1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KIBRIS’TA ORTAÇAĞ GÖZETLEME KULELERİ
KIBRIS’TA ORTAÇAĞ GÖZETLEME KULELERİ

KIBRIS’TA ORTAÇAĞ GÖZETLEME KULELERİ

Doğu ile batı arasındaki ticaret yolları üzerinde bulunan Kıbrıs adası, çağlar boyunca komşusu durumundaki güçlü devletler tarafından işgal edilip sahiplenilmiştir.

A+A-

 

 

Doğu ile batı arasındaki ticaret yolları üzerinde bulunan Kıbrıs adası, çağlar boyunca komşusu durumundaki güçlü devletler tarafından işgal edilip sahiplenilmiştir. Adanın uzun süre elde tutulabilmesi için özellikle denizden gelebilecek saldırılara karşı bir savunma sisteminin zaman sürecinde oluşturulduğu anlaşılmaktadır.  

Kıbrıs’ta savunma amacıyla yapılan ilk kaleler Orta Tunç Devrine (M.Ö 1900-1650) tarihlendirilmekte olup, genellikle Mısır, Suriye ve Filistin sahillerinde oturan Mısır kökenli Hiksos akınlarına, Anadolu’dan gelen Akalara ve adadaki iç ayaklanmalara karşı yapıldıkları tahmin edilmektedir. Bu kaleler denizdeki hareketleri izledikleri gibi, savaş ile karışıklık zamanlarında çevre insanlarının korunma amacıyla sığındıkları askeri yapılar olarak da görülürlerdi. Şimdilerde harabe durumunda olan bu kaleler Korovya (Kuruova) kıyı şeridindeki Nitovikla mevkiinde, Kırnı Çallıbeleng mevkiinde, Asomatos “Potemata” mevkiinde, Karpaz Nitovikla kalesinin karşısında bulunan Ayios Thyros’daki “Vikla” mevkiinde, Davlos (Kaplıca) “Pyrgos” mevkiinde, Phlamoudhi (Mersinlik) “Vounari” mevkiinde, Dikomo’daki (Dikmen’deki) “Onişia” ile “Pamboulos” mevkilerinde, Karpasha’daki (Karpaşa’daki) “Styllomenos” mevkiinde, Drepanon burnundaki Lara’da, Baf’ın yanındaki “Maa Palaiokastro”da, ve Sinda (Sinde), İdalion (Dali), Nikolidhes ile Ay. Sozemenos (Arpalık) köylerinde bulunmaktadır. Karpaz yarımadasındaki Nitovikla Kalesi M.Ö XVI. Yüzyılda yıkıldığından tamir edilmiş, ancak M.Ö XV. Yüzyılda geçirdiği büyük bir yangın sonrasında bir daha da kullanılmamıştır.

Kıbrıs kıyılarının istilacılara, özellikle de korsanlara karşı korunması amacıyla Bizans İmparatoru Büyük Constantin (M.S 306 – 337) döneminden başlayarak kıyı koruma muhafızlarından oluşan bir birlik kurulmuştur. Ancak yine de gerçek anlamda kıyı koruma muhafızlığının daha etkili bir şekilde oluşumu, Büyük Constantin döneminden daha sonraki İslam (Arap) akınlarının başladığı M.S VII. Yüzyıl ile Mısır’da oturan Memlukların Lüzinyan döneminde adaya gerçekleştirdikleri akınlara bağlanmaktadır.

Zaman sürecinde Kıbrıs’ın sahil şeridinin korsanlara karşı daha etkin bir şekilde korunabilmesi amacıyla M.S XV. Yüzyılda Lüzinyanlar tarafından oluşturulan ve “Stratiotai” olarak bilinen sahil muhafaza gücü tarafından devriye esasına göre denetlenip korunması gündeme gelmiştir. Oluşturulan sahil koruma muhafızları arasında Arnavutların yanı sıra, gündüzleri devriye yapan “Parici” adıyla bilinen toprağa bağlı köleler ile geceleri devriye yapan “Francomati” (Hür olan Rum Kiracılar) adıyla bilinen köylüler de önemli bir yer tutmaktaydı. Bunlar “Gözetleme amacıyla kullanılan yüksek yer” anlamına gelen ve Vikla adıyla bilinen denize hakim tepelere kurdukları gözetleme kulelerinde ve oradaki evlerde aileleriyle birlikte otururlar, denizden gelen korsanları saptayıp anında haber verirler ve gelen askeri birliklere katılıp korsanlara karşı onlarla birlikte savaşırlardı. Kıbrıs’ın sahil şeridine hakim durumda olan Vikla adındaki tepelerin Dipkarpaz, Klepini/Arapköy (Girne), Falmudi/Mersinlik (Mağusa), Kalavason (Limasol), Mari/Tatlısu (Limasol), Ayios Yeorgios Alamanou Dağı (Limasol), Kissonerga (Baf) ve Arkhimandrita (Baf) ’da bulunduğu saptanmıştır.

Tarihci Sir Geroge Hill’e göre Lüzinyanlar tarafından sahilleri korumak amacıyla oluşturulan askeri birlik Venedik döneminde ortadan kaldırılmış ve yerine Arnavut paralı askerlerden bir birlik oluşturulmuştur. Gezginlerden Tommaso Porcacchi’nin 1576 yılıyla ilgili olarak belirttiğine göre, Venedik döneminde Kıbrıs sahillerinin korsanlara karşı korunması amacıyla Arnavutluk veya Epirus’tan paralı Arnavut askerleri getirilmiştir. Zamanla Kıbrıs’taki değişik halk sınıfları arasında yerlerini alacak olan Arnavutlar, sahilleri geceli gündüzlü devriye esasına göre korumak amacıyla ilkin sahil köylerine yerleştirilmişlerdir.

Ortaçağ’da Kıbrıs adası ile belli başlı kentlerinin, gerek dış düşmanlara, gerekse iç ayaklanmalar ile iktidar kavgalarına karşı savunulması, üç ayrı askeri tahkimat sistemiyle gerçekleştirilmekteydi. Görev alanları değişik olan savunma birlikleri şunlardı:

(1) Kuzey Savunma Birliği: Adanın kuzey kıyılarının savunulması amacıyla Girne Sıra Dağları’na belirli aralıklarla inşa edilen St. Hilarion, Buffavento ve Kantara kaleleri bu birlik içerisinde yer almaktaydı. Bu kaleler Bizans döneminde gözetleme amacıyla inşa edilip kullanılırlarken, Lüzinyan döneminde savunma amacıyla da kullanılmışlardır.

(2) Merkezi Savunma Birliği: Bu birlik, Lefkoşa başta olmak üzere, Sigouri ile La Cava kalelerinin savunulması amacıyla oluşturulmuştur.

(3) Sahil Savunma Birliği: Karadan ve özellikle de denizden gelebilecek düşmanların gözetlenesi ve gelişlerinin belirli merkezlere sinyallerle bildirilmek suretiyle önceden tedbir alınmasının sağlanması amacıyla inşa edilen ve Kıbrıs’ın sahil şeridinde geceli gündüzlü görev yapan sahil gözetleyicileri tarafından karargâh (gözetleme karakolu) olarak da kullanılan gözetleme kuleleri bu birlik içerisinde yer almaktaydı.

 

M.S 1460-1473 yılları arasına tarihlenen James II (Piç James)  döneminde gözetleme kulelerinin bekçileri özgür kişiler veya “Francomati” adıyla bilinen ‘hür kiracılar” tarafından atanmaktaydı.  1573 yılında “Chorograffia” adlı kitabı yayımlanan Tarihçi Etienne de Lusignan, Venedik Döneminde bu kulelerdeki bekçilik hizmetlerinin paralı Arnavut askerler tarafından sürdürüldüğünü kaydetmiştir.

Kıbrıs sahillerini gözetlemek ve denizden gelebilecek tehlikelere karşı insanlar ile askeri birlikleri zamanında uyarıp önlem almalarını sağlamak amacıyla M.S XV-XVI. Yüzyılda Larnaka kazasına bağlı Xylofagou, Pyla (Pile ), Kiti/Pervolia (Bahçeler) ve Alaminos (Aleminyo) köylerine birer gözetleme kulesi yapılırken, Girne Sıra Dağları’nın güney eteklerindeki Kırnı (Pınarbaşı) ile Göçeri (Bilelye) köylerinin üst başındaki Prophitis Elias mevkiine de bir gözetleme kulesi inşa edilmiştir. Gözetleme kuleleri arasındaki iletişim ateş yakılarak sağlanırken, atlı haberciler de bu amaçla kullanılırdı.

 

1.PROPHİTİS ELİAS GÖZETLEME KULESİ

Kırnı (Pınarbaşı) ile Bilelye (Göçeri)’nin gerisindeki Girne Sıra Dağları’nın üst başında bulunan ve çevre halkı tarafından “Hisar” ile “Hisarın Evler” adıyla bilinen küçük bir ortaçağ yapısıdır. 1930’lu yıllarda kulenin doğusundaki su pınarında bölgenin kartalları yüzdüğünden bu suya “Kartal Pınarı” adı verilmiştir. Bu tür gözetleme kuleleri bazı yazarlar tarafından Orta Bizans Devrine (M.S 965-1191) tarihlendirilmiş olmakla birlikte, genellikle M.S XV-XVI. yüzyıla tarihlendirilmeleri daha uygun görülmektedir.

Ortaçağlarda kule (hisar) ile çevresinin Feodal bir Dere beye tahsis edilen bir çiftlik (fief) olduğu kaydedilmektedir. O sıralarda yaygın olan bu tür çiftlikler, devlet tarafından feodal derebeyliklere verilir, derebeylikler de bu çiftliklere karşılık olarak sulh zamanlarında çiftliklerde yetiştirdikleri askerleri harp zamanlarında devletin emrine verirlerdi. Bu kulenin, Lefkoşa’ya ulaşımı sağlayan Girne Boğazı ile Batı Mesarga Ovasını gözetlemek amacıyla inşa edilmiş olabileceği tahmin edilmektedir.

Dikdörtgen planlı kulenin zemin katında diğer Ortaçağ gözetleme kulelerinde olduğu gibi herhangi bir kapı bulunmamaktadır. Bu nedenle kapısının zemin katın üstünde bulunan birinci katta olduğu ve kuleye portatif ahşap bir merdivenle girilip çıkıldığı anlaşılmaktadır. Kalenin içindeki batı duvarı boyunca taştan yapılmış dar bir seğirdim yolu, diğer duvarlarda ise ahşap merteklere ait olduğu anlaşılan karşılıklı delikler bulunmaktadır. Duvarlardaki delik izlerine dayanılarak kulenin üç katlı olduğu izlenimi edinilmektedir. Ayrıca kulenin kuzeyindeki duvara bitişik durumda bir dizi yapı topluluğu bulunmaktadır. Bunların üstünü örten düz damın askerler tarafından seğirdim yolu ve/veya gözetleme platformu olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.

 

2-XYLOFAGOU GÖZETLEME KULESİ

Xylofagou köyünün güneydoğusunda bulunan gözetleme kulesi Venedik dönemine tarihlendirilmektedir. Pyla (Pile) ile Greko burunları arasındaki sahil şeridini rahatlıkla gözetleme imkânı veren kule, deniz seviyesinden yaklaşık 100 metre yükseklikte bir tepe üzerinde yer almaktadır. Çok uzaklardan görülmesi itibarıyla Larnaka kazasındaki Kırmızı Köyler arasında ayrıcalıklı bir yeri vardır. Yuvarlak planlı olup düzgün kesilmiş taşlarla yapılmıştır. Eskiden çok yüksek olan bu kule, şimdilerde beş metre yükseklikte ve 6 metre çapındadır. Son 120 yıllık sürede taşları alınıp komşu yerleşim birimlerinde inşaat malzemesi olarak kullanıldığından boyu kısalmıştır. Zemin katında herhangi bir kapısı yoktur. 1865-1875 yılları arasında kuleyi ziyaret eden General Louis Palma di Cesnola, yüksekliğinin 7 metre olduğunu ve en üst kısımda bir kapıya ait izler bulunduğunu kaydetmiştir. Bu nedenle kuleye ahşap bir merdivenle girilip çıkıldığı anlaşılmaktadır. XIX. Yüzyılın sonlarına doğru (1890) Kıbrıs’ta halkbilimi araştırmaları gerçekleştiren A. Sakellarios, kule ile ilgili olarak şöyle yazmıştır: “Venedikliler denizci bir ulus olduklarından, dikkatlerini adanın en önemli yerlerindeki tahkimata vermişlerdir. ….Bu zengin adayı kıyılardaki tahkimatlarla yönetebileceklerine inanmışlardı.”  

 

3-PİLE/PYLA GÖZETLEME KULESİ

Lüzinyan krallığının en önemli fieflerinden (feudal idareye ait arazi) biri olan Pile, M.S XIII-XIV. Yüzyılın güçlülerinden Gibelet ailesine aitti. Çok iyi korunmuş durumumda günümüze gelen kule, adanın güneydoğu kıyısından başlayıp Mesarya ovasına kadar uzanan geçidi kontrol edebilecek stratejik bir noktada bulunan Pile’nin merkezinde yer almaktadır.

İç boyutları 3.32X7.2 m ebadında olan dikdörtgen planı ve üç katlı bir yapıdır. Dış kısımlar taştan, iç kısımlardaki bölmeler ile merdivenler ise ahşap malzeme kullanılarak yapılmıştır. Penceresiz olan zemin kat depo olarak kullanılmaktaydı. Birinci kattaki giriş kapısına iner kalkar ahşap bir merdivenle ulaşılmaktaydı. Burada mazgal pencereler yer almaktadır. Kulenin ikinci katının iki yanında ise, dışarıya doğru çıkıntı yapan birer tuvalet bulunmaktadır.

 

4-PERİVOLİA/BAHÇELER KİTİ KULESİ

 

Perivolia’daki Kiti arazisi M.S 1196 yılı itibarıyla Kıbrıs Başpiskoposluğu’nun mülkiyetindeydi. Ancak 1426 yılında Limasol’a çıkartma yaptıktan sonra Larnaka ile Lefkoşa’ya doğru yürüyen Memluklular tarafından yakılıp yıkılmıştır. M.S 1469 yılı itibarıyla papaz Stephen Luzinyan’ın dedesi Henry’e aitti. Daha sonra James II’nin eline geçti. Bu fief M.S XV. Yüzyılın sonları veya M.S XVI. yüzyılın başlarında Ortaçağın asillerinden Hercules Podocatoro tarafından Venedik Cumhuriyetinden alındıktan sonra şimdiki küçük gözetleme kulesi inşa edilmiştir.

Kiti burnu ile deniz fenerine çok yakın olan kule, deniz seviyesinden 500 metre yükseklikte bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Sekiz metre yükseklikte olup iki katlıdır. Katları ahşap bir döşeme ayırmaktadır. Gözetleme görevi yapan nöbetçilerin vakitlerinin büyük bir kısmını üst katta geçirdikleri, içinde bir sarnıç bulunan zemin katın ise ambar veya diğer ihtiyaçlar için kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Kulenin kuzey tarafının en üst katında pencereye benzeyen dikdörtgen bir kapı bulunmaktadır. Kulenin kullanıldığı dönemlerde bu kapının önüne konan portatif ahşap bir merdivenle kuleye giriş-çıkış sağlanmaktaydı. Kapının lentosunda kabartma olarak yapılmış kalkan şeklinde 3 adet Venedik arması bulunmaktadır.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        5-ALAMİNYOS (ALEMİNYO) GÖZETLEME KULESİ

 

Aleminyo fiefi önceleri Kıbrıs Krallığı Seneschali İbelinli Philip’e aitti. Daha sonra Tiran olan James the Bastard (Piç James) buranın egemenliğini M.S 1464-1468 yılları arasında John Loredan’a vermiştir.  Şimdiki gözetleme kulesi ise Venedik döneminde (M.S XV. Yüzyılda) inşa edilmiştir.

Dokuz metre yüksekliğindeki kule düzensiz küçük taşlarla yapılmıştır.  Üç katlı olan yapının araları ahşap döşemelerle birbirinden ayrılmış durumdaydı. En alttaki bodrum katında herhangi bir kapı veya pencere bulunmamasına karşın, birinci ile ikinci katların her yanında dikine dikdörtgen mazgal pencereleri bulunmaktadır. Birinci katın batı duvarında, iki yanı dikdörtgen mazgal pencerelerle korunan bir kapı vardır. Bu kapının önünde ise iner kalkar ahşap bir köprü bulunmaktaydı. Bu köprü, kapının üst başındaki uzun bir niş içerisinde durmakta ve kulenin tepesindeki bir mekanizma veya insan gücüyle hareket ettirilmekteydi. En üst katta ise bir şömine ve dikine dikdörtgen mazgal pencereleri bulunmaktadır.

Yaklaşık olarak 1933 yılı itibarıyla kulenin zemin katı ile köy arasında irtibatı sağlayan bir yer altı tüneli vardı. Ancak bu tünel zamanla kapandığından şimdilerde görülmediği kaydedilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 978 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler