’ten 2003’e kadar 8 yıl Tevfik Yoldaş’la birlikte çalışan da Prof. Dr. Öztoprak’tır, 2009 yılında Rektör olarak göreve gelir gelmez Tevfik Yoldaş’ı Türkiye ve Kıbrıs’tan sorumlu Tanıtım Ofisi Sorumlusu olarak görevlendiren de! Aynı Prof. Dr. Öztoprak, daha iki hafta önce, Tevfik Yoldaş’ın başında olduğu Tanıtım Ofisi’nin çalışmaları sonucunda Türkiye’den gelen öğrenci sayılarının % 71 oranında artmasıyla övünürken, bugün bu başarıdaki en büyük pay sahiplerinden biri olan Tevfik Yoldaş’ı ‘istenmeyen adam’ ilan etmektedir.

 

Rektörlüğün, Sayın Yoldaş’ı sendikal faaliyetlerinden dolayı bir görevden alıp başka bir göreve sürmesinin, kadro ve statüsüne uygun olmayan görevleri yapmaya zorlamasının iş barışına hizmet etmediği gibi olumsuz olaylara sebebiyet verdiğini yaşayarak gördük. Ne yazık ki DAÜ Rektörlüğü, en ufak bir eleştiriye tahammülü olmayan, buna cesaret edecek olanlara bedelini ödetmeye hazır bir yönetim anlayışıyla hareket etmektedir. Bu, üniversitede bir kamplaşmaya, cepheleşmeye yol açacağından son derece tehlikeli ve sürdürülemez bir durumdur. Rektörlük bir an önce gerginliği tırmandırıcı tutumunu terk ederek sendikalarla diyaloğa yönelmelidir. Ancak şu da bilinmelidir ki bizler, her türlü baskı, tehdit, karalama kampanyaları ve hatta fiziksel şiddete varan eylemlere rağmen doğru bildiklerimizi söylemeye ve yanlışlara karşı çıkmaya ısrarla devam edecek, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

 

 

Saygılarımızla,

 

 

 

DAÜ BİR-SEN           DAÜ-SEN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 587 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler