1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kimlik tespit sürecinde gecikmeler yaşanıyor...'
Kimlik tespit sürecinde gecikmeler yaşanıyor...

'Kimlik tespit sürecinde gecikmeler yaşanıyor...'

FİLELEFTHEROS gazetesi, “Kayıplar Komitesi’ndeki Birleşmiş Milletler Temsilcisi ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nün ilişkilerindeki gerginliğe” dikkat çekerek “Birleşmiş Milletler (BM) ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü̵

A+A-

 

 

 

 

FİLELEFTHEROS gazetesi, “Kayıplar Komitesi’ndeki Birleşmiş Milletler Temsilcisi ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nün ilişkilerindeki gerginliğe” dikkat çekerek “Birleşmiş Milletler (BM) ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nün ilişkileri; kayıp şahısların kalıntılarına kimlik tespiti yapılması konusunda ince bir ip üzerinde bulunuyor” diye yazdı.

TAK Ajansı’nın 13 Şubat 2012 tarihli Rumca Haber Bülteni’ndeki konuya ilişkin habere göre bu durumun, kayıp yakınlarında endişeye yol açtığını yazan Fileleftheros, kayıp şahısların yakınlarının, konuyla ilgili gelişmeler hakkında bilgi almak için Nöroloji Enstitüsü müdürlüğüyle görüşmek istediklerini haber verdi.

Enstitü ile BM arasında kimlik tespiti konusunda anlaşma imzalanmasının, aylardır netleşmediğini anımsatan gazete, bazı kayıp yakınlarına dayanarak; bu durumun kimlik tespiti sürecinde gecikmelere yol açtığını kaydetti.

Geçmişte basına sızan bilgilere dayanarak, sorumluluğun Nöroloji Enstitüsü’nde olduğunu yazan gazete, enstitünün sözleşmeyi imzalamadığını, bu durumun da BM’yi kimlik tespitiyle ilgili uluslararası bir ihaleye çıkma olasılığını gözden geçirmeye sevk ettiğini anımsattı.

Habere göre, haberde ismi belirtilmeyen Nöroloji Enstitüsü sözcüsü gazeteye açıklamasında, bazı bilgilerin basına sızmasının enstitüyü yaralamakta olduğunu; enstitünün kayıp kalıntılarının teşhisini ileriye götürmeyi ezelden beridir istediğini belirtti.

Gazeteye göre sözcü, enstitünün BM ile olan sözleşmeyi neden imzalamadığı sorusuna ise, “Enstitünün sözleşmeyi olduğu gibi, herhangi bir değişiklik olmadan imzalamayı kabul ettiği” yanıtını verdi.

Enstitü sözcüsüne dayanarak, enstitüyü sözleşmeyi imzalamaya çağıran BM’nin, daha sonra bunu geri çektiğini ve o zamandan bu yana konunun netleşmediğini belirten gazete, sözleşmenin geçtiğimiz Eylül ayında geri çekildiğini ve o tarihten bu yana bazı temaslar gerçekleştirilmekte olduğunu kaydetti.

Enstitüde, kayıp şahısların kalıntılarına yapılan kimlik tespitinde gecikme olmadığını ve kendilerine verilen bütün işi yaptıklarını dile getiren enstitü sözcüsü, eğer çalışmalar ilerlemiyorsa bundan kendilerinin sorumlu olmadığını savundu.

“Kayıplar konusunun ulusal bir konu olduğunu” ve gösterdikleri çabalarla ilgili olarak kayıp yakınlarını bilgilendirmeye hazır olduklarını dile getiren enstitü sözcüsü, “programı Kıbrıs’ta tutmak için çabaladıklarını” sözlerine ekledi.

Enstitünün sözleşmeyi neden BM istediği zaman imzalamadığı sorusuna ise enstitü sözcüsü, BM tarafından bir sözleşme önerildiğini, bunun da imzalanmadan önce enstitü tarafından gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Sözleşmenin doğru olması için bir diyalog yürütüldüğünü ancak aylar geçip karşı tarafın ödün vermeye niyeti olmadığı anlaşıldığı zaman; BM’yi sözleşmeyi imzalayacakları konusunda bilgilendirdiklerini belirten enstitü sözcüsü, ancak sözleşmenin geri çekildiğini ve kendilerine sözleşmenin masada olmadığının söylendiğini ekledi.

(TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’nden – 13.2.2012)

 

 

 

 


 

 

 

Genetik Enstitüsü Laboratuvarı, “kayıplar”ın DNA eşleşmelerini yürütüyor...

 

1990 yılında iki toplumlu, kar gütmeyen bir enstitü olarak oluşturulan Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü, uluslararası alanda son derece saygın bir enstitü. Genetik Enstitüsü, Kayıplar Komitesi tarafından yürütülen kazılarda bulunan “kayıplar”dan geride kalanların ara bölgedeki Antropoloji Laboratuvarı’nda antropolojik analizinden sonra, DNA eşleşmelerinden sorumlu. Genetik Enstitüsü, “kayıplar”la ilgili DNA çalışmalarını iki toplumlu genetikçi ekipleriyle yürütmekte. Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınlarından DNA örnekleri, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde oluşturulan laboratuvar tarafından toplanırken, Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarından DNA örneklerini ise Genetik Enstitüsü toplamıştı. Kayıplar Komitesi, DNA testleri için ilk örnekleri Genetik Enstitüsü’ne Nisan 2007’de göndermiş, “kayıplar”da ilk DNA eşleşmeleri Enstitü tarafından Haziran 2007’de tamamlanmıştı. Ancak geçen yılın başlarında Kayıplar Komitesi ile Genetik Enstitüsü arasında sözleşmenin yenilenmesi için yapılan görüşmelerde çıkan çeşitli anlaşmazlıklar sonucunda, Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nün sözleşmesinin yenilenmesi ertelenmişti. Sözleşme henüz yenilenmemiş olduğu için de Antropoloji Laboratuvarı’ndan Genetik Enstitüsü’ne Mayıs 2011’den bu yana incelenmek üzere “kayıplar”dan geride kalanlardan herhangi bir parça gönderilmediği söyleniyor... Kıbrıslırum basınına göre “kayıplar” sürecinde böylece yaşanmakta olan bu gecikmeler, “kayıp” yakınlarını üzüyor... Geçtiğimiz yıl içerisinde bir diğer olay daha yaşanmıştı:  “Kayıplar”dan geride kalanlar bulunduktan sonra antropolojik incelemelerin iki toplumlu arkeologlar ve antropologlar tarafından yapıldığı Antropoloji Laboratuvarı’nda da tıkanmalar yaşanmış, bunun üzerine Antropoloji Laboratuvarı’nın genişletilmesi Kayıplar Komitesi yetkilileri tarafından kararlaştırılmış ve bu yönde adımlar atılmaya başlanmış, laboratuvarın kapasitesinin ikiye katlanması hedeflenmiş ve böylece yaklaşık 500 “kayıp” şahıstan geride kalanların antropolojik inceleme için beklemekte olduğu Antropoloji Laboratuvarı’ndaki ciddi tıkanıklığın giderilmesi için adımlar atılmaya başlanmıştı... Antropoloji Laboratuvarı’ndaki bu tıkanıklık da, “kayıp” yakınlarını üzen bir konuydu. Bu konuda Kayıplar Komitesi’nde üçüncü üye olarak görev yapan Birleşmiş Milletler temsilcisi Christoph Girod, iki toplumlu “kayıp” yakınlarının ortak örgütünün düzenlediği bir etkinliğe katılarak bir konuşma yapmış ve bu tıkanıklıkların aşılması için yapacakları işleri, Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarına ayrıntılı biçimde izah etmişti. Girod, bize de geniş bir röportaj vererek, sürecin hızlandırılması için atacakları adımları sıralamış, biz de tüm bunları bu sayfalarda yayımlamıştık. Ancak tam da Antropoloji Laboratuvarı’ndaki tıkanmanın yolu açılıyorken, bu kez Genetik Enstitüsü’yle anlaşmazlıklar ortaya çıkmış ve bu da süreci olumsuz yönde etkilemişti.

Kayıplar Komitesi’nin bazı yetkilileri Genetik Enstitüsü’yle sözleşme imzalanmayınca, DNA testleri için “uluslararası bir ihaleye çıkılması” ve Antropoloji Laboratuvarı’nın genişletilerek “Kimlik Tanımlama Laboratuvarı”na dönüştürülmesi, çeşitli testlerin yurtdışında yürütülmesi gibi konularda geçen yıl çeşitli fikirler geliştirmişlerdi... Kıbrıslırum “kayıp” yakınları derneği DNA testlerinin Kıbrıs’ta yapılmaya devam edilmesinde ısrarcı olarak, bu konuda çeşitli kereler bu ısrarlarını basınla paylaşmış, gecikmelerden endişe duyduklarını belirtmişti. Konu Kıbrıslırum bakanlar kurulunda da ele alınmıştı ancak nasıl bir karar alındığı bilinmiyor... Kayıplar Komitesi’nde Kıbrıslırum üye olarak görev yapan İlias Yeorgiadis de geçen yıl görevinden ayrıldıktan sonra, Kıbrıslırum yetkililer henüz onun yerine komitede görev alacak bir Kıbrıslırum üye atamadılar. Bu da son dört aydır bazı kararların alınmasında sıkıntı yaratıyor.

Umarız en kısa süre içerisinde DNA testleri konusunda yaşanmakta olan tıkanıklıklar giderilir ve “kayıplar”dan geride kalanların ailelerine iade sürecinde gecikmeler yaşanmaz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 878 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler