1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kimlik tespitleri Bosna yolunda...'
Kimlik tespitleri Bosna yolunda...

'Kimlik tespitleri Bosna yolunda...'

Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerinden oluşan Kayıp Şahıslar Komitesi, “kayıplar”la ilgili genetik çalışmalarının bundan böyle Bosna’da yürütüleceğine ilişkin henüz resmi bir karar almamış olmasına rağmen, dün

A+A-

 

 

Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerinden oluşan Kayıp Şahıslar Komitesi, “kayıplar”la ilgili genetik çalışmalarının bundan böyle Bosna’da yürütüleceğine ilişkin henüz resmi bir karar almamış olmasına rağmen, dün (4.5.2012) TAK Ajansı, “Kayıplar Komitesi’ne yakın kaynaklara” dayandırdığı bir haberinde, “kayıplarla ilgili genetik çalışmaların artık Bosna’da yürütüleceğini” duyuran bir haber yayımladı.

TAK Ajansı’nın dünkü haberinde şöyle denildi:

“Kayıp Şahıslar Komitesi’nin kayıp şahıslarla ilgili genetik çalışmalarını bundan sonra Bosna’da faaliyet gösteren International Commission of Missing Persons (ICMP) yürütecek.
TAK’ın elde ettiği bilgiye göre, UNDP’nin açtığı uluslararası ihaleyi alan ICMP’nin ne zaman ve nasıl çalışacağı, imzalanacak kontratla belirlenecek.
Kayıp kalıntılarının kimlik tespiti bugüne kadar Lefkoşa'daki Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü (CING) içerisindeki Adli Genetik Laboratuvarı’nda yapılıyordu. Enstitü, “Gömü Yerinden Çıkarma, Kimlik Tespiti ve Kayıp Şahısların Kalıntılarının İadesi Projesi” çerçevesinde, “kimlik tespiti amacıyla kurbanların ailelerinden alınmış kan örneklerinin kalıntılardan elde edilen örneklerle karşılaştırılmasıyla ilgili genetik çalışmaları” yürütüyordu.
Kayıp Şahıslar Komitesi, projenin yeniden yapılandırılması çalışmaları çerçevesinde dile getirdiği taleplerinin enstitü tarafından karşılanmaması üzerine genetik çalışmaları yapacak laboratuarı belirlemek için uluslararası ihaleye çıkmıştı.
Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü ile komite bir süreden beridir bazı anlaşmazlıklar yaşıyordu. Komite, uluslararası standartlar çerçevesinde laboratuarın yeniden geliştirilmesi ve yeni yazılım talebinde bulunmuş ancak Enstitü bu talepleri karşılamamıştı. Enstitünün bugüne kadar yürüttüğü kayıplarla ilgili genetik çalışmalarda oluşturduğu veri tabanını komiteye vermek istememesi ise ilişkileri koparma noktasına getirdi.
Kayıp Şahıslar Komitesi’ne yakın çevrelerden elde edilen bilgiye göre, enstitünün “iki toplumlu” özelliğinin Türk tarafının aleyhine değişmesi ise ilişkileri olumsuz etkileyen bir diğer unsur oldu.”

Konuyla ilgili olarak sorularımızı yanıtlayan Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk üyesi Gülden Plümer Küçük, Kayıplar Komitesi’nin henüz çalışmaların Bosna’da yürütülmesine ilişkin resmi bir karar üretmediğini belirtti. Küçük, bununla birlikte Kayıplar Komitesi adına Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP’nin genetik çalışmaların yurtdışında yürütülmesine ilişkin bir ihale açtığını, bu ihalenin sonuçlandığını ve Bosna’daki ICMP (Uluslararası Kayıp Şahıslar Komisyonu) laboratuvarının bu ihaleyi kazandığını belirtti, “UNDP henüz kontrat imzalamadı, daha kontrat sürecindedir” dedi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin UNDP’ye “Kontrat imzalayınız” talimatı vermeden, UNDP’nin Bosna’daki laboratuvarla böyle bir kontrat imzalama yetkisinin bulunup bulunmadığını sorduğumuz Gülden Plümer Küçük, “Kayıplar Komitesi UNDP’ye talimat vermeden böyle bir kontrat imzalayamayacağını ancak kendilerinin de Kıbrıs Genetik Enstitüsü’nü sonsuza dek bekleyemeyeceklerini” söyledi. Gülden Plümer Küçük, TAK Ajansı’nın haberinde “Genetik Enstitüsü’ndeki dengenin Türk tarafı aleyhine değiştiği” yönündeki iddianın ne olduğunu bilmediğini de söyledi.

Konuyla ilgili olarak yaptığımız araştırmada, önceki gün Bosna’daki ICMP laboratuvarıyla UNDP’nin anlaşma imzalaması yönünde Birleşmiş Milletler’in “Lefkoşa’nın onayını aldıktan sonra New York’taki ilgili birimlerinin “karar ürettiği”ni öğrendik.

 

ALITHIA’NIN HABERİ

 

Öte yandan TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’ne göre dünkü ALITHIA gazetesi, “Birleşmiş Milletler’in, kayıp kalıntılarının kimlik tespiti programını yabancı bir şirkete vermek için kendi ihale prosedürünü ileri götürmekte olduğu” bildirildi.

Alithia, “Kayıpların Kimlik Tespitleri Yurtdışında” başlıklı haberinde iyi bilgili kaynaklara dayanarak meselenin Kıbrıs’tan, yani Kayıp Şahıslar Komitesi’nin ve üçüncü üyesi Christophe Girod’un elinden çıktığını, bu konudaki icraatın artık New York’taki UNDP yetkilileri eliyle yürütüleceğini yazdı.

Gazete Alithia’ya BM’nin önünde çeşitli örgütlerin teklifleri bulunduğunu, Kıbrıs’a ve Genetik Enstitüsü’ne geri dönmesi için çok caydırıcı bir şey olması gerektiğinin söylendiğine işaret ederek şunları yazdı:

“Yani Genetik Enstitüsü’nden, BM’yi incelemeye yöneltecek kadar ilginç bir öneri olması gerekiyor. Önceki sözleşmede kayıp kemikleri üzerinde kimlik tespitleri BM tarafından doğrudan Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’ne verilmişti. BM, ekonomik olduğu ve Kıbrıslı Türk ve Rum bilim adamlarının işbirliğine olanak sağlayacağı argümanı ile ikna edilmişti. İlk kimlik tespiti programının uygulanması sırasında Genetik Enstitüsü ile Komite ve Antropoloji Laboratuarı ile Enstitü arasında çatışma ve anlaşmazlıklar görüldü.

Komite-UNDP Genetik Enstitüsü’ne, uluslararası örgütlerin kullandığı yeni kimlik tespiti metotları önermişti. Bu metotlar yurtdışından, kimlik tespitleriyle uğraşan ve BM ve Otonom Komite tarafından davet edilen uzmanlar tarafından Enstitü’ye sunuldu.

Kıbrıslı Türklerin de temsil edilmekte olduğu Komite, Genetik Enstitüsü Müdürü Marios Kariolu’nun, tespitlerde hatalardan kaçınma ve hızı artırma garantisi veren yeni metotların uygulanmasına engel olduğu sonucuna vardı. Buna paralel olarak Otonom Komite, yoğun çalışan ve başka görevleri de olan Marios Kariolu ile uzlaşı sorunlarına işaret etti. Bu nedenle ısrarla, kendini tam olarak kimlik tespitlerine verebilecek, Kariolu dışında başka birinin başkanlığa getirilmesini istedi.

Otonom Komite’deki Rum temsilci İlias Georgiadis, Kasım 2011’de görevinden ayrıldı ve Başkan Hristofyas yerine Aristos Aristotelus’u daha 26 Mart 2012’de atadı. BM halen kimlik tespiti programı için uluslararası ihaleye çıktı. Aristotelus Otonom Komite’deki görevine gelir gelmez kimlik tespiti programının Kıbrıs’ta tutulabilmesi için Enstitü ile anlaşmazlığı gidermek için çaba harcadı. Bu çabalar BM ihaleye çıkmadan önce sonuca ulaşabilseydi belki farklı olurdu.

Çatışmalar sırasında basına; Otonom Komite’nin üçüncü üyesi Girod’a dokunan bilgiler sızdı. Kopan gürültü BM’nin New York’taki merkezine kadar ulaştı ve mesele Kıbrıs’ın dışına taştı...

Öğrendiğimize göre halen BM ön eleme yaparak iki kimlik tespit laboratuarı belirledi. Bunlardan birinin merkezi Teksas’ta, öteki Washington’da. Teksas’taki laboratuarla Şili; Washington’daki ile de Arjantin; iki ülkeden kayıpların kimlik tespiti için çalışıyor. Bu iki laboratuvar yeni kimlik tespit metotlarında özgün bulunuyor. BM’nin Kıbrıs kayıplarının kimlik tespiti ihalesini bunlardan birine vermesi halinde Kıbrıs hükümetinin, Otonom Komite’deki temsilcisi aracılığıyla görüş belirtmesi gerekecek.

Yanıt olumlu, kimlik tespitleri yurtdışında, Kıbrıs’ta bulunan Antropoloji Laboratuarı’nın sıkı işbirliğinde devam edecek. Otonom Komite’ye tabi olan ve Lefkoşa Havaalanı’nda bulunan antropoloji laboratuarı kayıp kemiklerinden örnekleri yurtdışındaki laboratuara gönderecek. Sonuçlar antropoloji laboratuarına gönderildiğinde, kemikler ailelerine teslim edilmeden önce teyit edilecek. Kıbrıs’taki kimlik tespitleri dondu ancak kazılar devam ediyor. Kayıp yakınları öfkeliler, kimlik tespiti meselesinin bir sona varmasını beklerken istim üstünde bulunuyorlar.”

 

THOMAS MILLER BAŞKANLIK EDİYOR

 

UNDP tarafından açılan ihaleyi kazandığı söylenen Bosna’daki ICMP Uluslararası Kayıp Şahıslar Komisyonu’nun Başkanlığı’nı Amerikan Büyükelçisi Thomas Miller yürütüyor. Thomas Miller, Kıbrıslılar’ın yabancısı değil çünkü 1997-1999 yılları arasında ABD’nin Kıbrıs Özel Koordinatörü olarak Kıbrıs’ta görev yapmıştı. Miller 1999-2001 yılları arasında ABD’nin Bosna-Hersek Büyükelçisi, 2001-2004 yıllarında ise ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi olarak görevlendirilmişti.

Uluslararası Kayıp Şahıslar Komisyonu 1996 yılında ABD’nin o dönemki başkanı Clinton tarafından kurulmuştu. ICMP’nin ilk başkanı da yine Kıbrıslılar’a yabancı olmayan bir diplomattı: Cyrus Vance... ICMP’nin görevi özellikle eski Yugoslavya’da “kayıplar”ın bulunması için kazılar yürütmek, ailelerden DNA örnekleri toplamak ve sonra da kurduğu laboratuvarlarda kimlik tespitlerini yürütmekti.

ICMP’nin iki tane laboratuvarı bulunuyor: Birisi Saraybosna’da, diğeri ise Banyaluka’da.  ICMP 2004’te Tayland’da meydana gelen Tsunami’den sonra da kimlik tespitlerinde çalıştı, ABD’de 2005’teki Katrina kasırgasından sonra da görev yaptı. ICMP’nin merkezi Saraybosna’da bulunuyor.

Kıbrıs’taki “kayıplar” sürecine hemen hemen hiçbir zaman “dahil” olmamış olan Amerikalılar, Bosna’da faaliyet gösteren bir Amerikan laboratuvarının kimlik tespitlerini üstlenmesiyle birlikte, böylece sürece “dahil edilmiş” olacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 737 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler