1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kıbrıs’ta olmaz denilen şeylerin olabileceğini gösterdik'
Kıbrıs’ta olmaz denilen şeylerin olabileceğini gösterdik

'Kıbrıs’ta olmaz denilen şeylerin olabileceğini gösterdik'

EKONOMİ SOHBETLERİ

A+A-

 

         Yeni açılan ama Dünya markası olma yolunda ilerleyen The Cacao’dayız bu hafta... “Tamamıyla Kıbrıs’ta doğmuş ve bu zorlu coğrafyanın zorlu imkanları ile oluşturulmuş”  mekana halkın sahip çıkmasını istiyor  The Cacao Yönetim Kurulu üyesi Özgü Cemal Işıman. The Cacao’nun sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Civelek ile Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun olmuşlar yıllar önce. Amerika’da çeşitli zincir otellerde müdürlük yapmış olan Işıman, 400 çeşit ürün yelpazesine sahip The Cacao’nun bayiliğini almak için şimdiden çeşitli ülkelerden başvuru olduğunu da belirtiyor.

Bu topraklarda yeşeren Dünya markası

“Kıbrıs’ta olmaz denilen şeylerin olabileceğini gösterdik”

 

 Dilek Öncül

 

·        Yenidüzen: The Cacao nasıl ortaya çıktı?

·        Özgü Cemal Işıman: Resmi açılışımızı 21 Eylül’de yaptık. Ama kapılarımızı Temmuz ayında açtık. The Cacao bizim için yeni umutlara ve Kıbrıs’ta olmaz denilen birçok şeyin olabileceğine bir inancın göstergesidir. Yol arakadaşlarım sevgili Tolga Civelek ve sevgili Erkan Bolat ile beraber Kıbrıs’tan doğan The Cacao markasını uluslararası bir marka haline dönüştürmek bizim en asli hedefimizdir. Çünkü yıllarca bu adaya hep yurtdışından yabancı markalar getirtildi; Türkiye’den, farklı kıtalardan markalar getirtildi. Ve bu, insanlarımızda, kalitenin dışardan gelen bir şey olduğu algısını yarattı. Biz, bu topraklarda yetişmiş insanların akıl birliği, fikir birliği, güç birliği yaparak ve tabii ki işinin ehli insanlarla da çalışarak uluslararası bir marka yaratılabileceğini ortaya koymak istedik.

“THE CACAO’NUN EŞİ BENZERİ YOK”

 

·        YD: Böylesine büyük bir yatırım yaparken sıkıntı yaşadınız mı?

·        Işıman: Elbette yaşadık. Takdir edersiniz ki böylesine büyük bir yatırım işte bir gecede, bir göz açıp kapayıncaya kadar olabilen bir şey değil. Tamamıyla öz sermaye ile oluşturulmuş bir yatırımdır bu. Kıbrıs küçük bir coğrafya, nüfus kaynakları da kısıtlı ve bu tarzda iş yapan, yani hepsini bir çatı altında toparlayan örnek bir müessesse bırakın Kıbrıs’ı Türkiye’de de yok, Avrupa’nın bir çok yerinde de yok. Aslına bakarsanız The Cacao’nun eşi benzeri yok diyebiliriz. İnsan kaynakları konusunda sıkıntı yaşadık. Kalifiye eleman sıkıntısı var, bir çok sektör bu sıkıntıyı yaşıyor. Dünyanın en iyilerini bir araya getirmek hedefiyle yola çıkmış olduğumuzdan dolayı Kıbrıs’ta üretimi olmayan mekanik araç ve gereçleri ithal etme durumunda olduk. Bunların tabii bu Ada’ya getirilmesi sıkıntı oldu çünkü söz konusu ürünlerle ilgili herhangi bir bayi olmadığı için ve KKTC’nin de birçok uluslararası firma tarafından tanınmıyor olmasından dolayı bize bazı firmalar başlangıçta ürün satma konusunda bile zorluk çıkardılar diyebilirim.

 

·        YD: Bu sıkıntıları nasıl açtınız?

·        Işıman: Tabii bizim bu firmalarla olsun veya muhatap diğer çevrelerle olsun ısrarlı bir şekilde yapmış olduğumuz görüşmelerde ne kadar ciddi ve ne kadar inançlı bir şekilde bu işe girdiğimizi ifade etmemiz etkili oldu. İkna ettik; işin özeti budur. Yurt dışındaki firmaların bizi tanımıyor olması, yeni bir firma oluşumuz, ülkenin tanınmıyor olması; bütün bu handikapları kişisel özelliklerimizi ön plana çıkararak, onlarla pazarlık yaparak, bu makinelerin buraya gelebilmesini sağladık. Kalifiye eleman sıkıntısını konusunda ise uzman kişileri yurt dışından getirterek çözmeye çalıştık maalesef. Bir makaron ustası bulamıyorsunuz Kıbrıs’ta. Yerli istihdam da yaptık. Çalışanlarımız var ama mutfak kısmında değiller.

“HARNUPDAN RAVİOLİ”

 

·        YD: Geniş bir ürün yelpazeniz var...

·        Işıman: Bizim 400 civarında ürünümüz var. Çukulata çeşitleri tamamıyla el yapımı ve birinci sınıf. Kakao malzememiz birinci sınıf  malzemedir. Yani Avrupa’nın herhangi bir yerinde en bildik bir markadan yiyeceğiniz herhangi bir en üst düzeydeki çukulatanın kalitesinden hiçbir farkı yoktur. Fazlası vardır. Fazlası da şudur; Dünya’da bir numaralı çukulata şefi olarak kabul edilen Jean Pierre Wybauw gibi bir ustayla çalışıyoruz. Biz sürekli espirisini yapıyoruz; Wybauw’u KKTC’ye getirip de The Cacao’nun üretimhanesinde çukulata yaptırmak veya konsept danışmanı olarak bulundurmak Michael Jackson’u mezarından çıkartıp konser verdirmek kadar zor bir şey aslına bakarsanız. Biz, ayrıca, Çırağan Otel’de pastane şefliği yapmış, çeşitli ödülleri bulunan, pasatacılık konusunda tam bir duayen diyebileceğimiz Kemal usta ile çalışıyoruz. Bunun yanı sıra İtalya’dan ithal ettiğimiz Dünyanın bir numaralı unu kabul edilen bir unla İtalyan pizzalarımızı ve el yapımı makarnalarımızı misafirlerimize sunuyoruz. Biz harnupdan mantı türü olan ravioli yaptık. Harnup popüler bir ürünü ülkemizin ve biz bunu değerlendirmek istedik. Yanlızca ravioli ile de kalmadık. İtalyan Gelatolar içerisinde, kırktan fazla dondurma çeşidinin içerisinde harnuptan dondurmayı da ekledik literatüre. Bir de bar bölümümüzde birbirinden lezzetli el yapımı limonatalar, ice-tea’ler var.

 

·        YD: Turizm sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Üçüncü ülkelerden gelen turist sayısında bu yıl %24 artış olduğu kaydediliyor.

·        Işıman: Turizm sektöründe böyle kapıları açtığınız anda ya da pencerenizi açtığınız anda her tarafta turist kaynıyor gibi bir görüntü bir günde oluşmuyor. Bu artış, yıllarca yapılan çalışmalarla, belli pazarlara yapılan yatırımlarla tanıtımlarla elde edilebilen bir artış olabiliyor. Üçüncü Dünya ülkeleri dediğimiz işte İran veya Arap ülkelerinin son yıllarda, özellikle bu yıl, KKTC’ye bir ilgi gösterdikleri istatistiklerde yer alıyor. Bunlar daha önce yapılan tanıtma çalışmaları ile de alakalı artışlardır. Artı, bölgedeki konjektörün değişmesi ile alakalı da bir atıştır. Yani bizim çok çok büyük çaba göstererek oluşturduğumuz bir artış olduğunu söyleyemeyeceğim. Aslında bugüne kadar daha fazlası olmalıydı. Güney Kıbrıs ile kıyasladığımız zaman orda çok ciddi bir üçüncü dünya ülkesi trafiği var. Arap ülkeleri, hatta hatta Çin’den. Umarız bu artış daha da artarak devam eder. Son yıllarda tanıtma çalışmaları yapıldığını bildiğimiz İtalya’dan da daha bol turist gelmesini umut ediyoruz. Acentelerin bu sektörde faaliyet gösteren firmaların da büyük çabaları var pazar oluşturmak için. Hatta Devlete, hükümetlere onlar yol gösterici oluyorlar diyebiliriz. Zaten olması gereken de odur.

“TURİSTLERDEN OLUMLU TEPKİ”

 

·        YD: Ülkemizdeki ekonomik durum malum. Yatırımınızın karşılığını alabileceğinizi düşünüyor musunuz?

·        Işıman: Yapılan yatırımı geri alabileceğimize inandığımız için bu yatırımı yaptık. Ülkemizde o potansiyeli görüyoruz. Turistlerin çok büyük ilgisi var. Yabancı turistlerden çok çok olumlu tepkiler aldık. Şöyle ki; başka hiçbir yerde bu kadar kaliteli pizzayı tatmadıklarını söyleyen İngiliz, Rus, Hollandalı benim şahsen muhatap olduğum misafirlerimiz oldu burada. Çukulatalarımız, pastalarımız için keza öyle. Burda yaşayan yerleşik yabancıların özellikle bizim dekor pastalarımıza yönelik çok büyük talepleri var. 24 saat içerisinde istediğiniz herhangi bir karakteri, şekli üç boyutlu olarak misafirlerimize ulaştırabiliyoruz. Facebook’da açtığımız fun page şimdiden 9 binlere yaklaşmış durumda. Kuzey Kıbrıs gibi bir coğrafyada böyle bir rakama bu kadarcık kısa bir süre içerisinde ulaşabilmiş olmak gerçekten bizim adımıza çok olumlu diye düşünüyorum.

 


“Ekonomide bir devlet politikası olmalı”

 

·        YD: 2013-15 ekonomik programına önümüzdeki günlerde son şekli verilecek. Ekonomik programlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

·        Işıman: Ülkedeki ekonomik şartların, tedbir alınması gerektiği zaruretini ortaya koyduğu bir gerçek. Dünyada bir kaç yıl önce yaşanmış olan krizin etkileri hâlâ sürerken, hemen yanıbaşımızda Yunanistan gibi Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin yaşadığı büyük deprem sonrasında İtalya gibi bir başka devin yaşadığı sarsıntılar hâlâ sürerken ve diğer Avrupa ülkelerinde de bu tür sıkıntılar yaşanırken, Amerika zaten esas sıkıntının merkezini oluşturuyor ve Türkiye’de de ekonomik bir durgunluk söz konusu iken ve TL kullanan KKTC’nin de olası bir sıkıntıda 2-3 misli hatta 10 misli etkilenme potansiyeli taşırken, ekonomik önlemin böyle birkaç yılda bir değil sürekli bir program halinde olması gerektiğine inanıyorum ben. Diğer bir taraftan hangi ekonomik önlemi alırsanız alın eğer siz ülke kaynaklarını -hangi hükümet olursa olsun bu her hükümet için geçerlidir- doğru değerlendirmezseniz, yanlış icraatlarda savurganca bir şekilde harcarsanız yapacağınız hiçbir ekonomik program, tasarruf programı bu ülkenin insanlarının arzu ettiği refah düzeyinde yaşamalarına imkan tanımayacaktır. O yüzden öncelikle tasarruf önlemlerinin böyle 3-5 yılda bir farklı farklı hükümetlerle farklı farklı programlarla ele alınması yerine bir devlet politikası olması gerektiğini ve değişen hükümetlerin de bu programlara sahip çıkmaları gerektiğini düşünüyorum ben.

 


“Hedef, Dünya markası olma”

 

·        YD:Hedefleriniz neler?

·        Işıman: Biz bu yola çıkarken hayalimiz, hedefimiz böylesine özene bezene yarattığımız bir markanın sadece Kıbrıs gibi küçük bir coğrafyada kısıtlı kalması değil öncelikle Anavatanımız Türkiye’ye devamında da Avrupa ülkelerine yayılan bir Dünya markası haline getirmekti. Günde 8-10 tane farklı şahıstan eğer işte İzmir’e bir yer açacaksanız, Ayvalık’a, Antalya’ya bir yer düşünürseniz biz burda işte bayiliğinizi almak isteriz gibi çok ciddi telefonlar alıyoruz Türkiye’den. Çok ciddi insanlar uçağa binip bizimle görüşmek için geliyorlar. İngiltere’den, Rusya’dan çok ciddi teklifler geldi. Şaşırtıcı bir şekilde Rusya’dan şu ana kadar beşten fazla farklı kişiden kendilerine bayilik vermemiz için teklif aldık. Biz tabii bunların The Cacao’nun bütün sisteminin, yapısının oturtulmasından sonra söz konusu olacağını söyledik. Dolayısıyla da bu tür görüşmelere 2013 yılında başlayacağız. Kuzey Kıbrıs’taki yayılımımız devam edecek. Yurtdışına ise 2013 yılında İstanbul ile başlamayı düşünüyoruz. Tamamıyla Kıbrıs’ta doğmuş ve bu zorlu coğrafyanın zorlu imkanları ile oluşturulmuş bu güzel mekana halkımızın sahip çıkmasını bekliyoruz. Şu ana kadar çok güzel bir destek, olumlu tepkiler aldık, bunun sürmesini diliyorum ben. Biz de hizmet kalitemizin artarak devam etmesi için üzerimize düşeni her geçen gün biraz daha fazla enerji koyarak yapmaya çalışıyoruz. Biz bütün temel ürünleri burda üretip şubelere göndermeyi düşünüyoruz. Yurt dışı şubeleri açma olayını 2013 yılına sarkıtmamızın ana sebebi de bu sistemi önce Kıbrıs’ta sağlıklı bir şekilde işler duruma sokmak.

 


Bir cümleyle

Ekonomi: Hassas dengeler

Para: Araç

Döviz: Gerekli

Hükümet: Halkın hizmetinde olmalı

Medya: 4. hatta 1. güç

Yatırım: Yeni umutlar

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 904 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler