1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kıbrısrum edebiyatında Kıbrıs olayları...'
Kıbrısrum edebiyatında Kıbrıs olayları...

'Kıbrısrum edebiyatında Kıbrıs olayları...'

Kıbrıs olayları insan beyninde iz bırakmayacak gibi değildi. Olaylar hem Kıbrıslıtürk sanatçıların hem de Kıbrıslırum sanatçıların eserlerinde önemli etkide bulundu. Bunların ideolojik yansımaları da vardır muhakkak. Şimdi bu travmaların aşırı sağcı bir K

A+A-

 

 

Ulus IRKAD

 

Kıbrıs olayları insan beyninde iz bırakmayacak gibi değildi. Olaylar hem Kıbrıslıtürk sanatçıların hem de Kıbrıslırum sanatçıların eserlerinde önemli etkide bulundu. Bunların ideolojik yansımaları da vardır muhakkak. Şimdi bu travmaların aşırı sağcı bir Kıbrıslırumda başka, solcu bir Kıbrıslırum’da da daha farklı etkileri olacaktır. Esasında bu iki toplum beş yüz yıla yakın beraber yaşamışlardır ve birlikte üretmişlerdir. Bu konuda Kıbrıslıtürk şair Mehmet Yaşın “Step Mother Tongue” (Üvey Ana Dili) adlı eserinde Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum dilleri için bakın şunları söylemektedir( Middlesex University Pres,2000):

“Türkçe ve Rumca gibi Ortadoğu’daki birçok dil de birbirleriyle yaklaşık bin senedir ilişki içerisindedir(Yashin,2000;2). Mesela Karaman Vilayetinde konuşulan Türkçe, 16.yy ve 20.yy başlarında Rum harfleri ile de ifade edilmekteydi. Türkçe ve Yunanca birçok ortak deyimlere, ifadelere ve edebi yapıtlara sahiptiler ve de çalışmayı beklemektedirler. Aynı zamanda Türkçe ve Yunanca dil yapısında ve fonetikte birbirlerini etkilemişlerdir. Şunu da söyleyebiliriz; Türkçe ve Rumca ayrı baba ve aynı anaya da sahiptirler diye de iddia edilebilir, ama bu aynı anne Bizans coğrafyası içerisinde doğmuştur. Eğer yazılı kültürde en gelişmiş dil olan Yunanca , Türkçe’yi etkilemişse, Sonraları Türkçe de İstanbul gibi bir şehirde merkezi politik bir güç olarak Yunanca-Rumca konuşan halkın bir referansı olmuştur. Bu nedenle konuşulan diller ve yazılı edebiyatlar sadece kendi çapraşık ilişkileri içerisinde politik güçler ve kültürel kurumları içerisinde anlaşılabilirler”(Yashin,2000;2).

Bırakınız aynı kültürlerin paylaşılmasını dil olarak da Yaşın’ın söylediği gibi birbirini etkilemeler olmuştur. Ben size milliyetçiliklerin birbirini ayırdığı bu iki halkın yaşadıkları aynı olaylardan Kıbrıslırumların benzer etkilenmelerini yazacağım. Neşe Yaşın’ın (Mehmet Yaşın’ın kızkardeşidir) şiiri bugün hem Güney Kıbrıs’ta hem de Kuzey Kıbrıs’ta oldukça sükse yaratmıştır ve bilindiği gibi Güney’de bu şiirin şarkısı da bestelenmiştir:

 

Yurdunu sevmeliymiş insan

Öyle diyor hep babam

Benim yurdum ikiye bölünmüş ortasından

Hangi yarısını sevmeli insan?

 

Kıbrısrum Edebiyatında 1964 Olaylarının Etkisi

 

Kıbrısrum şairlerine 1964 yılında fanatik Kıbrısrum saldırılarından dolayı Kıbrıslıtürklere yapılan katliamları eleştiren namuslu sesler çıkmadı mı? Tek-tük de olsa çıkmıştır. Bakın o edebiyatın temsilcilerinden biri, üstelik şiirinin adını “Ölü Türk Çocuğuna Ağıt” adını koymuş:

 

Ölü Türk Çocuğuna Ağıt

 

Mylae’deki gemilerde

Benimle olan Stetson!

Geçen sene bahçene gömdüğün ceset

Bu sene tomurcuklanıp çiçek vermeye

Başladı mı? (T.S. Eliot: “Harcanan Toprak)

 

Önümde uzanan yemyeşil bir ova

Sarı papatyalarla süslenmiş

Gelinciğin kırmızısı

Menekşenin tebessümü

Bu ovada

 

Altını açarak ısınıyor

Güneşin ışıklarıyla

Bu ova

Bir ince öpüş ve okşayışla

İlkbahar yoluna canımız feda

 

Bu ovanın üzerinde

Ki Tanrı ve insan canını koruyor

Bu ovanın üzerinde bir vücut korunuyor

Ve insanoğlunun bir şarkısını mırıldanıyor

Bu ovanın üzerinde

 

Bu ovanın üzerinde

Bir Türk çocuğunun cesedi yatıyor

Allak bullak olan bir yüz

Acının tam ortasında yakalanmış

Ve şişmiş…

Acısı çocuklara mahsus bir maske gibi kalmış

Tanrıya kurban verilmiş

Eğer yeryüzü gerçekten darsa

İlkbaharın bu panayırında

Sormak gerek

Uluslar varsa papatya halklarının arasında

Sormak gerek

Yeşil çimlerin hangi ulus olduğunu

 

Şairin sesi

Bu sene tekrar soruyor

Hey yağ tüccarları !

Ve siz cesetlerin sömürücüleri !

Stetson soruyor sizlere:

“Geçen sene bahçenize gömdüğünüz ceset,

Tomurcuklanmaya başladı mı

Ve çiçek verecek mi bu sene”, diye

 

Mekanikos Pantelis (1928-1979)

Türkçeye Çeviren: Ulus Irkad

 

 

Kıbrısrum Şiirinde 1974 Etkisi

 

Güney Kıbrıs’tan Bir Devrimci Şiir

 

Özgür İnsanın Şarkısı

 

Saçımı arkaya atacağım

Yüzümü yukarıdan aşağıya eğip

Sokaklara ve alanlara dolacağım

Silah, bağırma ve sloganlarla

Dikenli tellerin gülünç ve sadık taraftarı

Ölümün ateşten elçisi olacağım.

 

Düşünceli adamlar gelip

Cesedimi çöplüğe atacaklar

Çünkü ben müşterilerini kovmuştum dükkanlarından

 

Eğitilmiş polisler gelecekler

El ve ayaklarımı kırmak için

Çünkü ben ideal kıvılcımım çocuklarının içindeki

 

Kızıllar gelecek

Yüzümü kızıl yapmak için

Çünkü ben onlardan daha da kızılım

Beyazlar da gelecek

Gözlerimi siyah yapmak için

Çünkü ben onlardan daha da beyazım

 

Aydınlanmış olanlar gelecek

Görmemi sağlamak için

Çünkü ben onlardan daha da aydınlığım

 

Gelecekler

Aptallar, ciddi olanlar, Doğulular, Batılılar

Protestanlar, Katolikler, kindarlar ve düşmanlar

Şeytanlar ve tanrılar

Yani hepsi de, bütün onlar ve şunlar

Hayatı bir anda elimizden alanlar

 

Fakat saçlarımı yine geriye atacağım

Kan lekesi olan yüzümü yine yukarıdan aşağıya giyeceğim

Sokaklara ve alanlara çıkacağım

Silah, haykırış ve sloganlarla

Ekmek ve özgürlük için sesimi yükselteceğim…

Doros Loizou (1944-1974)

 

Yukarıdaki şiiri yazan Doros Loizou 20 Temmuz öncesi Türk çıkarma Birliğinin harekatından beş gün önce olan Yunan Darbesi sırasında Darbeci ve faşist Yunan askeri ve de EOKA B örgütü tarafından yakalanıp kurşuna dizilmişti. Beş gün sonra Türk birliklerine esir düşen bir Kıbrıslırum ise şunları yazmıştı şiirinde:

 

KARDEŞÇE BİR HATIRLATMA

Mehmet sana acımıştım

Ellerimi kayışınla arkama bağlamaya çalıştığın zaman

Yumruklarınla sertçe alnıma vurduğunda

Hatırlıyorum,bakışım seni rahatsız etmişti,

Hıncını almış,ve benim acı içindeki yüz ifademde boğulmuştun

Ve bana öfkeli bir şekilde bakmıştın.

Soğuk düşüncelerle, ve ağırbaşlıca,

Tekrar bir an kırık yerlerimi tekmelemiştin.

Acı içindeydim, ama inan bana hiç darılmadım sana,

Mehmet, gözyaşlarım senin içindi, inan bana.

Ben senin kölen değildim...

Kölelik seni de esir almıştı,

İkimizi de,

Satmışlardı bizi aynı pazarda,

Mehmet...

 

 

Artemis Antoniou- 1974

Türkçeleştiren:Ulus Irkad

Bu şiir Güney Kıbrıs’ta aylık olarak çıkan “The Cyprus Review-Number 2-Fall 1997” adlı dergiden alınıp İngilizceden çevrilmiştir.

 

Kıbrıs’ta yaşayan her iki toplum da son altmış yıldır ülkelerinde meydana gelen çatışma ve acılardan etkilenmişler ve kendi ideolojik yapıları gereği bu olayların etki ve yansımaları doğrultusunda eserler üretmişlerdir. Solcu Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumların ürettikleri eserler, yine ideolojik yapılarının bir gereği olarak daha ders verici, daha barışçı ve iki halkı da barışa çağıran eserlerdir. Bu çağrılar birgün yerine ulaşırsa o gün Kıbrıs’ta barış da olacaktır. Bu barış çağrısının en erken bir zamanda gerçekleşmesi dileğiyle…

(ULUS IRKAD)

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 662 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler