1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Kıbrıs’ta Bir Azeri Ressam
Kıbrıs’ta Bir Azeri Ressam

Kıbrıs’ta Bir Azeri Ressam

Kıbrıs’ta Bir Azeri Ressam

A+A-


Filiz Uzun

Bir insan neden ülkesini bırakıp başka ülkelere yaşamaya gider hep merak etmişimdir. Mecburi göçler değil benim merak ettiğim. Gönüllü göçler, bilerek isteyerek gidenlerden bahsediyorum. Bunun için bir araştırma var mı bilmem ama benim gözlemim ve tecrübelerim bu gönüllü göçlerin genellikle en büyük nedeni AŞK’tır diyor. Sizi ait olduğunuz topraklardan,  işinizden,  evinizden, dostlarınızdan,  akrabalarınızdan ayırabilecek bir aşk. Ne güzeldir böyle bir duygu yaşamak. Böyle büyük bir sevgiye sahip olmak.  Sonuç ne olursa olsun ilişkide bana göre böyle bir aşkı yaşamak herkese nasip olmaz. 
Sanatçıların durumu biraz farklıdır tabii. Bir yere ait olmaları zordur. Hem her yere ait, hem de hiçbir yere ait değildir sanatçılar. O yüzden gelişleri de gidişleri de farklıdır. Üretebildikleri her yerde var olur sanatçılar. Üretebildikleri aşklarda, ülkelerde yaşamayı tercih ederler. Hiç tanımadıkları şehirlerde var olabilirler sanatlarıyla. Farklı mekanlar, doğa, kültür her şey sanatlarına yansır mutlaka ama en çok da bilinmezlikler etkiler sanatçıyı. Yeni yerler keşfetmek, insanlar tanımak, dosluklar kurmak çok önemlidir çoğu sanatçı için.
Bu haftaki konuğum da Azerbaycan’dan ülkemize gelip yerleşen ve yaklaşık 8 yıldır ülkemizde yaşayan bir ressam. Murad Allahverdiyev. Sadece bir üniversitenin davetlisi olarak ülkemize öğretim üyesi olarak gelmiş ve uzun yıllardır da Adamız’da yaşıyor. Birçok sanatçının kaçmak istediği ülkemizde bir çok sanat eserleri icra etmiş. Dünyanın birçok ülkesinde de bu eserleri sergilemiş hatta eserleri birçok sanatseverin evlerinin duvarlarına asılmış. Ne muhteşem bir duygudur eserlerinizin tanımadığınız mekanları süslemesi, beğenilmesi ve alıcı bulması.

HER AN GİDECEKMİŞ GİBİ!

30 yıldır sanatın içinde. Öyle mütevazi bir yaşamı var ki etkilenmemek mümkün değil. Ne kadar ilginç değil mi? Kıbrıs’ta Azeri bir ressam. Her an gidecekmiş gibi yaşayıp buranın kültürüne aşık olmuş bir sanatçı. Yakında çok önemli bir sergiye hazırlanıyor. Ben çok şanslı hissediyorum kendimi çünkü eserleri sergilenmeden birçoğunu görmek şansına eriştim. Daha ne eserler icra edecek kim bilir 28 Mayıs tarihine kadar...

Tek dileği Kıbrıs’ta bir sanat Galerisi açmak. Belki de çok uzak değildir böyle bir galeriyi ziyaret etmemiz. Ben hem sohbetinden hem de eserlerinden çok etkilendim. Resim severler bence Mayıs ayındaki sergisini kaçırmasın. Çok şey kaybedersiniz diye düşünüyorum.
Güzel sohbeti ve sıcak davranışları ile beni etkilemeyi başaran Ressam Allahverdiyev’e teşekkür ediyorum. Ve Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki sergisini sabırsızlıkla beklediğimi belirtmek isterim. İyi ki ülkemizi seçmiş yaşamak için... Buyurun sizler de Murad Allahverdiyev ile tanışın ...


Sizi tanıyabilir miyiz?
Adım Murad Allahverdiyev. Sanatçıyım. 1960 Bakü doğumluyum. Güzel Sanatlar lisesini bitirdim. Rahmetli Haydar Aliyev zamanında kırmızı diploma ile liseden mezun olanlar, başarılı öğrenciler yurt dışına üniversite için gönderilirdi. Ben de Ukrayna’ya gönderildim. Orada Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümünü bitirdim. Resim eğitiminin yanında cam ve vitray sanatı da okudum. Daha sonra yurt dışında çeşitli ülkelerde çalıştım. Polonya’da, Almanya’da, İsviçre’de cam sanatı üzerine çalışmalar yaptım. Daha sonra uluslararası sanatçılar kurumuna kabul edildim. Sergilere katıldım. İsviçre’de cam fabrikasında çalışarak tecrübe edindim. Birçok şehirde kişisel sergilerim oldu. Polonya, Macaristan, Batı Ukrayna’da... Daha sonra 1989 yılında Bakü’de Ressamlık Akademisinde öğretim görevlisi olarak görev yapmaya başladım. 5 yıl da bölüm başkanlığı yaptım.

Kıbrıs’a gelme kararını nasıl aldınız?
Bakü’de bölüm başkanlığı yaptığım sıralarda Uluslararası Kıbrıs Üniversite’sinden davet aldım. Arkadaşlarım aracı olmuş tabii. Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümünde ders vermek üzere. 2007 Şubat ayında Kıbrıs’a gelip derslere girmeye başladım. Daha sonra da aynı bölümde bölüm başkanı oldum. 2011 yılında da ayrıldım üniversiteden.

Neden?
Çünkü kendi sanatımı icra edebilmek için biraz özgür çalışmak istedim. Stüdyomu kurup stüdyomda yaratıcılığımı kullanarak resimler yapmak istiyordum.

Şu an başka bir üniversitede çalışıyorsunuz bildiğim kadarıyla?
İki yıl kendi stüdyomda çalıştıktan sonra Yakın Doğu Üniversitesinden teklif aldım. Son iki yıldır da YDÜ’de Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapıyorum.

FARKLI YERLER SANATI BESLER

Bakü sanatın merkezi olan önemli bir şehir. Neden orayı bırakıp Kıbrıs gibi küçük bir Ada’ya gelmeyi kabul ettiniz?
Hiç kalma maksadı ile gelmedim. İlk teklifi aldığımda gidip bir görüşeyim ve Kıbrıs’ı da göreyim diye geldim. Ancak üniversite ile anlaşınca kaldım. Bakü ile bağım hiç kopmadı. Orada küçük bir cam fabrikam var ve sık sık gidip geliyorum. Kıbrıs’ta kalmamın diğer bir nedeni de değişik bir kültürde yaşamak, burayı tanımak. Buranın sanatını görmek ve resimler yapmaktı. Bu sanatım adına çok önemliydi. Aynı yerde kalmak dünyayı, farklı kültürleri görmemek sanatçı için doğru değildir. Ben sadece Kıbrıs’ta değil Avrupa’da; Amerika’da da çeşitli ülkelerde yaşadım. Oranın kültüründen etkilendim. Bu sanatçı için olmazsa olmazdır.

Kıbrıs’ta yaşarken de birçok ülkede birçok kişisel sergileriniz oldu. Değil mi?
Elbette. Ben uluslararası bir sanatçıyım. Ve birçok ülkede resimlerim görülüyor. Beni davet ediyorlar. Konferanslara, workshop’lara, festivallere, sergilere davetler alıyorum. Bir ay bir ülkedeyim, diğer ay başka ülkede. Örneğin Paris’te davet aldığım bir dönem 6 ay orada kalıp çalışmıştım. Bu Polonya’da da böyle. Amerika’da da.

Kıbrıs’ta bir de evlilik yaşadınız bildiğim kadarıyla doğru mu?
Evet. Eski eşim de sanatçıydı bir sergide tanıştık. Ve bana Kıbrıs’ı gezdirdi. 1 yıl boyunca arkadaşlık ettikten sonra evlenmeye karar verdik. Ancak o İngiltere’ye taşınma kararı aldı ve anlaşarak ayrıldık. Şunu söylemem gerekir ki Kıbrıs’ta yaşama nedenim evlilik değil. Yarın bile bir bilet kesip Bakü’ye dönebilirim. Şu an burada yaşamak istiyorum. Ve buradayım. Kıbrıs yaratıcılığıma iyi gelen bir ülke oldu.

YENİ BİR SERGİ

Kıbrıs’ın bölünmüş olması sizce sanatçıları etkiliyor mu?
Evet ben Polonya vatandaşı olduğum için geldiğim ilk günden beri Güney Kıbrıs’a da geçiyorum. Kıbrıs çok güzel bir ülke ama barışın olmaması her yönde etkilediği gibi sanatı da etkiliyor. Benim Güney Kıbrıs’ta resimlerim bazı galerilerde sergilendi. Resimlerim orada alıcı buldu.

Kıbrıs’ta hiç kişisel sergi açtınız mı?
İki kişisel sergim oldu. Birincisi sergimi Rahmetlik Rauf Raif Denktaş zamanında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde açmıştım. Hatta 2 adet resmimi satın almıştı. İkincisini de Yakın Doğu Üniversitesinde açtım. Karma sergilerde de yer aldım.

Şu an bir sergi için hazırlandığınızı biliyorum. Nerede olacak serginiz?
Hem 55 yaşını doldurduğum için, hem de 28 Mayıs Azerbaycan demokrasi bayramı olduğundan dolayı bu sergiyi organize etik. Uluslararası çapta bir sergi olacak. Birçok ülkeden sanatçı arkadaşlarım davet edilecek. Bu sergi Yakın Doğu Üniversitesi sponsorluğunda yine Yakın Doğu Üniversitesi’nin salonunda gerçekleşecek. 

Mayıs ayındaki sergide belli bir konsepte göre mi hazırlıyorsunuz serginizi?
Evet, resimlerimde Kıbrıs teması olacak. Ancak özgür çalışıyorum bu sergi için. Grafik tarzda da resimlerim olacak, tuval üzerinde yağlı boya resimlerim de olacak. 2 metrelik tuvaller üzerinde de resimlerim olacak.         

“SANATTA SINIR OLMAMALI”

Ne tür resimler yapıyorsunuz?
Grafik tarzda resimlerim var. Yağlıboya resimlerim var. Doğa, portre resimlerim var.                     

Ne tür resimler sizi daha çok etkiler?
Ressamın özgürlüğünü anlatan resimler ilgimi çeker, duyguları yansıtan resimler ilgimi çeker, bir konuya bağlı olan resimler çok ilgimi çekmez açıkçası, dünyaya bakış açısını yansıtan resimler beni etkiler. Sanatta kural, sınırlama olmamalı. Sanatçı özgür çalışmalı. Bir konsept olsa dahi bunu sanatçı kendi belirlemeli. Ve içindekileri yansıtmalı. Genellikle sergilerimde her alandan resimlerim olur, tek bir konsepte bağlı kalamam.

Kıbrıs’ı anlatan ya da doğasını anlatan resimler yaptınız mı?
Elbette yaptım. Kıbrıs’ta uzun zamandır yaşayıp etkilenmemek mümkün değildir. Kıbrıs’ın bölünmüş olması, eski bir tarihinin olması, bakir doğası, siyaseti, insanları, kültürü beni etkiledi mutlaka. Bu da burada yaptığım resimlerime yansıdı tabii ki.                          

Kıbrıs’taki ressamlarla ilişkileriniz nasıl? Var mı görüştüğünüz, birlikte iş yaptığınız sanatçılar?
En yakın ressam arkadaşım Aşık Mene’dir. Hem sanatını hem de kişiliğini çok sevdiğim bir ressamdır. Birlikte birçok işler yaptık.  Stüdyoda çalıştık. Fikirleri benim için değerlidir. Cumartesi günleri sohbetlerimiz olur. Work shop yaparız. Tanıdığım başka sanatçılar da var ancak en iyi Aşık Mene’yi tanırım.      

Avrupa ile ilgili bir proje ya da sergi var mı şu sıralar?
Geçtiğimiz yaz Norveç’te bir kişisel sergim oldu. Bu yıl da Polonya ve Macaristan’dan davet aldım. Onlar için de planlama yapmaya başladım.             

Siz şu an KKTC’de yaşayan bir ressam olarak üniversitede öğretim üyesi olmasaydınız eğer sadece resim yaparak yaşayabilir miydiniz?
Bu ülkede sanatçının sadece özgür sanat yaparak para kazanması çok zor. Atölyede resim yaparak iş satıp yaşamak mümkün değil. Azerbaycan’da da çok kolay değildi. Ancak ben gençken çok üretip satarak hayatımı devam ettirirdim. Sadece resim değil ama grafik tasarımlar da çizerdim.

KKTC’de hiç satıldı mı resimleriniz?
Sadece Rauf Raif Denktaş 2 resmimi satın almıştı. Ancak daha sonra hiç resmim satılmadı. Bu sadece benim tanınmamış olmamla alakalı değil, bana göre Aşık Mene için de geçerli diğer ressamlar için de. Sanat eseri satın almak kültürel bir alışkanlıktır. Güney Kıbrıs’ta bazı galerilere koyduğum resimlerim satın alınıyor mesela.

SANATA İLGİ VE KÜLTÜR

Peki Avrupa’da da bu böyle midir? Sanatçılar 2. iş mi yapar?
Hayır değil. Avrupa’da özgür sanat yapan çok sanatçı var. Tek işi atölyesinde sanat yapıp bunları satarak para kazanır sanatçılar.                             

Güney Kıbrıs’ta eserleriniz alıcı bulurken neden sizce KKTC’de alıcı bulmadı? Bu ekonomiyle mi ilgili?
Kesinlikle tek başına etken o değildir. Burada da zengin insanlar var. Sanat kültürel bir şeydir. Sanat eserine verilen değer parayla ölçülemez. Meraktır. Sanat sevgisidir. Kolleksiyonerler var mesela. Resim meraklıları var. Birçok şeyi almaz ama sanat eserini satın alır. Kültürel bir şeydir bu. Sadece para değildir sebep. Sovyetler Birliği döneminde Rusya’da her kişinin bir sanat eseri vardır. Her evde piyano vardı. Evinde piyanosu olmayan kültürlü sayılmazdı, o aile cahil görülürdü. Okumaya, sanata çok değer verilirdi. Burada yaşayan Rus ailelere bakın, durum pek farklı değildir. Çocuklarını mutlaka sanatın bir alanına yönlendirirler. Ya piyano, ya bale, ya resim... Babalar çalışıp para kazanırken anneler çocuklarının sanatsal faaliyetleri ile ilgilenirler. Örneğin Limasol’da 350 bine yakın Rus vatandaşı yaşıyor. Şu an Limasol’da birçok sanat merkezi var. Sanat galerileri var. Müzeler çalışıyor. Rus’lar buraları ziyaret ediyor. Sanat merkezleri bazı kültürler için olmazsa olmazdır.

Siz 2007 yılından beri burada yaşıyorsunuz ve dünyanın birçok şehrinde serginiz oldu ancak KKTC’de sadece 2 sergi açtınız. Neden?
Bana göre sanatçı sanatıyla uğraşmalıdır sadece. Dünyada bu böyledir. Sanatçı sanat galerilerinden ya da kurumlardan davet alır ve sadece sergi için hazırlanır. Resimlerine konsantre olur. Organizasyon, tanıtım, davetler, resimlerinin taşınması, asılması ve her türlü sergi hazırlığıyla davet eden galeri ya da kurum çalışır. Bu sanatçının işi değildir. Burada sanat galerileri olmadığından bu işler çok zor yürüyor. 2 kişisel sergimi de üniversiteler organize etmiştir. Şu an 28 Mayıs’ta yapılacak olanı da YDÜ organize ediyor.

Yurt dışında birçok kişisel serginiz olduğunu biliyorum. Bu sergilerde resimleriniz alıcı buluyor mu?    
Sadece şunu söyleyeyim 2005 yılında Paris’te kişisel bir sergim oldu. Tek bir resmim bile kalmadı o sergiden. Aynı yılın sonunda Viyana’daki sergimde de öyle tüm resimlerim satıldı. Avrupa’da hiçbir sergimde resimlerim geri gelmedi. Hepsi bitti. Bu Azerbaycan’da da hemen hemen böyle. 

HER YERDEN ÖDÜL!

Ünlü sanat galerilerinden davet alıp sergi açmak için çok önemli alt yapınızın olması gerekir. Resimlerinizi kataloglara basılıp bu galerilere mi gönderiyorsunuz? Resimlerinize fiyatı siz mi belirliyorsunuz?
Evet. Kataloglar hazırlanıyor elbette. Ama yaptığınız işler, açtığınız sergiler sanat camiasında biliniyor. Ben uluslararası sanatçılar kurumunun üyesiyim. Yaptığım her sergi bilinir. Ben bir fiyat söylüyorum resimlerime. Galerideki sanat danışmanları da değer biçiyor ve ortak bir fiyat belirleniyor. Sergide satılan her resmimden hem ben kazanıyorum hem de sergiyi düzenleyen galeri ya da kurum kazanıyor.

Resimden kazandığınız ödüller çoktur mutlaka. Sizin en çok gurur duyduğunuz ödülünüzü nerede aldınız?
Çok fazla ödül aldım. Macaristan’da aldığım ödül beni çok mutlu etmişti. Polonya’da da ödül aldım. Azerbaycan’da birçok kez ödül aldım. Viyana’da da, Paris’te de.

Eğitimci yanınız da var. Bir sanatçı olarak eğitim vermekten keyif alıyor musunuz?
30 yıldır resim yapıyorum ve sanatın içindeyim. Bunun 25 yılında da eğitimcilik rolüm var. Birçok öğrencim çeşitli ülkelerde sanatla uğraşıyor. Azerbaycan’da, Polonya’da eğitimcilik yaptım, kaç yıldır da Kıbrıs’tayım. Dünyanın birçok ülkesinden öğrencim oldu. Ancak içlerinden sadece bir kısmı sanatçı olabildi. Avrupa’nın birçok ülkesinde doktora unvanı alan öğrencilerim var. Özgür çalışan sanatçılar da var. Türkiye’de çeşitli sanat okullarında çalışanlar hatta müdürlük yapan da var. Bilgimi ve birikimlerimden yararlandıklarını görmek beni çok mutlu ediyor, gurur duyuyorum.                                                         

Kıbrıs’ta yaşayan Azeri bir ressam olarak bundan sonraki hayaliniz nedir?  
Çok istediğim bir hayalim var. Eğer Kıbrıs’ta yaşamaya devam edersem bir galeri açmak isterim. Bahçeli, büyük bir alanda hem galeri hem atölye hem de kafesi olacak. Bunu Avrupa’nın birçok şehrinde görüyoruz. Paris’te mesela çok etkilendiğim bir sanat galerisi görmüştüm. Öyle bir yeri burada açmayı çok isterim.

Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?   
Kıbrıs’taki sanatçılara söylemek istediğim şudur; Daha birlik içinde olmalılar. Tek başına çalışmak hiçbir zaman etkili değildir. Ekip ruhu ve ekip çalışması çok önemlidir. Çok güzel sanatçılar var Kıbrıs’ta ancak genellikle bireysel çalışılıyor hep. Daha birlik içinde olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Bu haber toplam 1955 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 197. Sayısı

Adres Kıbrıs 197. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler