1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs'ta kamp bile sadece KOP'un izniyle
Kıbrısta kamp bile sadece KOPun izniyle

Kıbrıs'ta kamp bile sadece KOP'un izniyle

Geçtiğimiz günlerde, Dış Türkler ile ilgili olarak KKTC Meclisi’nin de gündeminee gelen UBP İskele Milletvekili Ejder Aslanbaba, Kanal T’de katıldığı “sen sor ben söyleyim” mealindeki programda Kuzey Kıbrıs’a turist akışını

A+A-

 

 

 

Geçtiğimiz günlerde, Dış Türkler ile ilgili olarak KKTC Meclisi’nin de  gündeminee gelen UBP İskele Milletvekili Ejder Aslanbaba, Kanal T’de katıldığı “sen sor ben söyleyim” mealindeki programda Kuzey Kıbrıs’a turist akışını hızlandırmak için bazı çalışmalar içerisinde olduğunu açıkladı.

Bu turist profilini çizerken, Londra’da yaşayan Türklere değinen Aslanbaba, bir de spor turizminden bahsetti. Bu amaçla, başta Türkiye liglerindeki  hatta, başka ülkelerden takımların Antalya’da olduğu gibi kamp turizmi için Kuzey Kıbrıs’a getirilebileceğinden bahsetti.

Bunun için de, Kıbrıss’taki otellere FIFA standartlarında birer veya birden fazla saha yapma zorunluluğu getirilmesini önerdi. Aslanbaba’ya göre böylece, Türkiye ligi ve diğer ülke takımlarının akım akın Kuzey Kıbrıs’a kamp yapmaya geleceklerini iddia etti.

Çok sevdiğim ve bir dönem siyasete atılmak için Gençlerbirliği başkanlığına da soyunan sevgili Aslanbaba sporla olan bu kısa ilişkisi nedeniyle, sporun sorunlarını ve ambargoları etüd ettiğini veya öğrendiğini düşündü.

Ben de, o gece söz konusu yayına bir mesajla katkı koyarak, Türkiye takımlarının Kıbrıs’ta kamp bile yapmak istemediklerini aktardım.  Zaten, FIFA-UEFA’ında bu konunda KKTC’de yapılacak kamplar konusundaki prosedürü daha önce, Türkiye Futbol Federasyonu ile Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’na iletmişti.

Aslında, Aslanbaba’nın kamp yapmakta sakınca yoktur ısrarı üzerine, konuyu bir daha araştırdım.  Yaptığım araştırmada pozisyonun hala daha değişmediğini bir kez daha öğrendim. İşte, bu noktasyı bir kez daha anımsatmak istiyorum.

FIFA’y göre, BM veya FIFA tarafından tanınmamış bir ülke olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kamp veya maç yapmak isteyen takımların tek adresi beğensek de, beğenmesek de BM’nin ve FIFA-UEFA’nın tek tanıdğı devlet olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Futbol Federasyonu olan “Kıbrıs Futbol Federasyonu”(KOP) dur.

Eğe, FIFAya bağlı bir devletin futbol takımı Kuzey Kıbrıs’ta kamp yapmak isterse, bunu FIFA aracılığıyle KOP’a bildirmek ve KOP’un izinini almak zorundadır.

Bu takımlar eğer Kuzey Kıbrıs’ta hazırlık maçı yapacaklarsa, KKTC takımları ile böyle bir maç yapamazlar. Ancak, KKTC’de kamp yapan bir başka takımla,  sadeceFIFA’nın resmi hakemlerinin yönetebileceği bir maç oynayabilirler. Bu hakemleri de KOP’tan izin alarak davet edebilirler.

Ha, bir yol vardır. Her iki takımda çıplak olarak, maç yapabilirler. 

 


 

 

Bir Taekwondo(Kazıklı Voyvoda) komedisi daha

 

 

Çok yaşasın bizim Şükrü Burağan.  Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir haberle spor medyasını darmadağın etti. Bu haber Moldova’da düzenlenen ‘3. Avrupa Voyvoda Kültür ve Spor Festivali’ ile ilgili idi. Çünkü, yıllardır bir GTF masalı ile Kıbrıs Türk sporunu uyutan nevi şahsına mühasır IOC ve eski Tawkwondo VS.Federasyonu Başkanı Eyyüp Zafer Gökbilen’in bir kasaba panayırı olarak düzenlen bu etkinliğe götürdüğü Taekwondo takımının “Avrupa Şampiyonu” olduğunu ilan etmesiydi.

Bunun üzerine, konunun adeta dibine darı eken sevgili Şükrü bu panayırın  gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. Aslında, bu panayıra sürekli katılan KKTC Taekwondo takımının  Ortaçağ’da Avupa’da (Moldova) ortalığı kasıp kavuran “KAZIKLI VOYVODA MİLOŞ” adına düzenlenen bir panayıra katıldığı gerçeğiydi. Bu konuda sevgili Burağan’ın çarpıcı haberinden bir de alıntı alıyorum. “Kafilemizin aldığı dereceler henüz resmi internet sitesinde yayınlanmazken, festivalde hiçbir ülkenin bayrağı yer almadı. Evsahibi Moldova bayrağı ile bir basketbol potası üzerine asıldı. Bakanlar Kurulu ilgili festivale katılım için 16 bin euro (38 bin TL) maddi katkıda bulunmuş, ilgili resmi gazetede festival yerine ‘Avrupa Voievod Şampiyonası’ ibaresi yer almıştı.

Ve ben bu konuyu geçtiğimiz yıllarda aynı duyarlılıkla işlemiştim. Demek ki, o günden bu güne devletin veya Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığının bu “VOYVODA PANAYIRI” na bakış açısı değişmemiş ve UBP’nin bu güçlü adamı Gökbilen’in “Evliya Çelebi” gibİ turlarına izin veriliyor.  Eee, “yiyin efendiler yiyin” demişti Tevfik Fikret.”  

 


 

Ha Voyvoda panayırı, ha VİVA Dünya Kupası

 

KKTC sporunu komik duruma düşüren Moldova’daki “ Voyvoda Panayırı’nın yankıları  bitmeden şimdi de bir başka komedi vizyona giriyor.

Bu da, FIFA’nın tanımadığı ülkelerin kendi aralarında düzenlediği ve sözde dünya şampiyonası olarak lanse ettiği “2012 VIVA WORLD CUP” olayıdır.

Geçtiğimiz yıllarda KKTC’de de yapılan bu turnuvaya öylesine komik ülkeler katılmıştı ki,ayakkabıları olmayanları, masraflarının da KKTC tarafından ödenenleri de anımsıyorum.

Neyse, o günlerde tanınmamışlığın getirdiği sendromla bu turnuvaya şöyle bir bakıp, geçmiştik.

Ha, buna benzer bir turnuvada Almanya’nın sex pazarı olan ünlü St.Pauli şehrinde düzenlenmiş ve KKTC olarak, şampiyon olmuştuk.

Olmuştuk ta, bu turnuvadan en çok akıllarda kalan maçlar oynanırken, iki-üç güzel kadının sutyenleri fora ederek, KKTC’nin oynadığı bir maçta sahaya atılmalarıydı.

Bu kısa anekdotlardan sonra, gelim 2012 Viva Dünya Kupası’na. Bu turnuva bu yıl Kuzey Irak’ta başlayıp, Türkiye’nin Güney Doğu illerini kapsadığı iddia edilen “KÜRDİSTAN” DA yapılıyor.

05-10 Haziran 2012 tarihleri arasında yer alacak bu turnuvaya KKTC Milli takımı da davet edildi. Bu konundaki çalışmalar start alırken, takımın teknik menajerliğine Mehmet Avcı, Teknik Direktörlüğüne de Cihangir Teknik Direktörü Fırat Canova getirildi.

Ne var ki, Türkiye Cumhuriyeti ile yıllardır savaşan Kürdistan’ın bağrından çıktığı PKK’nın, KCK’nıda hüküm sürdüğü bu bölgeye nasıl gidilecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konudaki hassasiyeti düşünüldü mü acaba?  Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu ateşle oynamıyor mu?

Böylesine turnuvaların Kıbrıs Türk futboluna bir açılım getirmediği ortada.   

Bu nedenle, böylesine macera arar gibi zeminler yerine, yasal zeminlerde mücadele etsek diyorum.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 775 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler