1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Kim bu 'birileri'?
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kim bu 'birileri'?

A+A-
Ertuğruloğlu-Turanlı kavgasındaki şifreler…

 

Önce Emrullah Turanlı…
Sonra Tahsin Ertuğruloğlu…
YENİDÜZEN sayfalarından takip etmişsinizdir.
İkisi ile de yüz yüze konuştuk, yaşanan 'siyasi ve ekonomik' krizin perde gerisini aralamaya çalıştık.
Konunun detayına girerek sizi yoracak değilim.
Ben dışarıdan bir okuma yapmak istiyor, konuya farklı açıdan bakmayı tercih ediyorum.
Zaten sizler olanları yorumluyorsunuz.
Ercan'ın patronu Emrullah Turanlı ile Bakan Tahsin Ertuğruloğlu arasında kökleri eskilere dayanan bir sorun süregeliyor.
Sorunun temelinde Ercan'ın mali açıdan denetlenmesi, ya da denetlenememesi yatıyor.
Ve Ertuğruloğlu ortaya bir görüş koyuyor, bu yapı denetlenmiyor diye ekliyor.
Sayın Bakan en başından beri şirketin denetlenmesi gerektiğini, mali açıdan denetlenmediğini söylüyor, anlatıyor.
Aslında söylemleri yeni değil.
Ancak yeni olan şu ki, Tahsin Bey bu konuda yalnız ve ortada dönen rüşvet iddiaları karşısında hükümet sessiz!
Bunu son bir haftada yaşananlarda hatta dünkü sohbetimizde çok net gördüm ki ya hükümet kanadı
Tahsin bey ile köprüleri attı, ya da Tahsin Bey çok radikal bir çıkış yapıyor.
Siyaseten, ya da hukuken haklılığına, talebinin geçerliliğine gelmeden önce kendisinin bu yolda yalnız olduğunu görmek güç değil.
Önce bu tespiti yaparak başlamak istiyorum.
Zaten kendisi de söylüyor, “Yalnızım” diyor, imalı da olsa hükümete, Başbakan’a, Başbakan
Yardımcısı'na işaret ediyor.
Dün makamında anlattıkları en azı Emrullah Turanlı'nın anlattıkları kadar kan donduran cinsten!
"Turanlı bana rüşvet teklif etti" diyor!
Açık açık!
Turanlı'nın "Maddi ve manevi olarak ne istersen emret bakanım" dediğini söylüyor.
Elbette bu söylemler ve Turanlı'nın önceki günkü YENİDÜZEN'de yer alan iddiaları polise intikal edecektir.
Ancak ülke siyasetinin böylesi bir duruma gelmesi üzüyor insanı…
Rüşvet!..
Günlük konularımız arasına girmiş.
Gerçekten üzücü…
Neyse, devam edelim.
Ertuğruloğlu kendisine rağmen Ercan Sözleşmesi'nin 4 yıl daha uzatıldığını, bu uzatma işlemi yapılırken onayı olmadığını, bu duruma resmen itiraz ettiğini detayları ile anlatıyor.
Hatta Bakanlar Kurulu kararında bilerek usul hatası yapıldığını, tarihte oynama yapıldığına dikkat çekiyor.
Dikkatinizi çekerim, bunları söyleyen bir bakan!
Israrla bir gruptan söz ediyor.
“Bu durumdan nemalanan bir grup var” diyor.
'Kim bu insanlar' diye sorduğumuzda, malum siyasetçi söylemi ile lafı geçiştiriyor.
“Sayın bakan siz bakansınız ve icranın başındasınız. Bu ülkede bir başbakan var. Kimi
kastediyorsunuz?” diye soruyorum.

İçerisinde siyasetin, hukuk çevrelerinin de olduğu bir koronun bu durumdan nemalandığını anlatıyor.
"Bu durum" dediği şey Emrullah Turanlı ve Ercan ihalesi…
Yani Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu birilerinin bu olanlardan maddi manevi kazanç sağladığını
söylemeye getiriyor.
Ve bu 'birilerinin' içerisinde siyaset de var!
Hatta hukuk çevreleri de var!
En önemlisi iktidar var!
Böylesi korkunç bir iddiayı ortaya koyan Bakan Ertuğruloğlu'na bundan sonrası için ne yapacağını soruyoruz.
Mücadele etmeye devam edeceğini anlatıyor.
İki röportajın sonunda şöyle bir kanıya varıyorum:
-Eğer 'siyasi bir krize' dönüşen bu sürecin sonunda Başbakan Özgürgün, Tahsin
Ertuğruloğlu'nu görevden alırsa gerçekten perde gerisi maddi manevi daha da kaşımaya
değerdir
diye düşünüyorum.

-Eğer Tahsin Ertuğruloğlu bu duruşunu sergiledikten sonra Özgürgün ile çalışmaya devam ederse burada da siyaseten bir sorun olduğunu-olacağını düşünüyorum.
-Ercan'ın denetlenmesi, ya da denetlenememesi konusunda Başbakan ve Yardımcısı sessiz kalmaya devam ederse sorun dışarıdan göründüğünden çok daha ağır ve derindir diye düşünüyorum.
Olanları hep birlikte izleyeceğiz ancak iki tarafın ortaya attığı karşılıklı rüşvet iddiaları daha çok gelişmeleri de beraberinde getirecektir, bu kesin…
Ve bu gelişmelerin basit ve küçük olmayacağını tahmin etmek de zor değil…
Göreceğiz.  


 

Siyaset bu kadar gülünç hale gelir mi? Evet gelir!

'Akıncılar Yolu' komedisi!

Önceki gün Meltem Sonay'la birlikte Ercan'ın patronu Emrullah Turanlı ile konuştuk. Turanlı'nın kan donduran iddialarını dün YENİDÜZEN'de okudunuz… Ancak arada kaynamasını istemediğim bazı 'ilginç' tespitlerini yeniden yazmak istiyorum.
Turanlı diyor ki, "Geçenlerde açılışını yaptıkları yol (Akıncılar Yolu)  filan var ya! Hani alt geçit açtık,  biz açtık filan diyorlar, onu onların yaptığı filan yok. Biz yaptık, projemizin parçasıydı. Sözleşmemin gereği yaptık"… 
Devamla Tahsin Ertuğruloğlu'nun yeni bakan olduğunu döneme ilişkin anılarını da paylaşıyor Turanlı… Bakın neler diyor:  "Bakanlığa ilk geldiği dönem yanımdan ayrılmıyordu. 'Emrullah beyciğim buraya gelir misiniz, sizi zahmete sokacağız, efendim buraya buyurur musunuz, gelir misiniz' gibi sözler söylerdi…
Göreve geldiğinde temel atma töreni yapalım istiyor. Dedim ki 'Sayın Bakan biz buraya 6 ay önde temel attık. Tekrar temel atma töreni olur mu? Ayıptır, iş yapalım, neyin temeli yine?'…
Yok yapalım diyor"

Hadi o korkunç iddiaları geçtim, siyaset bu kadar mı gülünç olur?
Ağlayacağımız yerden gülecek konular çıkıyor ya, ona yanıyorum.


  • BİLETLER UÇTU, 'BAKAN' VAR MI? Bir ara gündem oldu, sonra yine unutuldu. Ancak can yakmaya devam ediyor. Malum, ne olacak bu uçak biletleri? Gerçekten ateş pahası… Gazetelerin ilk sayfalarını süslediği günlerde Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu çıkmış, soruna çözüm bulacaklarını iddia etmişti. Hatta şirketlerle bazı görüşmeleri olduğunu da açıklamıştı bakan… Ne oldu acaba? Bilet fiyatları uçmaya devam ederken Sayın bakan Ataoğlu bir girişim yapacak mı? Çok merak içindeyiz.
  • HANGİSİNE İNANALIM? Serdar Denktaş bir süre önce verdikleri yurttaşlık rakamlarını 7200 olarak açıklamıştı. Dünkü YENİDÜZEN’de de yer alan başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı imzalı belgede verilen yurttaşlık sayısı 4603 olarak duyuruldu. Şimdi insan ister istemez merak ediyor, hangisi gerçek hangisi yalan? Sizce? Denktaş mı, Özgürgün mü doğru söylüyor? Hangisine inanalım?
  • HEPİNİZ SUÇLU HASAN BEYCİĞİM…  Kanal T'de Sevgili Damla Dabiş'in programına konuk olan geçmişin DP'lisi, şimdilerin 'bağımsızı', geleceğin ve çok geçmişin UBP'lisi Hasan Taçoy'un sözleri de komedi dükkanı adeta… Taçoy diyor ki "Vatandaşın puanlamasında hükümetin notu 5'in altındadır" İlahi Hasan Bey!..  Güven oyunuzla ayakta tuttuğunuz bu çirkef yapıda sizin da harcınız var. Seçim yaklaştıkça soyutlamayın kendinizi. Suç hepinizin! Ve düşük puan varsa eğer, o da hepinizin!
  •  AKINCI:ATEŞ SERBEST.. İkinci Cenevre Zirvesi yaklaştıkça Cumhurbaşkanlığı'nda bu güne kadar pek sesi soluğu çıkmayan bürokratların basına yönelik beyanatları dikkat çekiyor. Önce Müzakereci Özdil Nami, sonra  Danışman Erhan Erçin, en son da Müsteşar Gürdal Hüdaoğlu açıklama yaptı. Belli ki Akıncı düğmeye bastı, 'beyanat, ateş  serbest' dedi. Dikkatinizi çekti mi bilmem gidişat 'olası suçlama oyunu' öncesi zemin arayışı izlenimi veriyor. Göreceğiz tabii, henüz erken…  Bakalım yine süreç suçlama oyununa dönecek mi, dönmeyecek mi, hep birlikte göreceğiz.  
  • RÜŞVET!.. BU KADAR MI NET!.. Son birkaç haftaya bakar mısınız? Denktaş Üniversitesi gündemi, Resmiye Canaltay’a arazi konusu, Ata Atun’un üniversite kurma meselesi, eski hastane binası, Emlak Dairesi’ne ait binalar derken son olarak Ercan kavgası… YENİDÜZEN tümünde bütün basına fark attı, bütün bu siyasi gelişmeler YENİDÜZEN üzerinden sürdü, YENİDÜZEN’den takip edildi. Özel haberlerimizle ortaya koyduğumuz performanstan, gazetecilik  açısından yaşanan bu süreçten çok mutluyuz elbette… Ancak memleketin geldiği nokta gerçekten üzücü… Siyasilerin kamu malları ile olan ilişki biçimi, rüşvet iddialarının bu denli ayyuka çıkması üzüyor insanı… Hem de çok…  

 

 

 

Bu yazı toplam 643 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar