1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KIBRISLI TÜRKLER MAĞDUR OLACAK'
KIBRISLI TÜRKLER MAĞDUR OLACAK

'KIBRISLI TÜRKLER MAĞDUR OLACAK'

KTOEÖS, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yürütülen müzakerelerle ilgili açıklama yaptı.

A+A-

 

 

KTOEÖS, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yürütülen müzakerelerle ilgili açıklama yaptı.

Açıklamanın tam metni şöyle;                                                                                  

 

 bu süreç sonunda MAĞDUR OLAN YİNE KIBRIS TÜRK HALKI OLACAKTIR

 

 

 

         “Kıbrıs sorununda Kıbrıs Türk Liderliğinin çözüm parametrelerini hala netleştirmemesi, Kıbrıs Türk Halkına ihanet anlamı taşımaktadır. Ulaşılabilecek çözüm parametrelerine bugüne kadar görüşmeler yoluyla ulaşılmıştır. Çözüm bu noktadan sonra iki tarafın siyasi iradesine bağlıdır. İki tarafın liderliğinin bu doğrultuda bir pozisyon alması, Kıbrıs Halklarını bu yönde hareketlendirip motive etmesi ve çözüm trendini yakalaması gerekmektedir. Oysa şu anda iki tarafın liderliği de çözüm umutlarını görüşme masasındaki tavırları, açıklamaları ve yaklaşımları ile tüketmektedirler. Halkların talebi ve yaklaşımlarının olduğunu göstermekte, halklarının sözcülüğünü yaparmış gibi davranmaktadırlar.

 

         Kısa vadede çözüme ulaşılmazsa bir varlık olarak siyasal eşit olma hakkını yitirecek olan Kıbrıs Türk Toplumunun çözüme ihtiyacı çok daha acildir. Orta vadede bu ihtiyaç hem Kıbrıs Rum Toplumu, hem de Türkiye halkı için bir elzemdir.

 

         Ortadoğuda yeni sömürgecilik anlayışı ile emperyalist yeni bir paylaşımının gerçekleştiği şu günlerde birbiri ile çelişkisi varmış gibi görünen devletler, Kıbrıs Sorunu bahanesi ile  paylaşım ve kontrol alanlarını genişletmektedirler. Oysa Kıbrıslılar, Türkiye meşru olmayan, hukuk dışı pozisyonlarını ileriye götürme derdine düşmüşlerdir. Bu süreç emperyalistlerin bölgeye iyice yerleşmesini ve sonra da gücün hukuğuna başvurarak, bu meşru olmayan pozisyonla kalıcı olmayı başaracaklardır. Gaz ve petrol rezervlerinde ortaya çıkan tablo bunu doğrular niteliktedir. Kıbrıs Rumlarının Kıbrıs Cumhuriyetini gasp etmesi, Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin ise adanın bir bölümünü kontrol altına alması ve  hukuk dışı pozisyonu, bölgede emperyalist paylaşımın tamamlanmasına fırsat tanıyan en önemli etkendir. Bu durum Kıbrıs, bölge ve Türkiye halklarının çıkarına olmayacaktır.

 

         Kıbrıslı Türklerin adadaki meşruluğunun tartışılacağı bir zeminde, bölgede meşru hak iddiası bitecektir. Bu durumda Türkiye dış politikasının manevra şansı da bitecektir. Kıbrıs ve Anadolu halkları çözümsüzlük halinde en çok zarar gören olacaktır. Arap dünyasında emperyalizmin yapmış olduğu ince ayardan sonra Kıbrıs’ta politik üstünlüğe sahip olduğunu sanıp çözümsüzlüğe oynayanların adım, adım emperyalist paylaşıma katkılarını artırdıklarının farkına varmalıdırlar. Umulan değil, ulaşılabilecek olan bir çözüme odaklanma zamanının geldiğini görmelidirler.

 

         BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer’i suçlayıp afaroz etmeye çalışan ve masa başında görüşüyor gibi yapan her iki toplum lideri ve onları destekleyen çevreler, emperyalist yayılmacılığa çanak tutmuyor mudur? Son günlerdeki bir reklamda vurgulandığı gibi Downer ülkesine geri döndüğünde meşru olmayan, hukuk dışı, kirletilmiş, yağmalanmış bir adada yaşamaya devam edecek olan Kıbrıs halkları olmayacak mıdır? Bu durumda; kaynayan, savaşların, katliamların yaşandığı bölgede belkide bir sonraki hedefin kendisi olacağını hesaplamayan bölge halkları hatalı olmayacak mıdır? Bu halkları temsil ettiğini söyleyerek zamana oynayan liderler suçlu olmayacak mıdır?”

                                                                                                              

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 733 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler