1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kim meşru? Ban mı? Markulli mi?
Kim meşru? Ban mı? Markulli mi?

Kim meşru? Ban mı? Markulli mi?

Kim meşru? Ban mı? Markulli mi? BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Güvenlik Konseyi daimi üyelerine sunduğu İyi Niyet Raporu taslağı yine önemli vurgulamalar içeriyor. Bir süreden beridir, BM’nin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik kararlılığını

A+A-

Kim meşru? Ban mı? Markulli mi?

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Güvenlik Konseyi daimi üyelerine sunduğu İyi Niyet Raporu taslağı yine önemli vurgulamalar içeriyor. Bir süreden beridir, BM’nin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik kararlılığının altını çizmeye çalışıyorum. Kıbrıs’ın BM için bir prestij meselesi olduğu ve sorunun çözümüne yönelik kararlı duruş sergilendiği dikkat çekicidir.

BM Genel Sekreteri, çözüme dönük belirli bir ilerleme görmemiş veya çözüm yönünde irade beyanında bulunulmamış veya Kıbrıs ile ilgili uluslararası unsurların çözüm yönünde desteğini almamış olsa bu denli kararlı ve ısrarlı olur muydu?

Bu soru önemlidir. Çünkü Kıbrıs’ın bir sorun olarak uluslararası niteliği, kendisine hem içerden hem de dışarıdan iki ayrı bakış açısını olanaklı kılar.

Bir iç konu olarak, Kıbrıslı Türklerin yorgun ve umutsuz olduğu açıktır. Bu saptama bizi, Kıbrıslı Türk halkının isteksiz olduğuna vardırmaz. Çözüm talebi her zaman gündemdir, ancak farklı tonlarda bir yoğunluk içerisinde seyretmektedir.

Kıbrıslı Rumlar açısından da durum pek farklı değildir. Çözümü gerçekleştirmek, adayı birleştirmek için seçim kazanan bir lider mevcuttur. Tüm çabasına rağmen bu güne kadar çözüme ulaşmış olunamamasının bedelini elbette bir başkasına yükleyebilme olanağı pek yoktur. Dolayısıyla Hristofiyas’ın çözümsüzlüğü yönetebilmesi ve partisi ile kendisini bu şartlarda öne çıkarması, başarılı kılması olanaksızdır.

Evangelos Florakis Deniz Üssü’ndeki patlama ile oluşan kriz sonrası siyasi ortamda Hristofiyas’ın daha sert bir dış politika uygulayacağı ve dış politika üzerinden, iç sorunları yönetmeye çalışılacağı anlaşılmaktadır. Papadopoulos’un özellikle Türkiye’ye sert üslubu ile bilinen Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli’nin yeni kabinede yer alması bu çerçevede Hristofiyas’ın “kriz yönetme” adımı olarak düşünülebilir. Ancak Markulli’nin devireceği çamların yaratacağı yeni krizleri kimin söndüreceğini merak etmemek imkansız. Kıbrıslı Türklerin izolasyon altında olmadığını kanıtlama konusunda bayağı emek harcamış Markulli’nin çatışmacı dilini şimdiden işitmeye başladık bile... Yeni Dışişleri Bakanı’nın Türkiye ile sürekli gerilim yaratacak açıklamalar yapması ve kendi kamuoyunun zayıf yanı olan milliyetçiliği kullanması hem toplumlararası ilişkileri hem de görüşme süreci ve çözüm beklentisini zayıflatacaktır. Umut bu tür “iç oyun”larla yerini yeniden umutsuzluğa bırakacaktır! Kıbrıslı Rum siyasi tarihinin geleneksel hastalığının yeniden nüksetmesi ile kaybeden “Kıbrıs ideali” olabilir!

Ban Ki Moon’un yeni rapor ile ortaya koyduğu görüşleri paylaşmaya devam edeceğim. Kıbrıs’ı değerlendirirken ikinci bağlam olan dış faktör açısından çözüm yaklaşımı, ne Markulli ne Özgürgün ne de diğerlerinin söylediklerini gözetiyor.

Yeni bir dünya kurulurken, eski statik düşünce kalıplarının ve çözümsüzlük üreten davranışların dikkate alınacağını düşünürsek yanılırız!

Bu haber toplam 701 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler