1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıslılar çözüme ne kadar hazır?
Kıbrıslılar çözüme ne kadar hazır?

Kıbrıslılar çözüme ne kadar hazır?

“Kıbrıs 2015” inisiyatifi tarafından Kıbrıs’ın her iki toplumunda yapılan kamuoyu araştırması, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların federal bir çözüme açık; ancak müzakerelerde tartışılan güvenlik, toprak ve vatandaşlık gibi konuların ç

A+A-

Kıbrıslılar çözüme ne kadar hazır?

·        “KIBRISLI TÜRKLER İLE RUMLAR FEDERAL ÇÖZÜME AÇIK; ANCAK ÇATIŞAN BAKIŞ AÇILARI VAR”

·        “GÜVEN YARATICI ÖNLEMLERİN UYGULANMASINA GÜÇLÜ DESTEK; OLASI BİR REFERANDUMDA KARARSIZLIK”

 “Kıbrıs 2015” inisiyatifi tarafından Kıbrıs’ın her iki toplumunda yapılan kamuoyu araştırması, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların federal bir çözüme açık; ancak müzakerelerde tartışılan güvenlik, toprak ve vatandaşlık gibi konuların çözümlerinde birbiriyle çatışan bakış açılarına sahip olduklarını ortaya koydu.

Araştırmaya göre, her iki toplum da güven yaratıcı önlemlerin uygulanmasına çok güçlü bir destek verdi ve müzakerelerdeki bu üç kritik konuda kısıtlı da olsa ortak zemin bulunabileceğini düşünüyor.

17 Mart-14 Nisan tarihleri arasında bin Kıbrıslı Türk ve bin Kıbrıslı Rum’la yüz yüze, kendi evlerinde ve kendi dillerinde mülakatla yapılan kamuoyu araştırmasının sorularının, iki toplumdan karar vericiler ve siyasi partilerle yoğun istişareler ışığında hazırlandığı belirtildi.

Proje eş direktörleri Dr. Ahmet Sözen ile Spyros Christou imzasıyla yapılan açıklamaya göre, kamuoyu araştırmasına katılanların çoğu ileride yapılabilecek bir referandumda nasıl oy vereceği konusunda peşin hükümden kaçınıyor ve kararsız kalmayı tercih ediyor.

Genel olarak araştırmanın bulgularının, “ileride liderlerin üzerinde anlaştığı bir kapsamlı çözüm planının halk tarafından reddedilme talihsizliğine uğramasını önlemek için, halkın müzakere süreci ile olan ilişkisinin – bir yerde, süreçten kopukluğunun acilen yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiği” kaydedildi.

Müzakere içeriğinin belli şekillerde değişmesinin her iki toplumdan da destek görebileceği kaydedilen açıklamada, “Mesela, bu araştırmada ortaya çıkan, güven yaratıcı önlemlerin her iki tarafta da çok yüksek destek gördüğüdür. Bunların uygulanması da doğal olarak hem sürece hem de diğer topluma olan güveni artıracaktır. Halkın anlamadığı veya kabul etmediği görünen konulardaki müzakere parametreleri kamu bilgilendirme ve toplumsal diyalog çerçevesinde ele alınmalıdır.  Tabi ki bu da, liderliler seviyesinde cesur ve acil adımların atılmasını gerektirmektedir” denildi.

GÜVENLİK… TC GARANTÖRLÜĞÜNÜN DEVAMINDA ZIT POZİSYON

Araştırmadaki “güvenlik” konusundaki sorulardan çıkan sonucun, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’nin garantörlüğünün devamına taban tabana zıt pozisyonda olduğunu gösterdiği kaydedilen açıklamada, Kıbrıslı Türklerin TC garantörlüğünün devamından yana olduğu, oysa Kıbrıslı Rumların bunun sona ermesini istedikleri belirtildi.

İki toplum da AB’nin bir anlaşmanın uygulamanın denetlenmesinde rol oynayabileceğini kabul ediyor. Uygulamayla ilgili teşvikler veya cezalar, tarafların AB kaynaklarından faydalanma ve AB karar sürecine katılımlarıyla ilgili konularda yapılabilir.

İki toplum Kıbrıs sorununun güvenlikle ilgili kısmının tartışılacağı uluslararası bir konferansa sadece Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları ile Türkiye, Yunanistan, AB ve BM’nin katılmasında hemfikir.

TOPRAK… RUMLAR MARAŞ VE GÜZELYURT’U İSTİYOR

Araştırmaya göre, Kıbrıslı Rumlar Maraş ve Güzelyurt’un Kıbrıs Rum Yönetimi altına girmesini; Karpaz’ın iki toplumun ortak kullanımında federal bir bölge olmasını istiyor.

Kıbrıslı Türkler ise, herhangi bir toprak ayarlamasına şiddetle karşı çıkıyor. Maraş’ın bir çözüm çerçevesinde Kıbrıslı Rumlara geri verilmesi dahi Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu tarafından reddediliyor. Toprak konusunda her iki toplumun yakınlaştığı tek nokta, her iki toplumun da Kıbrıs’ta bazı bölgelerin federal bölge olmasına sıcak bakmaları.  Bu bölgeler,  ne Kıbrıs Rum, ne de Kıbrıs Türk Kurucu Devletlerine ait olacak; üzerinde isteyenin birincil ikamet kurabileceği federal Kıbrıs’ın bir parçası olacak.

VATANDAŞLIK

Kıbrıslı Rumların çoğu, 1974 sonrası Türkiye’den gelip adaya yerleşenlerin ve çocuklarının – Kıbrıslı Türklerle evlenenler ve onların çocukları hariç - hepsinin bir çözümden sonra adadan ayrılmasını bekliyor.

Kıbrıslı Türklerin inancı ise on yıllardır Kıbrıs’ta yaşayan insanların ve çocuklarının, çözümden sonra adada kalmalarına izin verilmesi. Vatandaşlık konusunda iki toplumun da anlaştığı tek nokta ise Türkiye’den gelenlerin ve özellikle daha yakın yıllarda gelenlerin durumları bir anlaşmadan sonra oy verme hakkına sahip vatandaş olarak değil, oturma ve çalışma izinlerine sahip olmalarıyla Kıbrıs’ta kalmaları şeklinde çözülebilir.

GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER

Kıbrıs 2015’in araştırmasının sonucuna göre her iki toplum da önerilen çeşitli güven yaratıcı önlemler konusunda hemfikir oldu. Örneğin, dini, tarihi ve kültürel eserlerin korunması her iki toplum için önem taşıyor. İki toplum da, liderlerin günlük açıklamalarında diğer toplumla ilgili negatif sözlere son vermesini destekliyor. Ayrıca her iki toplum da bir taraftan diğer tarafa geçişlerde bürokratik formalitelerin azaltılmasını istiyor.

Açıklamada şunlar belirtiliyor:

“Her ne kadar da, doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar, Maraş ve (Kıbrıs Türk) üniversiteleri konuları bir veya öteki tarafça reddedilmiş olsa da, tarafların Kabul ettiği önemli bir konu var. O da, Maraş’ın BM ve AB gözetiminde, Kıbrıslı Türk ve Rumların beraber yaşadığı ve beraber çalıştığı bir toplumlararası (iki-toplumlu) bölge olarak açılması.”

KIBRIS 2015

Kıbrıs 2015 inisiyatifi, Cenevre merkezli Interpeace ortaklığı ile yürütülüyor ve Kıbrıs’ta UNDP-ACT -(İşbirliği ve Güven için Hareket) programı (www.undp-act.org) ve Avrupa Birliği Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği tarafından destekleniyor. İnisiyatifin amacı, uzun süreli sürdürülebilir bir gelecek Kıbrıs için – barış süreci ve toplum arasındaki varolan uçurumun kapanmasına yönelik - yaratıcı ve yapıcı toplumsal tartışmaya katkı koymak olarak açıklandı.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1625 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler