1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs'ta 'cihat' çağrısı mı?
Kıbrısta cihat çağrısı mı?

Kıbrıs'ta 'cihat' çağrısı mı?

Türkiye’de yayımlanan bir gazetenin başlığı şöyleydi dün: “Kıbrıs’ı kaybediyoruz, yetişin!” Duyan da ciddi zannedecek! Sanki adada kan gövdeyi götürüyor. Savaş çıktı da ‘düşman’ ülkeyi ele geçiriyor. Türkiye kamuoy

A+A-

 

 

Türkiye’de yayımlanan bir gazetenin başlığı şöyleydi dün:

“Kıbrıs’ı kaybediyoruz, yetişin!”

Duyan da ciddi zannedecek!

Sanki adada kan gövdeyi götürüyor.

Savaş çıktı da ‘düşman’ ülkeyi ele geçiriyor.

Türkiye kamuoyunun milli ve manevi değerlere hassasiyeti malum..

6-7 Eylül olayları tarih sayfalarının kara renkli bölümüyle arşivlerden bugüne bakıyor.

‘Yetişin’ nidalı başlıklar, kitle psikolojisi üzerinde oluşturacağı etkiler hesaplanmadan atıldığında, şuuyu vukuunu aşabilecek fiil ve eylemlerin domino taşları gibi sıraya dizilmesi kaçınılmaz olabilir.

**

Yukarıda alıntılanan başlık, az önce ima ettiğim ve eleştirdiğim anlamıyla yazılmadı.

Öyle yazılsaydı, amaç milli duyguların hareketlenmesi olacaktı.

Alışılageldiği üzere, ‘Rum düşmanlığı’ retoriği ile “Kıbrıs Türktür, Türk kalacak” mesajı verilecekti.

Haliyle, Rumlar ve Yunanlılar, belki de bütün ‘ecnebiler’ ‘öteki’ olacaktı.

Kıbrıs’ın ‘kurtarılabilmesi’ için ‘yetişecek’ olanın savaşması gerekecekti.

Ancak ‘Kıbrıs elden gidiyor, yetişin’ cümlesinin emeli bu değil.

‘Akit’ adlı gazetenin verdiği mesaj, ‘Kıbrıs’ın manevi anlamda yitip gittiği’ ve ‘kurtarılması gerektiği’ydi.

Bu retorikte ‘düşman’ın kim olduğu yönünde çeşitli spekülasyonlar öne sürülebilse de, okların ‘Laik Kıbrıslı Türkler’ olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz.

Son tahlilde ‘elden gitmek’ üzere olan Kıbrıs’ta, manevi hayatın yozlaşmasını önlemek için bu ‘düşman’ı da alt etmek lazım edecek.

**

Ankara mahreçli haberin giriş cümlesine bakın:

Kıbrıs'ta yozlaşmaya çare bulunamıyor. Son yıllarda Kıbrıs benliğini, dini ve manevi duygularını kaybediyor…”

Tespitler mühim…

İddiaları kanıtlamak için kullanılan örnekler de enteresan:

İntiharlar arttı!..

Erülkü çiftinin ölümünden dahi söz ediliyor, örnekler arasında…

İddiaların ve tespitlerin sahibi ise, Kıbrıs’ta faaliyet gösteren bir derneğin başkanı…

Adı Talip Sancar…

KKTC Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin Başkanı’ymış.

Baktım, geçenlerde benzeri ifadelerle bir yazılı açıklama da yapmış.

Tescilli midir bu dernek, bilmem.

Ama ‘tescilli değil’ diye Kuzey Kıbrıs’tan yayın yapan özel televizyonların “Ekranlar kararıyor” mesajı veren açıklamasını ‘legal’ bulmayan devletin haber ajansı TAK, KKTC Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin manevi duygularımızla ilgili açıklamasına bülteninde yer vermiş!..

Demek ki ‘mühim’ ve ‘lagal’ bir örgüt bu…

**

İşte bu mühim ve legal örgütün Başkanı ‘Yetişin’ diyor Türkiye kamuoyuna…

‘Gelin Kıbrıs’a ve bu dinsizlerin elinden kurtarın bizi’ anlamına gelecek laflar sarf ediyor.

“Bir İmam Hatip Lisesi yok, camilerde Kur'an kursu dersleri ve din eğitimi veremiyoruz. Yozlaşma artıyor, Kıbrıs'ı kaybediyoruz, yetişin” diyor.

Dini bilgiler ve teorilerle yetinmiyor, dönüp psikolojik, sosyolojik saptamalarda da bulunuyor Talip Sancar…

İntiharların sebebini buluyor: ‘Manevi boşluk!’

Yetinmiyor, KTÖS ve KTOEÖS başta olmak üzere sivil topluma bindiriyor, ‘zorbalık’la suçluyor.

‘Kıbrıs elden gidiyor, yetişin’ diyerek, adeta ‘cihat’ çağrısı yapıyor.

Ülkeyi yönetenler susuyor, susuyor, susuyor!..

Anlamı ne bu suskunluğun?

Onaylamak mı, yoksa itaat mı?

Al birini, vur öbürüne!..

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1625 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler