1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KIBRIS’TA 'BARIŞ' HÂLÂ ENGELLENİYOR!
KIBRIS’TA BARIŞ HÂLÂ ENGELLENİYOR!

KIBRIS’TA 'BARIŞ' HÂLÂ ENGELLENİYOR!

Feminist Atölye, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısı ile basın bildirisi yayımladı.

A+A-

 

 

Feminist Atölye, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısı ile basın bildirisi  yayımladı. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, Ledra Palace’daki “Home for Cooperation” önündeki eyleme destek vereceğini açıkladı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

 

KIBRIS’TA “BARIŞ” HÂLÂ ENGELLENİYOR!

 “Otuz sekiz yıl önce yaşanan Mutlu Barış Harekâtları sonucunda, silahların fiili anlamda susmasıyla Kıbrıs Türkleri ve Rumları kendi bölgelerinde barış içerisinde yaşamaya başladılar. Anavatanımızın uluslararası hukuka dayanarak yürüttüğü müdahale, bizi Rum’un zulmünden kurtarmış, anavatanımız ve orada yaşayan soydaşlarımıza daha da yakınlaştırmıştır. Bugün barış içerisinde yaşamamızın tek bir nedeni vardır; o da anavatanımız Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyinde varlığını sürdüren ordusudur”. Bu ve buna benzer açıklamalar, Kıbrıs’ta “barış”ın hâlâ gerçekleştirilmediğine ilişkin geliştirilen eleştirilere karşılık dile getirilir. Hâlbuki bize göre “barış”,  savaşlar aracılığıyla var edilebilecek bir değer değildir. Az önceki pasajda da bahsedilen askeri harekâtlar, çatışmalar süresince yaşanan acıların en yüksek seviyeye çıkmasına ve adanın bölünmesine neden olmuştur.

Çatışma kültürüne neden olan hususların tartışma konusu yapılmaması, “barış”ın ne anlama geldiğini kavrayabilmemizin önündeki en önemli engeldir. Kıbrıs özelinde bir değerlendirme yapıldığında, Türk ve Yunan milliyetçiliklerinin adaya yansıması sonucunda iki toplum arasında yerleşmeye başlayan militarist öğelerin, çatışmaların yaşanmasındaki temel sebepler olduğunu söylemek mümkün. Sözü edilen milliyetçilik akımları sebebiyle doğallaştırılan düşmanlık ilişkisi, yaşanan çatışmaların esas nedenine dair sorgulama yapabilmemize fırsat tanımaz. Özellikle ordu ve eğitim kurumları aracılığıyla yeniden üretilen ve erkek egemen yapının temelini oluşturan bu öğeler,  savaşın yaşanmasındaki temel nedenleri oluşturur. Bu sebeple “barış”ın gerçekleştirilmesi için fiili anlamda silahların susmuş olması yeterli değildir. Ayrıca mevcut farklılıklardan kaynaklanabilecek çatışmaları önleyecek diyalog kültürünün geliştirilmesi, sorunların çözümü esnasında şiddetin araç olarak kullanılmaması, okullarda kullanılan ders kitaplarının içeriğinin milliyetçi ve militarist yaklaşımlardan temizlenmesi, öğrencileri adeta birer asker haline getirmeyi amaçlayan “bayrak töreni” ve milli günlerde düzenlenen resmî geçit uygulamalarının sona erdirilmesi, zorunlu askerlik yerine vicdani ret hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması, her türlü çatışmanın kadına yönelik şiddetin yaşanmasındaki ana etmenlerden biri olduğunun farkına varılması ve tüm belirtilen hususlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi gerekir.

Bu bağlamda, Feminist Atölye olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Ledra Palace’daki “Home for Cooperation” önünde saat 19:30’daki eyleme destek vereceğimizi duyuruyor ve “Barış” için mücadeleye katkı koymak isteyen herkesi orada tek vücut olmaya çağırıyoruz.  

Yaşasın Halkların Kardeşliği!  Yaşasın Feminist Dayanışma!

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 525 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler